İnsanlık tarihinin beslenme kültürü çok daha eski medeniyetlere dayanmaktadır. Bu yazımda sizlere antik medeniyetlerin beslenme kültürünü ve farklılıklarını anlatacağım. Umarım beğenirsiniz.
Antik mısır
Mısır’da arpa, buğday ve darı tanelerinden ekmek yapılırdı. Arpadan bira, buğdaydan ekşi hamur elde ediyorlardı. Ekmek ve bira bol tüketilirdi.

Coğrafi iklim koşulları nedeniyle meyve ve sebze tüketimi yetersizdi.
Su ürünleri en çok tüketilen besinlerdendi. Deniz ürünleri, soğan ve sebzeler kurutularak kışın kullanılmak üzere saklanırdı.

Hafif bir sabah öğünü ve çok çeşitli yemekler içeren akşam öğünü olmak üzere, günde 2 öğün beslenirlerdi. Askerlere her gün iyisinden ekmek, sebze, şarap, balık eti, öküz eti, zeytinyağı; bal ve incir verilirdi.
Antik yunan
Antik Yunanistan’da insanlar 3 öğün beslenirdi. Kahvaltı, şarap içine bandırılarılarak yenen arpa ekmeği, yanında isteğe bağlı incir veya zeytinle yapılıyordu.

Öğle yemeği; gün ortasında yenilen öğün, akşam öğünü ise en önemli öğündü, genelde hava kararmaya başlayınca yenirdi. Günlük yemekler yüksek masalarda, ziyafetler alçak masalarda yenirdi.

Soylular bronz veya altın kaplarda yemek yerdi. Yemek yerken çatal-kaşık kullanmazlardı. Parmak uçlarını kullanarak yemek yerler, yemek bitince küçük su kaselarınde parmaklarını temizlerlerdi.
Soğan askeri açıdan öneme sahipti. Meyve ve sebzeler nadir bulunurlardı ve çok değerliydi.
Antik roma
Kırsal bir toplumdu. Balık sık tüketilir, peynir ve et tüketimi az, besinler sarımsak, havuç,zeytinyağı ile tatlandırılırdı.

Hors d’oeuvres : ana yemekten önce servis edilen besinler, meze aperatif. İçinde ebegümeci, nane, pırasa, balık, dilimlenmiş yumurta bulunurdu. Kaşık, bıçak, çatal bulunmasına rağmen, yemekler parmakla yeniyordu ve kasedeki suyla çalkalanıyordu.

Kaba unlar kölelere, beyaz unlar varlıklı kişilere veriliyordu.
Hindistan

Hintli filozoflar besini; ‘‘ruhu canlandıran ve vücut sağlığı için önemli olan’’ şeklinde tanımlıyor. Karanfil ve tarçın ısıtıcı, kişniş ve kimyon serinletici baharatlar olarak kullanılıyor.
Pirinç ve bal diğer besinlere göre en saf olarak kabul edilirdi.

Cast sistemi vardı. Dolayısıyla düşük sınıftan birinin dokunduğu yiyecek saf olmayan, kirli olarak nitelendirilirdi.
Çok tanrılı hindu dinine inanıyorlardı. 15.yy’a kadar bir çok hayvan tanrılara kurban edilirdi. Budizm’in yaygınlaşmasıyla, hayvan katletmenin vahşice olduğu fikri önem kazandı.

Hayvanların öldürülmesi kesinlikle yasaklanmıştır. Et, balık, yumurta yemek yasak olduğundan genellikle insanlar sıkı vejeteryan oluyorlar. Sonraları keçi ve balık yenmeye başlandı fakat günümüzde inekler ayrıcalıklı yerini korumakta.
Yanlış anlaşılmasın; ineklere tapmıyorlar, sadece kutsal kabul ediyorlar.

Samosas: et, badem, ceviz, fıstık, soğan ve baharatlar ile pişen üçgen börek.
Yemeklere ince, yuvarlak kek şeklinde ekmek ve şerbetle başlanıyor.

Antik çağlarda insanların bazı beslenme kültürleri birbirine benzerken, bazıları çok farklı. Tabiki hepsinin ayrı ayrı çok geniş yemek kültürleri var. Ben sadece belli başlı öne çıkanları kaleme alabildim. Okuduğunuz için teşekkürler.
Sevgilerle
Diyetisyen Hanım
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar