Aldatma sebepleri literatürde 3 başlıkta incelenir. Mesela bu konuda yapılan güzel bir araştırma sonuçlarıyla bu üç grubun yoğunluğunu bir arada aşağıda bahsettiğim genel bir tabloda gösterebiliriz:
1. Bağlanma korkusu(Bağlı hissetmeme sebebiyle %41).
2. İlişkide karşılanamayan ihtiyaçların dışarıdan karşılanması ( Başkasına aşık olma %77, Bıkkınlık sebebiyle %74, İlgisizlik sebebiyle%70 ve cinsellik sebebiyle % 32)
3. Durumsal faktörlerin etkisi ile. (Öç almak sebebiyle %43, Özgüven arttırmak sebebiyle %57)
Bağlanma korkusu kişinin geçmiş ilişkilerinde aldığı güven yaraları ya da ilişki travmaları sonucu oluşur. Kişi derin ilişkiler kurmakta zorlanır.
İlişkide karşılanamayan ihtiyaçlar ise bazen ilgisiz, bazen yalnız, bazen heyecanı kaybetmiş ya da aşkı artık hissetmediğimiz durumlarda bulabiliriz kendimizi. Bu durumlarda destek alınmadığında dışarı yönelme ve ilişkiden elde edilemeyen ihtiyacın dışarıdan tamamlandığı durumlara rastlayabiliyoruz.
Durumsal faktörler ise daha çok alkolün, ortamın getirdiği ya da hırsla yapılan durumlar olabiliyor.
Yani sebebin ne olduğunu anlayabilmek için kişileri, ilişkiyi ve aldatmanın yaşandığı zamanı iyi ölçüp tartmak gerekiyor. Ve sebep ne olursa olsun ilişki problemi olarak görülüp birlikte çözülmesi gerekiyor.
Sizin için ise belki bu açıklama kendi durumunuzu anlamak için bir yol haritası olabilir.
Sevgilerimle,
Kaynak: Selterman, D., Garcia, J. R., & Tsapelas, I. (2019). Motivations for extradyadic infidelity revisited. The Journal of seks Research, 56, 273-286.
Hocam siz harika bir insansiniz ❤ benim her zaman en buyuk sorunum acaba anlattigimi anliyor mu karsimdaki kisi kaygisi olur. Kaygidan ilk paragrafta, her gorusunuzde uzaklastiriyorsunuz. Degerli fikirleriniz icin tesekkurler.
Çok iyi saptanıp bilinmelidir ki; aldatmak asla bir çözüm değildir. O yüzden sorunun baş kaynağı aldatan kişidir. Aldatmayı ihtiyaç olarak görmek düpedüz akıl tutulmasıyla karışık şuursuzluktur. Suçlunun kendini haklı gösterme çabasından doğan "içi boş ve bir o kadar da pişkin" söylemlerin bütünüdür. Aldatmak bir ihtiyaç değildir, tedavisi olmayan karakter bozukluğu ve şeref yoksunluğunun kimi bünyelere iliştirilmesiyle maymun iştahlılığa evrilme dürtüsündeki bozuk skaladır. İhtiyaçlar gereklilikleri doğurur; ilişkisi olan bir insanın ihtiyaçlarını karşılayamaması durumunda (artık beklentileri neyse; cinsellik, duygusal bağ, maddiyat vb.) hali hazırdaki ilişkisini sonlandırıp kendine daha uygun birini bulması mantığın getirisidir. Oysa ki aldatmak "hayvani içgüdünün karşı konulamaz esaretinden" zavallı bireylerin tercihi halini alıyor.
Aldatmak densizliği asla cici gösterilemez şuursuzluk içeren bir kavramdır bana göre. İlişki dahilinde aldatmayı meşru görmek "kişinin öz saygıdan yoksun" olduğunun en büyük göstergesidir. Karşınızda hali hazırda ilişki sürdürdüğünüz insanın hissiyatlarını görmezden gelip kalbini kırmak pahasına onu hiçe saymak sağlıklı bir durum değildir. Aldatmanın bahanesi falan olamaz sebep arayanların temel sorunu bizzati "doymak bilmeyen maymun iştahları" olsa gerek. Aldatmak insanı ucuzlatır sadakatsizliğini beyan etmesine zemin hazırlar. Karşı cinsinizin duygularını sırf kendi tatminkarlığınız açısından suistimal ediyorsanız kişilik problemleriyle karşı karşıyasınız. Heyecan aramak diye bir durum söz konusu olamaz eğer ki gözünüz sürekli dışarda flörtöz bir kişiyseniz "ciddi ilişkiler" kurmayacaksınız. Günü birlik yaşayacaksınız hayatı buna rağmen birlikteliğinizde aldatma eğilimine girip "heyecan" saçmalığını kabul kılınabilir göstermeye çalışıyorsanız maalesef geçerli değildir. Aldatmanın cinsiyeti yok yapan her kim olursa olsun "karakter yoksunu" sıfatını layıkıyla taşır. Ayrılmak seven insan için aldatmaktan daha şereflice ve olgun bir eylemdir.
Hiçbir neden bireyi aldatmaya itemez, kendisine saygısı olan insan aldatmak denen şuursuzluğun dahiline girişmez. Mantığını kullanan her insan aldatmak yerine ayrılmayı tercih eder; aldatmak içten içe doyumsuzluğun, kendi sanrılarında hep daha fazlasını istemenin faturasını gerekçelerle örtmekten başka bir ahlaksızlık değildir. Hayatın tek amacının cinsellik olmadığını eğer ki cinsellik için birini aldatıyorsanız orada sevgiden bahsedilemeyeceğini net biçimde kavramak gerekiyor. At gözlüklerinden bakıp sürekli cinselliği ön planda tutan insanlar aldatmaya meyillidir. Bunun için kendilerince geçerli safsatalardan oluşan sebepleri haklıymışçasına sonuna kadar diretirler. Aldatan insan karakter fukarasıdır; haklı çıkabilecek hiçbir yaptırıma dahil değildir. Karşısındaki kişinin sevgi dahilinde duygularını çarçur etmeye odaklı, onun sadece et parçası olduğunu düşünüp metalaştıran her kim olursa olsun yüzde yüz hatalıdır.
Karşısındakinde aramalı. Aldatılan kişi ilgisizse, sevgisizse, umursamazsa, bencilse, aşırı kıskançsa, eksikleri veya kusurları varsa gönül rahatlığıyla ayrılmaya mahkûm bir sevgili olduğunu söyleyebiliriz. Fakat aldatılmaya mahkûm değildir. Aldatan taraf bu sorunlarla baş edemiyorsa ayrılır olur biter. İhanete kılıf uydurulmaz...
İlk önce kendine bakmalı. Ben nerede ne yaptım da aldatma gereksinimi duydu. İlgisiz mi davrandım, katı davranış mı gösterdim, çok mu kısıtlayıp, kıskandım vb. Gibi durumları kişi yapmamış ise karşı taraf burada yanlış yapmıştır. Kendinde hata yok karşı tarafta vardır
Yok aslında öyle değil Yazı biraz yanlış anlaşılmış. Ben orada "çok" yani aşırılık derecelendirmesi yaptım. Bir şeyi aşırı yaparsan sıkıntı başlar. Her şeyine karışır nefes almasına bile izin vermeyecek saplantıya dönüşebilir. Bu dönüşüm karşı tarafı kaçmaya iter bu noktada o insan da aldatabilir ama bu yanlıştır zaten ve kişi aşırı kıskanmaya başlarsa kafayı yer hata yapar. Kıskanmak aldatılma sebebi değildir ama bu sebebe doğru kişiyi yönlendirir. Kimisi yapar kimisi yapmaz orası kişiye bağlı kalır.
Neden aldatılan kendinde suç bulacakmış ki? Ben bu mantığı anlamadım, anlamayacağım sanırım. Yok tatmin etmediği için aldatmış eşini, yok efendim ilgi göstermediği için vs vs bahaneler üretiliyor ama bu zaman da boşanmak diye bir şey ve herkes su gibi boşanıyor sen neden aldatma gereksinimi duyup o kadının ya da adamın hayatını mahvedecek travma sebebi olacak şeyler yapıyorsun derim ben o kişiye? Ve karakterini de sorgularım! Kimse ihaneti masumlaştırmasın. Çünkü masumlaştıranlar dan yapanlar kadar iğrenç!
Bence insan herşeyi ilk önce kendisinde aramalı. Karşı tarafta bişey aramanın sonra onu bulmanın sana kazandıracağı bişey yok. Aldatıldıysan ya gerekli sinyalleri almayı başaramadın ya aldın ama göz ardı ettin bazı şeyleri ya da ilişkine gereken önemi vermedin. Çünkü ilişkisine gereken önemi veren kişi karşısındakinin davranışlarındaki değişiklikleri hemen yakalar. Kendine karşı dürüstse ve gerçeklerle yüzleşmekten korkmuyorsa gördüğü şeye başka kulplar bulmak yerine “burda bir sorun var, acaba ne olabilir?” diye daha dikkatli açmalı gözlerini.
@fangoria Ben aldatmayı doğru bulmuyorum. ya da aldatan masumdur demiyorum. Ama eğer yaşadıysan böyle bişeyi de mağdur psikolojisine giripte sürekli bir suçlu aramanında alemi yok diyorum. Bakarsın nerde hata yaptığına öğrenir aynı hataları yapmazsın. En mantıklısı bu çünkü.
Aldatmak her ne kadar yanlış bir şeyse suç sadece tek tarafta yani aldatan tarafta değildir. Diğer tarafta da suç aranmalı. Acaba ne kadar sahip çıktım, ne kadar ilgilendim, ne kadar sevgi gösterdim, neyi nerde yanlış yaptım, üstüne çok mu gittim, çok mu bunalttım, ya da kendime bakmadım mı gibi soruları önce bir birey kendine sorsun. Ha bunları yapmak tabiki aldatmaya iter itmeli demiyorum. Aldatmak her iki tarafta suçlu olsa bile yanlış bir şey zaten orası ayrı. Eğer zaten karşı tarafta aldatılan kişide herşey normalse en ufak bir hatası yoksa, karşı taraf kalkıp aldatmışsa buna rağmen buda kimse kusura bakmasın Allahtan belasını arıyor o zaman derim; aldatılan tarafı hatası yoksa suçlamakta olmaz zaten
Hiçbir şey aldatmanın bahanesi olamaz, biri sana ilgisiz davranıyorsa ya da yetemiyorsa ayrılırsın; aldatmazsın. O yüzden kimse kendinde aramasın hatayı, karşınızdaki insanın karakter yoksunluğu bütün mesele.
Hiçbirşey ama hiçbirşey aldatılmayı meşrulaştıramaz aldatılan dünyanın en kötü en pislik insanı dahi olsa bunu hak etmez yollar ayrılabilir sonra isteyen istediğini yapar burada aldatılan kendisini sorgulasın diyenlere sesleniyorum yaşamadığınız için herşey kolay umarım yaşarsınız bunu bakalım kendinizi ne kadar sorgulayacaksınız.
Aldatmanın bahanesi yok.. Bir kere Allah korkusu olan ve insani değerlerine düşkün kaliteli insanlar yürümüyor ve olmuyorsa ayrılırlar olur biter.. Aldatan kişinin kanı bozuktur yer arıyordur ve herşeyi bahane edip yapabilir bunu.. Yani içinde pislik varsa neden saçını toplamadin der yine aldatır..
duruma, kisilere göre degisir bence ama %50 olarak esit bir dagilim olabilir. Türkiye de ki aldatmalara bakarsak eger cogu heyecan icin yapilan seyler yani her 10 aldatan erkek den 8 i karisini cok seviyor tapiyor ama yinede aldatamadan duramiyor. Kadinlar da biraz daha farkli cogunlu ilgi eksikligini bahane edip aldatiyor fakat sirf heyecan olsun diye yapanlarin da sayisi az degil.
Aldatılan kişi asla sorunu kendinde atamamalı. Sen istersen dünyanın en iyisi en mükemmeli ol, karşındaki kişiyi başına taç et, her dediğini istediğini ver eğer karşıdaki kişi karaktersizse ve aldatacak kadar acizse yine yapar yapacağını. Kimse bu durumu haketmez. Ister iyi olsun ister kötü
Tabi ki önce kendinde aramalı eğer yeteri kadar ilgi göstermiyor veya onun sevgisine ters karışık veriyorsan hatayı kendinde araman mantıklı olur. Ama baktın hersey yolunda aslında hiçbir sorun da yok ama aldatiliyorsan bil ki o karşındakinin şerefsizliği hiç üzülme defolsun gitsin ver tekmeyi!
Bu aptallık. Kadın dediğin buna asla izin vermemeli. Nolursa olsun sonucu. Hiçbir kadın eğer suçu yoksa aynı şekilde bir aldatma yoksa aldatilmayi haketmiyor. Ama eğer kadın hala duruyorsa da diyecek bisey yok kullandırmayi seviyor aptal yerine koymaya alışkanlık haline getirmiş.
Her ikisininde kendinde araması gerektiğini düşünüyorum, sonuçta ben yeterli ilgiyi göstermezsem o ilgiyi veren başlasına gider. Bu doğru mu? Değil. Madem benden memnun değilsin o zaman ayrılır ne halin varsa görürsün. İki taraf açısından olaya baktığım zaman ikisininde suçları var. Hangisi daha büyük bir suç diye soracak olursanız, aldatmak derim.
Sorunu kendinde aramalı. Acaba o kızdan neyim eksik? Evet kız benden çok saha güzel estetik olmam lazım. Ama para yok. Diğer bir senaryo da şu o kızın fiziği benimkinden güzel. Estetik olmam lazım. Ama para yok. Vs vs. Erkekler bir kızı tipinden dolayı aldatır daha çok. Bemce en iyisi hiç düşmemek peşine. Yeni barbie bulup benim kafamı koparan gözden uzak gönülden de ırak olsun.
Aldatanın karakterinde bir sorun var herhalde. karaktersizlik gibi. hani zaten olmayan birşeyi nasıl düzgünleştirebilirsin ki? Neyse sinirlere hakim olarak cevaplayalım. Aldatan adam veya kadın karşısındakini herhangi bir veya birkaç konuda yeterince iyi gòrmüyorsa aldatıyor. Bu kadar yani.
Bence suç aldatan taraftadır bir insan tanışıkdıktan sonra güzel giyinmeyebilir veya ilgisi azalabilir vaya bakımsızlaşabilir böyle bir durumda karşındakine bu huylarından bahsedip rahatsız olduğunu dile getirirsin baktın değişmiyor yollarınızı ayırırsınız bir insanı başka bir insana değişmek bence tamamen karakter yoksunluğu karşındakini kandırıyor sanırsın ama maleesef sadece kendini kandırmış olursun olmuyorsa zorlamanın alemi yok bırak gitsin bir insana yapılan en büyük yanlış onu başkasıyla sınamaktır 😉
Her iki tarafinda birbirine karsi sevgi sorumlulugunu eksik yerine getirmesi baska seceneklere gitmeye sebep olmasi dogal birsey. Fakat bunu beyan etme soyleme cesaretinde bulunmayip daha kolayini ve yarattigi heyecan dolayısıyla ilgi cekici olan aldatmayı tercih etmesi karaktersizliktir. Karaktere sahip herhangi birinin sergilemeyecegi nir davranış.
Ya bu ne biçim soru sonra aldatılan insanlar bu tarz şeyleri görüp acaba bende mi suç diyorlar ve karsilarindaki şerefsizleri affedebiliyorlar yapmayın etmeyin ya kimse karaktersizligine kılıf uydurmasın kimse de bu oyunlara gelmesin insanlık ne halde nereye gidiyoruz böyle artık anlamıyorum gerçekten
Aldatmak sebep ne olursa olsun kabul edilebilir bir şey değildir. Karşı taraf kusurluysa bunu konuşarak çözmeye çalışırsın baktın olmuyor medeni bir şekilde bitirirsin. Ondan sonra da özgürsündür. Bir insanı ne kadar kusuru olursa olsun aptal yerine koymak aldatan kişinin kalitesini düşürür.
Aldatmanın adı ihanettir. Hain ile yola çıkan herkes ihanete hazır beklemelidir. Yanımdaki kişiye uyum sağlayamadı isem ayrılırım. Hem benle hem başkası ile olmasının adı ihanet ve f. hiseliktir. Erkek veya kadın bunu yapan kişinin etiketi aynıdır.
Sorun aldatandadır. Çünkü sorun var ise konuşulmalı ve çözülmelidir olmuyorsa ayrılık son çaredir. Aldatma, intikam, öç alma, nasıl olsa seviyor, nasıl olsa bana köpek gibi bağlı ve benzeri sebeplerin hiç biri aldatmayı haklı çıkarmaz. Örfi hukuk diye bir şey vardır, insan olmak diye bir şey vardır, bazı yazılı olmayan kurallar vardır ve bu kurallara hem kadın hem erkek uyması gerekir. Hiç bir sebep aldatmayı "haklı" çıkarmaz.
Aldatan kişinin ayrılmaya cesareti olmadıysa ben neden suçlu oluyomuşum? Asla sorgulamam çünkü kimseyi yanımda kalmasına zorlayan bir insan olmadım hiç.
Yani birini öldürün. Sonra da öldürene değil de ölene bakın deyin..! Bu ne kadar saçma ve absürtse aynı şey. Hiç-bir gerekçesi ve mazereti olamayacak bir durum bu.
Sorunu ilk kendinde ararsa kusurlarını örter ve birdaha böyle bir şey yaşamamak adına önlemler arar ama karşındakinde arayan sadece haklı olduğunu düşünür ve o yine aldatılır. Şahsen ben kendimde ararım karşımdakine ise sadece şunu sorarım Neden?
Kendinde aramamalı diye düşünüyorum ya ben tüm suç bunu yapan kişidedir eğer yeni bir ilişki istiyorsa önce halihazırda ilişkisini bitirmeli sonra yoluna bakmalıdır aksi takdirde bu onun ş*refsizliğidir.
Aldatmanın bir sebebi olduğuna inanmıyorum açıkçası bunlar sadece birer kalkan. Özellikle kadın cinselliği bunu iyi ifade ediyor. Artık klişeleşmiş ‘eksiği dışarıdan tamamlama‘ olayını görmekten bıkkınlık geldi.
Duygu yoğunluğu gereği ilk etapta karşı taraf sorgulanır. Sonra sonra bu durum sindirilmeye başlandıkça insan kendine yöneliyor elbette. Tabi bunu mantıklı insanlar yapar. Genelleme yapmak yanlış olur.
Karşısındakinde aramalı.. eğer mutsuz bir ilişki söz konusu ise edep çerçevesi içerisinde ayrılmak varken aldatmak seçim olmamalıdır. Onun haricinde ilişkide iki tarafın da mutlu olmasına rağmen bir aldatma söz konusu ise bariz yine aldatan suçludur. Şahsi fikrim bu yönde..
Aldatmanın özrü ve bahanesi yoktur.. karşısındaki karaktersizsee aldatılan ne yapsın. İki tarafta sorunlu olabilir ama ayrılmak varken aldatmayı seçen kişi daha sorunludur..
Selam, Her ne olursa olsun kimse ama kimse aldatılmayı haketmez... İstemiyorsan hoşuna gitmiyorsa oturur konuşursun ayrılırsın sonra ne halt edersen et... Bakıyorum da millet kendinde aramalı diyor başına gelince görürüm onları... 🙄
Aldatılan birisinin sorunu kendisinde araması bana göre şaçma. Net karşıdaki kişi ya karaktersizdir ya da sorunlu. Buna göre aldatılınca sorunu kendinde arayanlar benim için bahaneciklere sığınanlardır kim olursa olsun..
Tabiki karşısındakinde aramalı. Kendisinde bir sorun varsa bile karşıdaki gelip insan gibi paylaşmayı bilmemiş, çözüm odaklı olmayı bırak ayrılık odaklı bile olmamış. Aldatmaya yönelmiş
Sende bir sorun yoksa onda vardır zaten eğer sen ona yeteri kadar ilgi gösterip onun için çabalayabildiysen sen haklısındır o değerini bilmemiştir ama sen yapmıyorsan bırakması normal oluyor gerçi herkes birbirini artık bir bahane bulup aldatabiliyor günümüz sevgileri oyuncağa dönmüş.😔
kesinlikle kendinde aldatmak kişinin karaktersizliğini basitliğini gösteriyor bikere karşısındaki her ne kadar aldatılcak biride olsa bunu erkeklik gururuna sığdırabiliyorsa aldatmak yerine ayrılsın
Normal de empati kurmayı seven biriyim. İnsanları anlamaya çalışırım. Aldatılmak çok kötü.. Bugüne kadar hep aldatıldım.. Kaybettim. Aşık olmak değil de sevilmek istiyorum. Beni hiç aldatmayacak biri.. Malesef öyle biri yok. Mucizelere artık inanmıyorum. İyi insanlar hep kaybeder. Siz siz olun ki iyi insan olmayın. Olacaksanız eğer illaki iyi.. Acımasız olmanıza daha cok onem verin. Çünkü hayat size acımıyor. Sizde acımayın.
Merhaba,
Aldatma sebepleri literatürde 3 başlıkta incelenir. Mesela bu konuda yapılan güzel bir araştırma sonuçlarıyla bu üç grubun yoğunluğunu bir arada aşağıda bahsettiğim genel bir tabloda gösterebiliriz:
1. Bağlanma korkusu(Bağlı hissetmeme sebebiyle %41).
2. İlişkide karşılanamayan ihtiyaçların dışarıdan karşılanması ( Başkasına aşık olma %77, Bıkkınlık sebebiyle %74, İlgisizlik sebebiyle%70 ve cinsellik sebebiyle % 32)
3. Durumsal faktörlerin etkisi ile. (Öç almak sebebiyle %43, Özgüven arttırmak sebebiyle %57)
Bağlanma korkusu kişinin geçmiş ilişkilerinde aldığı güven yaraları ya da ilişki travmaları sonucu oluşur. Kişi derin ilişkiler kurmakta zorlanır.
İlişkide karşılanamayan ihtiyaçlar ise bazen ilgisiz, bazen yalnız, bazen heyecanı kaybetmiş ya da aşkı artık hissetmediğimiz durumlarda bulabiliriz kendimizi. Bu durumlarda destek alınmadığında dışarı yönelme ve ilişkiden elde edilemeyen ihtiyacın dışarıdan tamamlandığı durumlara rastlayabiliyoruz.
Durumsal faktörler ise daha çok alkolün, ortamın getirdiği ya da hırsla yapılan durumlar olabiliyor.
Yani sebebin ne olduğunu anlayabilmek için kişileri, ilişkiyi ve aldatmanın yaşandığı zamanı iyi ölçüp tartmak gerekiyor. Ve sebep ne olursa olsun ilişki problemi olarak görülüp birlikte çözülmesi gerekiyor.
Sizin için ise belki bu açıklama kendi durumunuzu anlamak için bir yol haritası olabilir.
Sevgilerimle,
Kaynak:
Selterman, D., Garcia, J. R., & Tsapelas, I. (2019). Motivations for extradyadic infidelity revisited. The Journal of seks Research, 56, 273-286.
Hocam siz harika bir insansiniz ❤ benim her zaman en buyuk sorunum acaba anlattigimi anliyor mu karsimdaki kisi kaygisi olur. Kaygidan ilk paragrafta, her gorusunuzde uzaklastiriyorsunuz. Degerli fikirleriniz icin tesekkurler.
@pentin Size iyi geliyorsa ne mutlu bana 🙋🏻♀️🙋🏻♀️