Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma Yatakta yatmayı bildiğin kadar Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor Bütün kara parçaları için Afrika dahil
Senin bir havan var beni asıl saran o Onunla daha bir değere biniyor soluk almak Sabahları acıktığı için haklı Gününü kazanıp kurtardı diye güzel Birçok çiçek adları gibi güzel En tanınmış kırmızılarla açan Bütün kara parçalarında Afrika dahil
Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar Bütün kara parçalarında Afrika dahil
burada senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok Aklıma kadeh tutuşların geliyor Çiçek Pasajında akşamüstleri Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor Bütün kara parçalarında Afrika hariç değil Cemal SÜREYA
O devirde bir başka güzelmiş hayat... Çok kötü zamana denk geldik biz. Artık ne böyle naif kelimer kuran adamlar var... Ne de bu kelimelere sebep olan kadınlar... Geç kalmışız varolmakta...
KALDIRIMLAR Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa saplanan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık; Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar. İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık; Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor; Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler... Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor; Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi; Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır. Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi; Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta; Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum! Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta; Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin; İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler. Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin; Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim; Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları! Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim; Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya; Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi. Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya, Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
Aşk acısı çekmekle suçluyorlar beni Oysa acıyı aynada görmeyi göze aldım ben seni severken zaten. O hüznü büyütemeyenin ne işi var ki Aşk’la Benim derdim başka. Sen neşemi aldın giderken Kahkaha ne demekse Yükleyince adının anlamına Yaz olunca güneş Sonbahar olunca yağmur Şimdi gidiyor ağrıma. ‘Kelebek demeseydim sana’ mesela diyorum! Şimdi ne zaman görsem Onu da sevmiyorum Öksüzlügüme tokat çırpıyor. Sana nasıl düşmanım bir bilsen! Sevgiye Aşk’a hürmet etmedin Ben sevgimi saklarken Sen üşüme diye! Başka’ların hikayesini serdin üzerime Seni üzüp ağlatanda kaldın da Yarım mevsim durmadın yanımda! İnandığım herşeye sarılıyorum Senden daha kötü biri olmamak için Nasıl nefret ediyorum ellerinden Yüzünden hüznünden
Aynalardan utandırdın “Ben” diye anlattığımı çırılçıplak kalabalıklarda bıraktın… Sen ki? bu kadar yemini bana yediren. Bana da yazıklar olsun O kadar iyi biliyorum ki Şimdi çağırsan… Yine geleceğim!..
"haydi sirtaki yapalım palyaço / rakı doldur, yine eksildik biraz." der turgut uyar, palyaço şiirinde. "şimdi biz neyiz biliyor musun? / akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz. / birbirine uzanamayan / boşlukta iki yalnız yıldız gibi / acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz." satırları da murathan mungan'ın yalnız bir opera'sında yer alır. çok güzel şiirler var, şiirler çok güzel. en'ini seçemedim..
Biliyorum güzelliğin yer altı nehirlerine benzer Biliyorum bir sır gibi güzelsin. Hani anlatılmaz duygular vardır, Hani şarkılar vardır, ... Sevip söyleyemediğimiz. Şiirler vardır unuttuğumuz. Aşina çehreler vardır hani, Zaman zaman hatırlayamadığımız. İşte sen, o kadar güzelsin. Ve ben o kadar karanlıklar içindeyim ki... Şunlar ellerindir diyorum, tutamıyorum. Şunlar gözlerindir diyorum, bakamıyorum. Düşün, kahrımdan ölmeliyim artık Ölemiyorum.
Artık öğrendim ki; kimi sevdiğin önemliymiş. Uzun yolu göze alamayana kelebek olunmazmış. Nefesi yetmeyenle dipte hazine aranmazmış. Aşkın ibadetini bilmeyene bayram bağışlanmazmış..
En İyi Cevaplar