Bir Şeyi Çok İstemek Değil, Hayırlısını İstemek Önemli!

Merhabalar.
İlk bencemi sizlerle paylaşmıştım. Devam etmek istiyorum.

Birşeyi çok istemek değil,  hayırlısını istemek önemli.


O gece yani o geldiğinde hemen tv'yi açtım. Kapıdan girince istem dışı irkildim. Yerimden bir hışımla kalktım ve odama yöneldim. Birden onun sesiyle irkildim. "Lütfen rahatsız olma."
Kafamdan düşünceler geçiyordu. Bana mı diyordu? Bu saatte benden başka kim uyanıktı? Evet bana diyordu. Arkamı yavaşça döndüm. "Uyuyacaktım zaten. Saatte bayağı geç olmuş. Farkında değildim. İyi geceler" dedim. Ona hiç söz hakkı bırakmadan. Hep böyle olurdu. Heyecanlanınca kimseye söz hakkı vermez seriye bağlardım. Yatmadan onun yüzünü ve sesini tekrar tekrar düşünerek uykuya daldım.

Bir Şeyi Çok İstemek Değil, Hayırlısını İstemek Önemli!


Sabah uyandığımda saat öğlen saat 12yi geçiyordu. Annemi öptüm ve yeni bir hayat dedim gülümseyerek. Annem az sessiz olmamı Onun uyuduğunu söyledi. Öğrendim ki geceleri çalışıyordu.
İlerki günlerde onu sadece işe giderken görür oldum. Hep aklımdaydı.
Sonra bir akşam hep birlikte gezmeye karar verdik. Bir alışveriş merkezine sonra bir eğlence parkına gittik. Cafenin birine oturmuştuk ki O birden gözden kaybolmuştu. Gözlerim deli gibi onu arıyodu. Çok geçmeden geldi. Ardından sipariş ettiği milkshakeler. Tam karşıma oturdu.

Bir Şeyi Çok İstemek Değil, Hayırlısını İstemek Önemli!


Hafif bir bakışını yakaladım. Ve o an kıpkırmızı olduğumdan adım gibi emindim. Arkamda bulunan su kaydırağı hafif su damlaları sıçratıyodu. Anneme yer değiştirmek için rica ettim. "Benim yerime otur" dedi. Bana dedi. İçim öyle dolup taşıyordu ki tarifi imkansız.


Bu bana 20 gün yetti. Sonrasında Türkiye'ye dönme kararı aldık. Bu, onun da bulunduğu ilk yolculuğumdu. Hazırlıklar yapıldı.
Çıkmadan önce dolaptaki gıdaları değerlendiriyordum. Yoğurdu çıkardım ne kadar buz varsa içine attım. Ayran yapıp pet şişeye doldurdum. Buzdolabının fişini çekmiştim. Yerlerin su içinde oldugunu fark ettim. O sırada mutfağın bahçe kapısından girdi. İçtiğim ayran ağzımdan burnumdan geldi. Evet gerçekten. Masada duran peçeteyi uzattı ve " burayı su başmış" dedi. Gülümsedim. O da bana gülümsedi. bir ayranda ona doldurup uzattım. Elimden içtiği ilk meşrubat. Bu tarih not edilsin. 07.08.2012😊

Bir Şeyi Çok İstemek Değil, Hayırlısını İstemek Önemli!


Yola çıktık kimi zaman aracı o sürüyordu kimi zaman abisi. Gece olmuştu ve ben horluyordum.



Evet her kız horlar. Hele ki yorgunsa.



Annemin dürtmesiyle uyandım. "Kızım kendini rezil ediyosun oğlana. Az hanımefendi ol." dedi. Demek ki annem de anlamıştı hissettiklerimi. Yol öyle böyle geçti. Evimize geldik. Bir gece bizde kaldı ve evine döndü ailesinin yanına. Bundan sonra onu ancak 1 yıl sonra yine bir yaz ayında görebildim.
Ankaraya taşınmıştık. Gezmeye gelmişti bize. Günler öncesinden heyecan basmıştı beni. O bir senelik süreç hemen hemen her gün onu düşünmekle geçti.
Ve o gün geldi. Bizim evimizdeydi. Allah dualarımı duymuş olmalıydı. Kapıdan girdi ve bu sefer ben ona "Hoşgeldin" dedim. Gözleri gözlerimdeydi. "Hoşbulduk" dedi. Ölmek üzereydim. Onu bu kadar zamandan sonra tekrar görmek bana bir lütuftu bence.


Devamı diğer Bencemde. Şans sizinle olsun.

Bir Şeyi Çok İstemek Değil, Hayırlısını İstemek Önemli!
Cevapla