1- Kendinizi ne olursa olsun, her ortamda ezik hissedersiniz.
2- 'Kimse beni sevmeyecek, çirkinim, kiloluyum, başarısızım, mükemmel olmam gerek' düşünceleri içinde sıkışırsınız.
3- Kimsenin sizi anlamadığını düşünürsünüz.
4- Herhangi bir ortamda konuşma yapamaz, yemek yiyemez, telefonla görüşemez, ilgi odağı olamaz, tanımadığınız birinin gözlerine uzunca bakamaz, hatta inceleyemezsiniz. Başınız hep eğiktir, karşınızdaki kişinin ya da çevrenizdekilerin sizin hakkınızda konuştuğunu ya da 'çirkin' olduğunuzu düşündüğünü hissedersiniz.
5- İnsanların arasına çıktığınızda, küçülmek, görülmemek istersiniz, en büyük amacınız kimsenin sizi farketmemesi olur.
6- Okuldan, iş yerinden, oturduğunuz mekandan ya da bir arkadaşınızdan duyduğunuz bir hakaret, söz, eleştiri, gün boyunca, hatta hayatınız boyunca bunu kafanıza takmanıza, 'neden böyle düşündü, neden böyle söyledi' diye düşünmenize neden olur.
7- En önemlisi, kendinizden nefret edersiniz.

Belki genelleme olacak, fakat insanlar birbirini eleştirmeye, kalplerini kırmaya o kadar alışmış ki, bunu yapmasalar bile yanlarından geçen, veya bir yerde gördükleri bayan/beyefendi onlar için dedikodu malzemesi.
'Makyajsız, kilolu, sivilceli, kısa' kelimeleri, hayatlarında yer edinmiş, neredeyse her gün kullandıkları kelimeler.

Fakat fark etmedikleri bir şey var ki, dalga geçtikleri insan, onu hayatı boyunca unutmayacak. Belki kafasına takacak, yemeden içmeden kesilecek, kendine zarar verecek, bunlar olmaz mı zannediyorsunuz?
Şöyle söyleyeyim, kimse mükemmel değil. Mükemmel olmak zorunda da değil. İnsanları eleştireceğiniz yere, kendi hatalarınızı düzeltmeye çalışın.
Kendi hayatımdan örnek vermek isterim. İlkokulda, fazlasıyla kilolu bir kızdım. Bunun sebebi, ben 4-5 yaşlarındayken oluşan bir rahatsızlığımdandı. Dört-beş yıl boyunca türlü hakaretlere ve alaylara maruz kalmış birisi olarak söylemek istiyorum ki, kalbim taşlaştı.
Onu takmayayım, bunu umursamayayım derken, insanları insan saymaz oldum. Herkese karşı bir nefret, bir kin, başarısızlığıma, belki de kendime olan bir tiksinme. Yanımdan biri geçse, başımı öne eğerdim, kimse beni görmesin, sivilcelerime bakmasın, içinden dahi olsa dalga geçmesin benimle diye.
Bir şey söylemeden önce, karşınızdakine ne hissettireceğini, onda nasıl bir etki bırakacağını düşünün. On kez. On beş kez. Çünkü ettiğiniz sadece bir hakaret olmayacak.
Kavgada da, tartışmada da, ne söyleyecekseniz bahane bulmadan söyleyin.
'Aman sen zaten çirkindin' diyerek değil. Böyle olmaz, olmamalı. Ve siz, içine kapananlar, odasından çıkmayanlar, alışverişleri burnundan gelenler,
Hepiniz kalbimdesiniz. Unutmayın, hazinelerinizi bulacak kişi oldukça şanslı, illa ki biriyle karşılaşacaksınız, diğerleri gibi daldan dala konmayacaksınız belki, 3-5 tane değilde, yalnızca bir aşkınız olacak.
En iyisi de bu belki. Kilolusunuz, sivilcelisiniz, makyajsızsınız diye sevilmeyecek misiniz? SAKIN BÖYLE DÜŞÜNMEYİN. Umut, tehlikeli olsa da, tadılmaya değecek bir duygudur.
Hayatınızda başarılar.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar