Hayata kusmuşken geri döndüm bu siteye. 7 ay aradan sonra. İnsanlar değişmişti. Eskilerden çok az kişi vardı. 1.5 yıldır bu siteye üye olsamda hiç arkadaşım olmamıştı. Kendim istemiyordum. Öylesine can sıkıntısından takılanlardandım. Bazılarına olan ciddi görüşüm yüzünden sürekli engelleniyordum. İnsanlar gerçeği bilmek istemiyor... İşte bir gün yine bir kız "Rus değilim nasılım?" Diye bir soru sordu. "Ruşa benzemiyorsun, Rus olan benim" diye görüş yaptım. 2 saniye sonra "seninde Ruşa benzer halin yok" diye yorumlar almaya başladım. "Kız güzel kıskanmayın" diye bir erkeğin yorumunda benle dalga geçtiğini sandım. Bir görüşüme yine yorum yaptı. Yalnızlıkla alakalıydı soru. "Yinemi sen?" Diyerek sert tepki gösterdim. "Herkes şenle dalga geçerken ben seni savundum". "Teşekkürler o zaman" dedim konu burada bitti. Hatırlamadığım bir soruda "Özüm seni sevirem" diye bir yorum yaptı. İnsanları rahatsız etmemek için mesaj attım.

- o ne demek?
- Sizin dilde
- Yalnış bir cümle. Ben sana neden mesaj attım ya
- Allahım... Yoksa..
- Noldu?
- Yoksa benden hoşlanıyormusun?
- Hayır
Ne konuştuklarımızı tam hatırlamıyorum ama bu git gide aşka dönüşüyordu. Her şey hızlı oldu. Tanıştık falan. Ama aklımda tanışmak gibi bir cümle yoktu mesaj attığımda. Seviyordum onu arkadaşça. Çünkü birine aşık olmak istemiyordum. Katlanamazdım buna. Sürekli yaş sorunundan problem olurdu. 31 yasındaydı bense 21. Genelde fikir uyumsuzluğu yüzünden kendimden küçük ve büyüklerle arkadaş olmazdım. Beni sevdiğini söylerdi. Kalbini kırmak istemiyordum. Bende der geçiştirirdim. İnsanları üzmek istemiyordum. Benimle ciddi düşündüğünü söylerdi. "Hayatına onlarla kız girmiş neden benimle ciddi düşünüyosun?" Derdim. Bir gün gitmem gerekti. Her şeyi anlattım. Aslında ona karşı hissettiğimin aşk olmadığın falan. Gece 12 de attım mesajı. Sabah 7 ye kadar bekledim. Ara sıra uyandım gelmedi ... yoktu... Sabah 10 da özür dileyerek hesabımı sildim. Üzgündüm. İnsanları yarı yolda bırakmazdım ben. Geri döndüm. 1 gün yoktum. Mesaj attım. Çaresiz olduğumu söyledim. Anladı evet. Devam ettik. Ama sürekli "seni seviyorum" gibi cümleler kurması hiç hoşuma gitmiyordu. Sürekli telefonda başkalarıyla konuşsamda ona mesaj yetiştirmeye çalışıyordum. Bir kaç gün sonra hiç birşeyi takmadığımı gerçek anlamda ondan etkilendiğimi anladım.

Her şeyin fazlası zarar olduğu gibi aşkın da fazlası zarar....

Sürekli kızlara aşılıyordu. Bir şey demiyordum. Zaten ben kimdim ki. Arkadaş olmamız gerektiğini söylediğimde "ben sevdiğimle arkadaş kalamam" derdi. Kalınırdı aslında bunu yaşamış biriydim ben. İlk defa sanalda bu kadar ciddiydim. Türk olmadığım için sürekli konuşmada sorun yaşıyordum. Ara sıra küçük kavgalar ederdik biliyordum problem çıkaran tiptim ve ne konuştuğunu bilmeyen...
Özür dilemeyi, yalvarmayı sevmeyen biriydim ben. Sürekli özür dileyen taraftım. Çocuk gibi davranıyordu. Yasının ona verdiği olgunluk yoktu...
Gençken sevdiğinin olduğun söylemişti ne yalan söyleyeyim hiç takmadım. Arkadaşımın ölümündem sonra umursamaz biri olmuştum...

Onun bana değil sevgiye ihtiyacı vardı...

Bazen para konusuna dokunurdu mevzu. Hiç sevmediğim para mevzuları. Ses kaydımı istedi. Sorun oluştu. Atamadım. Aklımdaydı hep. Ben sanaldan birine aşık olacak kadar aciz birimiyim? Diye düşünüyordum.
Kendini sürekli yakışıklı bulurdu. Ama benim peşimde ki erkekleri unutuyordu. Bencildi... En sevmedisim şey.... Bencillik...
Bana bağlanma derdim hep. Aslında ben bağlanmışım ona.
Çok kırılgandı. Sürekli trip atıyordu. Allahım en nefret ettiğim şey trip... Sinirlerime çok zor hakim olan biriyim ben. Kimsenin tripin çekemem ben. Patlamamak için zor dayanıyordum. Her gece dışarı çıkardım. Her zaman 3G açık olurdu. Öldüğü eski sevgilisi için bence yazmıştı. Link attı okumucaktım ama kıramadım. Üzülmüştüm okuyunca ama acımamıştım. Numaramı falan veremeyeceğimi söylemiştim önceden. Numarasın istedim. "Bana açıyorsun diye istiyorsun" dedi. Bu bana olan en büyük hakaretti. Aslında sesimi duymasını istediğim için istemiştim. Söz vermiştim çünkü. Verdi numarasını aramadım. O whatsapp tan falan mesaj atacağımı düşünürken ben yapmadım. Sabah aklımdaydı. Arasammı? , aramasammı ? Diye düşündüm. Kaybedeceğim bişey yoktu. Bana ait olmayan bir numarayla aradım. Meşguldü. Yine aradım. Kafam gazetede karışıktı. Aradığımı resmen unutmuşum.
- Mert.... Ben Yuliya
- Kim?
- Hadıya
- Beklemiyordum
- Nasılsın?
- İyidir sen?
- İyi, sesini duyamıyorum
- Ola bilir yurt dışındayım
- İstanbuldamı?
- Evet
- Öğrencisin. Kontörün gitmesin
- Tamam güle güle
7-8 dakika konuşmuştuk. Allahım sesine bile hasta olmuştum. İlk defa biriyle konuşurken Türkçemi bu kadar zorlamıştım. Aşık olmuştum.
Ben Rüzgarım... Beni sevme...
Hep söylerdim. "Ben rüzgarım... Beni sevme". Anlamı neydi biliyomusun? Rüzgar geçicidir bende öyleydim. Ben geçiciyim beni sevme.
Ve o an....
Kızın birin göndermiş üstüme "ondan hoşlanıyorum, ona söylermisin diye". "Konuşuyoruz zaten" dedim. Kızı kullanmıştı.
- neden böyle bir şey yaptın?
- Şaka olsun diye
- Özür dile
- Gönlünü almaya çalışıyorum
- Tamam.
- Devlet meselesine çevirmeyin anlamı yok
- Pardonda sen adammışın?
Allahım keşke bu hatayı yapmasaydım. İlk defa pişman oldum yaptığımdan. Keşke ellerim kırılsaydida yazmasaydım.
- O ne demek şimdi?
- Sen bir adam değilsin sen bir meleksin
- Kıvırma, sen ağzından çıkanı duyuyormusun?
- Özür dilerim
- Dileme
- Adam değilsem git adamlarla konuş
- Özür dilerim gerçekten
- Yazma bana
Defalarca özür diledim. Olmadı işte. Biz çok büyük sorunlarla birlikte olmuşken sen bir lafı büyüterek bitirdin bizi. Terk edilen yine ben oldum. Allahım neden her zaman ben?
- engelle beni o zaman
- Engellemek istemiyorum. İstemeyeceğim şeyi yaptırma bana. Son kez söylüyorum. Yazma bana. Üzüleceğim şeyleri yaptıracaksın.
- Seni seviyorum
Bu hayatta yapacağınız en büyük hata ola bilir sanaldan birin tanımak ve sevmek. Aklımda hep bir cümle vardı.
- seni yarı yolda bırakmaktan korkuyorum
- Beni sevmediğinde şöyle, ben zaten alışığım üzülmeye. Acının en ağırın yaşadım ben.
- Seni bırakmam...

Aslında ölümden bahsetmiştim.
Hani yarı yolda bırakmaktık bir birimizi. Bana umut vermeseydin keşke, çok üzülüyorum. Hayatımın en büyük sınavın verdim ben, senin çektiğin acının 2 katın çektim ben. Ben savaşırken yaralanmıştım... Yaralarım iyileşmedi... Bir darbe de senden... Yaralarım artık çok derin... İyileşmiyor....

Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar