İyi bir çocuk yetiştirmenin sırrı: Her şeyden evvel vaktine acımayacaksın. Türkler bunu yapamıyor. Çocuğuna zaman ayırmayan bir millet. Kadın ayırıyor, mecbur çünkü. Adam ortada yok. Çocuğuna vakit yaratacaksın. Maddiyattan daha mühim bu. Çocuk para, oyuncak gibi özlemini çekiyormuş gibi göründüğü konulardan derin bir yara almaz. İhmal edilirse zarar görür. Anasını, babasını, dedesini görmesi gereken yerde göremezse, bu duygu 50 sene geçse de insanın içinde kalır. Onun için hiçbir zaman bu dünyada yetimhaneler muvaffak olamazlar. Çocuğun üstünü başını giydirmek, ona sağlık hizmeti vermek yetmez tek başına. Evlat edinme müessesesinin geliştirilmesi üzerinde dururum ben hep. Yani herkes ortada kalan çocuğu almak zorunda. Beşeriyetin bu konuda çok açığı var çünkü eşeklikten kurtulamadılar, hâlâ harp ediyorlar. Bunun kahrını çocuklar çekiyor. Onun için bizim çocuk korumak konusunda oturup düşünmemiz lazım. Boş boş oturup bunalım geçireceğine keşke çocuk baksa insanlar. Bu çok özel bir duygudur aslında. Çocuğunla seyahat et, ona anlat. Gerekirse kavga et, o bile bir şeydir yani. İlber Oltaylı
İlber Oltaylı doğru diyor ona lafım yok ama biliyor musunuz çocuk dediğin de taa ana karnından itibaren her ota poha etkileniyormuş. Düşün düşün içinden çıkamaz hale getirir insanı çocuk sahibi olmak valla. Boşansan ayrı etkilenir, boşanmasan ayrı etkilenir, aşırı sevsen ayrı etkilenir, az sevsen ayrı etkilenir, kızsan ayrı etkilenir, kızmasan ayrı etkilenir, yedirsen ayrı etkilenir, yedirmesen ayrı etkilenir vesaire vesaire…bu örneklerin sonu yokmuş. Çünkü mantık kuramıyor çocuk, direk duygusala bağlıyor, bilinçatı, bilinçüstü 😅 karışık kuruşuk şeyler. Ben çocuğun bu kadar büyük sorumluluk olacağını bilseydim, hani anne karnından anne olarak doğmuş olsaydım istemezdim valla çocuğum olsun. Ama olmayınca da yine üzülebiliyor insan. İyisi mi herkes kendi tecrübesini yaşayacak diye salmakmış. Biz nasıl büyüdük, zamanla aklımız ermeye başladı bazı şeylere, nasıl kırgınlıklarımız, kızgınlıklarımız, eksik kalan şeylerin farkına varabildiysek, e onlar da büyüyecek, onlar da anlayacak zamanla. Anne babalık kutsal bişi olabilir ama her anne baba da kanlı canlı, dıuguları, sıkıntıları, kendi içinde çözemediği psikolojik sıkıntıları olabilen insandır yani. Hele şu an bilim çağındayız, eskiden yoktu psikolojidir, peragojidir. Artık var. Şimdiki çocuklar bizden daha şanslı. Biz de anne babalarımızdan daha şanslıyız. Böyle böyle nesilden nesile insanlar doğruya, aydınlanmaya gidiyor. Dünya her zaman düzelmeye gider ama düzelmeden önce bozulması lazım ki, düzelmesi gerektiğini düşünsün, görsün.
Bircok noktada eksigimiz oldugu gibi cocuk yetistirmek noktasinda da coook fazla eksigimiz var bence...
Hepsinden once, cocuk yapmis olmak icin yapan cok fazla insan var. Daha kendileri bir birey olamamisken cocuk yapmaya girisiyorlar. Hos, ayni problem evliliklerde de var zaten de neyse...
Iyi bir gelecek hazirlama kaygisi olmadan cocuk yapilmasi. Cocuk rizkiyla gelir. Cocuk rizkiyla gelir de sen acsin. Ve tok olmak icin dogru duzgun bir caba sarfetmiyorsun.
Aman tek kalmasin, kardesi de olsun. Olur. Hemen bi tane daha. Hem de arayi cok acmadan.
Aman erkek olmadi, bi daha deneyelim. Er kisinin neslinin devam etmesi icin erkek lazim degil mi?
Ayrica toplumsal olarak kaliteli vakit gecirememek/ayiramamak durumu cocuklara da direkt olarak yansiyor.
Aman cocugum dusmesin, aman hata yapmasin, aman basina bisey gelmesin. bir tek senin cocugun var ve tek kiymetli o.
Cok da uzatmak istemiyorum. Bi solukta aklima gelenler bunlar. Daha cok yolumuz var...
İyi bir çocuk yetiştirmenin altın kuralı çocuklara karşı sevgi ve saygılı olmaktır. Çocukları iyi anlamak onları başka çocuklarla kıyas yapmamak gerekiyor.
O kadar haklısın ki. Ülkemizde çocuğa zaman ayrıma problemi var. Çocuk kendi haline bırakılıyor. Saldım çayıra, mevlam kayıra gibi. Ama çocukla ilgileneceksin, özen göstereceksin. Oynayacaksın, öğreteceksin.
40 yaşını geçtim ne ana var ne de baba... Halbuki ikisi de hayatta ama benim için yok çünkü çocukluğumda birisinden bolca dayak yedim bir kez bile olsun sevip öptüğünü hatırlamıyorum diğeri de eve ben 8 yaşında iken gelmişti bir daha da kabullenemedim onu. Bugün ikisi de ölü benim için