Şimdi hemen ''Sevgi, sadakat, saygı'' falan demeyin, siz de biliyorsunuz ki bunlar kurtarmıyor tek başına. Kültür farkı, çevre, aile, sosyal medya ve sosyal ilişkiler ilişkinin gidişatını etkileyen unsurlar arasında yer alıyor.
''Biz anlaşılmak istiyoruz.'' derler genelde ancak her kadın aynı değildir. Biz erkekler 3 temel renkten oluşuruz: Yeşil, kırmızı ve mavi. Kadınlar bu üç rengin karışımından elde edilen 16 milyon farklı tondan oluşur. Çözmek zordur. Zaten Oscar Wilde ''Kadınlar sevilmek için yaratılmıştır, anlamak için değil.'' der. Sadece sevsek olmuyor mu?
Cevabı yıllarca verilemeyen soru: Bir kadın gerçekten ne ister?
Bir kadın ne ister.. Aslında tek bir şey istemez hepimiz gibi, herkes gibi her şeyden biraz biraz ister. Eksik gördüğü şeyin peşine koşar hepimiz gibi. Mutluluğu da, kıskançlığı da, maddiyati ve maneviyati da ister. Dediğim gibi hangisi eksikse.
Tüm şartların sağlandığı ortamda her şeyin mükemmele yakın olduğunu düşünür, sıkılır kendini üzmek ister mesela.
Demek istediğim her şeyi yaşamak ister biraz biraz. Yaşadığını hissetmek için.
Özellikle sondan ikinci cümleye kesinlikle katılıyorum. Her zaman iyi anlaşmak sıkıcı olur bir süre sonra insan kavga da etmeli. Sonrasında bir süre ara açılınca birbirlerini deli divane özlüyorlar. Bence ilişkinin tuzu biberidir bu tür aksiyonlar.
Günün birinde bir şövalye cezalandırılmış. Cezasını da incittiği kadının vermesi istenmiş. Kadın ceza yerine şövalyeye bir soru sormayı ve eğer ki cevabı doğru bilirse ölmekten kurtulacağını söylemiş. Soru da tam başlıkta geçen soru. Şövalye bir rahatlamış bir rahatlamış, bundan kolay ne varmış ki. Üstelik kadın tam bir yıl süre tanımış ona. Yola çıkmış ve yolda genç güzel bir kadın görmüş. Kadına, bir kadının gerçekten istediği şeyi sormuş. Kadın kendinden emin bir şekilde “aşk, ona aşık olan biri” demiş. Şövalye yola devam etmiş ve çok geçmeden yanında dört tane çocuğu olan bir kadına denk gelmiş. Ona da aynı soruyu sormuş fakat aldığı cevap farklıymış. Kadın “iç huzur, bir kadının en çok istediği şey huzurdur” demiş. Şövalye kadına teşekkür etmiş ve tekrar yola koyulmuş. Bu defa da yaşlı bir kadınla karşılaşmış. “Bir kadın gerçekten ne ister” sorusuna yine farklı bir yanıt almış: “sağlık”. Başta ona çok basit gelen bu soru adamın kafasını iyice karıştırmış. Farklı kadınlar görmüş ve hepsinin cevabı farklıymış. Kağıt kalem alıp tüm istekleri yazmaya başlamış. Günler, haftalar, aylar geçmiş ama adam binlerce kadına bu soruyu sormasına rağmen binlerce farklı cevap almış. Süresinin dolmak üzereymiş. Sarayın yolunu tutan şövalye yolda durmuş ve kaderine küsmüş bir şekilde ağlıyormuş. Sonra birden bir ses duymuş. Bir kadın sesi “affedersiniz, yardım edebilir miyim” diyormuş. Şövalye arkasını dönmüş. Bir de ne görsün! Çirkin mi çirkin, vücudu pul pul, saçları buruk buruk, burnu yamuk bir kadın! Hayatta karşılaştığı en çirkin varlık olduğunu düşünüyormuş. Buna rağmen derdini anlatmış ve soruyu kadına da sormuş. Kadın cevabı bildiğini fakat buna karşılık onunla evlenmesi gerektiğini söylemiş. Adamcağızın da pek seçeneği yokmuş ve teklifi kabul etmiş. Soruya cevap olarak kadın “bir kadın kendi kararlarını kendi almak ister, kendi yolunu kendi çizecek hakka sahip olmak ister” demiş. Şövalye elindeki listeye bakarak “evet, cevap bu” demiş ve son çare kralın yanına koşup cevabı vermiş. Ve öyle ki adamı serbest bırakmışlar. Sözünde duran şövalye çirkin kadınla evlenmiş. İlk gecelerinde kadın onu öpmesini istemiş. Şövalye zor da olsa kadına bir öpücük kondurmuş ve mucize gibi bir şey olmuş. Kadının pullu vücudu yerini yumuşacık bir tene bırakmış. Saçları ipek gibiymiş. Şövalye karşısında güzel mi güzel bir kadın görüyormuş. Kadın durumu açıklayarak onun üzerindeki büyünün bir kısmını çözdüğünü söylemiş. Diğer kısmı çözmek için ise şövalyeye “geceleri güzel, gündüzleri çirkin olmamı mı istersin, yoksa tam tersi mi” diye sormuş. Çok kararsız kalan şövalye bu cevap kadının hayatını etkileyeceği için kararı onun vermesini istemiş. Buna çok sevinen kadın şövalyeye dönmüş ve “büyünün diğer kısmını da çözdün, bir kadının istediği şey kendi kararlarını kendi almasıdır. Ve ben hem gece hem gündüz güzel olmayı seçiyorum” demiş.
Bu hikayeden çıkarılacak sonucu da sonuna kadar okuyan koca yürekli üyelere bırakıyorum. 🤭
Güzel bir hikâyeymiş bizim şövalye dört ayağının üzerine düşmüş ama son kısımda verdiği cevap güzeldi. Kulağına küpe etmiş demek ki. :D güzel hikâyeydi
Ben kadınlar ne ister bilmem ama, ben sevgi isterim, huzur isterim, saygı ve adamlık isterim. Elbette para lazım ama çok para huzur getirmez, az kimseye muhtaç olmayacak kadar paramız olsun isterim. Ne çok romantik, ne çok öküz olsun isterim. Pahalı hediyelerden ziyade bazen tek kelimesiyle, bazen beni düşünmesiyle mutlu olurum. Bir kadını bilmem ama, ben kadın olarak sevdiğim adama koşulsuz, şartsız güvenmek isterim. Kafamı yastığa koyduğum zaman bu adam iyi ki var diyebilmeyi isterim.
Beyler şöyle bi gerçek varki siz aklınızın 10da 9unu kullanırken biz 1ini kullanıyoruz Allahtan gelme napalım, onuda ev düzenine ve sinsiliğe tüm kızlardan bahsetmiyorum genel konuşuyorum onun için biz istedikçe istiyoruz aklımız hiç yeter demiyor düşünemiyor şuda olsa iyi olur buda olsa iyi olur siz düz mantık kafa rahat oh şükür oldu deyip çekiliyosunuz diyeceğim şu ki bizim ne isteyeceğimizi ne istediğimizi hiç bir zamn bulamıycanız çünkü bizde bilmiyoz😂😂
Bu konuyu dedem çözememiş, babam çözememiş, ben de çözemeyeceğim galiba. Kadın çok şey ister ama şunu da ekler çok bişeymi istiyorum. Evet çok şey istiyorsunuz. Erkekler düz mantıktır, detaycı değildir. Kadınlar ise her bi konuda olabildiğine detaycıdır. İlgi ister, ilgiden sıkılır, çocuk ister çocuktan sıkılır, gezmek ister tatilden sıkılır... Sıkılmadıkları tek şey yeni yeni istekler üretmek sanırım. Sağlık olsun, huzur olsun, ilgi olsun, kıskançlık olsun, para olsun, aşk olsun diye uzar gider. Ve isteklerinin nirvanası yoktur.
Bir kadın ne ister bilemem ama benim kadınım ne ister ben ona bakarım. Yani diyeceğim şudur ki kadınların geneli hakkında yorum yapmaya gerek yok, biz olabileceğim kadının benden ne istedikleri, beklentileri önemli.🙂
Senin asıl. Cevap ne bilmiyom da kurban bi gerçek mesal anlatıyım. Vakti zamanın da bi dertli varmış , kimseye derdini anlatmazmış. Kime anlatsam dertli ben dertsiz birini bulacam diye çıkmış yola. Gel zaman git zaman bi diyara varmış. Orda Dertsiz Memed ağa diye birini söylemişler, 70 köyün ağası. Varmış huzuruna derdini anlatmaya. O sırada buyur ettikten sonra ilk ben sana bir çift söz söyleyim sonra anlat sen demiş Ağa. Eyvallah Ağa: bak ben 70 koyün ağasıyım ve bu 70 köy için de en guzel kızla evlendim. Mutlu mesut giderken hanım birgün hastalandı, ölüm döşeğine düştü. Bana vasiyetin de dedi ki: bey beni sever misin? Ağa: herseyden çok hanım Hanım: peki benden sonra birini sever misin? Ağa: olur mu hiç hanım, yüreğimi vermişim sana Hanım: bana söz ver evkenmeyeceğine Ağa: söz verince Hanım:erkeksin duramazssın erkekliğini aldıracan Tabi söz demenin en büyük yemin olduğu vakitler Ağa mecburen sözü verir ve dediğini yapar İş bu ya ölüm döşeğin'deki kadın eskisinden iyi kalkar yataktan. Bu kez erkekligi olmadığı için kadın evlenmek ister. Ağa eyme eyleme hanım seni nasıl evlendiriyim ben bir ağayım el ne der? Hanım durmaz diretir Bunun uzerine ağa şu bizim seyisle baş göz olun kimse bilmesin der. Sonra konuğa döner hikayenin sonunda , Ağa, bak der şu odaya giden kadını ve arkasından giren erkeği gördün mu? Biri seyisim, öbürü karım. Şimdi sen anlat derdini. Konuk başından kaynar su dökülmüş şekil de , hiçbir derdim yok vallahi billahi tallahi affet bana müsade. Kal sağlıcakla.
Ben güven, sevgi, saygı isterim. Para da gerek ama öyle çok para istemem. Herşeyin fazlası zarar. Ama genel olarak kadınlar ilk olarak para ister. İkinci olarak da para ister. Üçüncü olarak da... Para. Dördüncü olarak ilgi. Bebek gibi ilgi isterler. Sonrada işte sevgi falan filan. Tabi herkes aynı değil.
Evet çok doğru kadınlar anlaşılmak isterler. Kadın sol kaburga kemiğinden yaratıldı. Kalbe yakın kolun altında ;) kadını sevip koruyacaksın hepsi bu kadar basit. Farklı şeyler isteyen kadından uzak duracaksın çünkü kadın kadının kurdudur. Hz Adem'i yoldan çıkaran yasak meyveyi yediren kadın kim bilir daha neler neler yapar.
Bazı kadınlar tanıdım saf kalpli eşiyle iyi mutlu bazı kadınlar tanıdım içten pazarlıklı herşeyde bir sorun çıkartan erkeklerde böyle yani demem odur ki insan anlaşılmaz efendim kalp anlaşılır
Olmuyor maalesef... Anlaşılmak istiyoruz , özellikle de aile olabilmek için. Tüm yükler omzumuzda gibi hissetmek istemiyoruz. Anlaşılmayınca o yükler omza biniyor...
Kadınlar bana kalırsa tüm o belirtilen detayların ( hoşgörü, şefkat, saygı, aşk, tutku vb. ) yanında bunu cinsellikle harmanlayan ve sunan bir erkek ister.
Kadın nın ne istediği asırlardır belli olmayan ve kişiden kişiye değişiklik gösterir; kimisi bir sakıza dürttürür, kimisi sakız fabrikasını versen öptürmez.
Şuana kadar her zorluğun üstesinden geldim bir şey istediğinde almak için elimden geleni yapıyorum ama biraz sevgi ve sadakat fena olmazdı bu siralar çok ihtiyacım var
Her kadın aynı şeyleri beklemediği için anlamıyorsunuz kimisi kıskanılmaya bayılır kimiside benim gibi kısıtlamalardan hoşlanmaz kimisi için cebin dolu olsun yeter kimisi için sadece iki hoş sohbet yani karşındaki kadının ne istediğini anlaman için analiz etmen uzaktan gözlemlemen gerek sadece izle örneğin. kimse olmadığı zaman bir arkadaşıyla hatta ailesiyle nasıl konuşuyor aslında bu bile yeterlidir senin kafandaki bir çok soru işareteri için
Onu sahiplenen bir erkek, güvenen bir erkek, kıskanan bir erkek, küçükte olsa süprizler yapan onu sasirtan güldüren erkek, ince düşünen erkek ister açıkinca zorla yemek yediren erkek