Bu sabah gerçekten üretken bir güne merhaba demişsiniz. Sorularınız arka arkaya gelmiş.
Farklılıklar aslında zenginliktir. Çağdaş toplumlar için bulunmaz nimettir. Önce sanatsal açıdan bakalım. Farklı renkler, farklı görüşler, farklı bakış açıları renkliliktir. Monotonluktan kurtarır bizi. Ruhumuzun dışa yansımasına renk katar. Hiç kimse her gün döner yemez. Batının kültürü ilgi çekiciyken doğunun felsefesi cezbeder. Kuzeyin hakim görüşünde birleşirken güneyin sıcaklığı içimizi aydınlatır. Siyah güzelken beyaz zaten sevilir. Gençlik enerjidir ileri yaşlar ise olgunluk. Eğer cisimlerin içerisindeki güzellikleri görmek istersek her şey bize zenginlik katar. Eğer gözümüzü kapatırsak yanlışlıklar bizi boğar ve kayboluruz. Birbirimize aktaracak daha da önemlisi paylaşacak o kadar çok şey var ki. Sevgi, ilgi, birlik ve beraberlik hep insanları yumuşatan ve güzelliklere taşıyan hisler.
Amerika ülkesinin tam adı Amerika Birleşik Devletleridir. Adı üstünde birleşik devletler. Siyahı da beyazı da, genci yaşlısı, yerlisi göçmeni, uzakdoğulusu afrikalısı kısacası her ulustan insan yaşar orada. O birlik ve beraberlik tek bir bayrak ve tek bir ülkü üzerinde birleşince nasıl da büyük bir güç ortaya çıkıyor.
İstediğim kadar eğitim alayım. İstediğimiz kadar zengin olalım. Öyle bir an gelir ki 5 yaşında bir çocuk bir kişiye dünyayı anlatıp yol gösterebilir. Her şey birbirini tamamlar. Siyah olmadan beyaz, Fenerbahçe olmadan Galatasaray olmaz. Keşke farklılıklarımızın düşmanlık olmadığını anlayabilsek.
EİC seçimlerinizden ötürü teşekkür ederim ama ben sizin sorularınıza yanıt vermek için geliyorum. Karşılıklı güzel sohbet etmekten memnun olduğum üyelerden birisiniz. EİC'lardan ziyade sizinle görüşmek hoşuma gidiyor.
Ama EİG görüşü hak edicek cevaplar veriyorsunuz. Şimdi ben bu yoruma EİG vermez isem hem kendime hemde size büyük bir saygısızlık yapmış olurum. Bana yakışmaz. Emin olun hak etmeyen kimseye EİG vermiyorum ben.
Maalesef çoğumuz farklılıkları benimseyemiyoruz ve bu konuda çok ön yargılıyız. Ülkemizdeki durum beni ürkütüyor mesela. İnsanlar tuttuğu takımdan, nüfusundaki kütükten, giyim kuşamından bile ayrıştırma, ötekileştirme peşinde. Aynı siyasi görüşte, aynı şehirli, aynı kafa yapısında olmayı bekliyorlar fakat bu mümkün değildir. Herkesin aynı olması beklenemez ve mantığa aykırıdır. Aynı olduğumuz tek şey insan olmamızdır. Farklılıklar bizi biz yapan şeylerdir.
Dil, din, etnik köken gibi kavramlar bu sorunumuzu tetiklemektedir genelde. Maalesef hangi ülkenin hangi şehrindeki ailenin çocuğu olarak dünyaya geleceğimizi seçemeyeceğimizi algılayamadığımız için ve tarihteki yaşanmışlıklar yüzünden fanatikleştiğimiz için bu kaynaşmamızı sağlayamayacağız. Sağlayanlarımız azınlık olarak kalmaya devam edecek.
Karşımızdakinin de bizim gibi bir canlı olduğunu, sevgi ve saygı göstermemiz gerektiğini ve yaratılışta birimizin diğerinden bir üstünlüğü olmadığını unutmamalıyız. En basiti başımıza kötü bir hal geldiğinde belki de ilk yardımı, dünya ve siyasi görüşünü onaylamadığımızdan dolayı nefretle baktığımız, etnik kökeninden dolayı ötekileştirdiğimiz, görünüşünden ve kılık kıyafetinden dolayı yadırgadığımız arkadaşımız yapacaktır. Herkese selam, sevgi ve saygılar. İyi günler.
Duygusal olarak engel değil ama anlaşma olayına bakarsak ne yazık ki evet engel. Çünkü; dil farklılığı var. Dil her milletin, kavimin ve diğer toplumların sosyo-kültürel, tarihi, dini, örfi bir inşa bütünüdür. Mesela ben gidip Afrika da ki kabile ailesi ile anlaşamam ve kaynaşmakta çekinirim.
Valla dünyayı dolastim. Hintli pis olduğu için. Güney kore kiclari kalkik olduğu için , güney afrika güvenli olmadığı için hiç kaynasmayalim daha iyi ortalarla :)
En İyi Cevaplar