18 gü

Evlat ayrımcılığı yaşayan var mı, sizde de biri büyütülüp diğeri sadece dayanmaya mı bırakıldı?

İyi akşamlar,

Ben 32 yaşındayım. Benden 7 yaş büyük bir abim var. Aynı evde büyüdük ama aynı çocukluğu yaşamadık. Bunu yıllar geçtikçe değil, daha çocukken hissettim.

Ben devlet okullarında okudum, abim özel okullarda. Ben “idare eder” ile büyüdüm, o “en iyisi olsun” ile. Aile bütçesi onun eğitimine yetişmeye çalışırken, benim beklentilerim hep daha küçük tutuldu. O başaramadığında gerekçeler vardı, ben başardığımda sadece “olması gereken” sayıldım.

Çocukken fark ettiğin şeyler büyük cümlelerle anlatılmıyor aslında. Bir gün ikimize bilgisayar alınacaktı. Abim en iyisini seçti, hiç sorgulanmadı. Ben kendi istediğim modeli gösterdiğimde, “seninkine o kadar gerek yok” denildi. O gün anladığım şey bilgisayar değildi. Benim ne kadar “az” görüldüğümdü.

Babamın bir fabrikası vardı. Ben 17 yaşındayken vefat etti. Her şey değişti. Abim yönetimi aldı. Ben kâğıt üzerinde hissedardım ama hayatımda hiçbir karşılığı olmadı. Fabrika yıllarca onun hayatını taşır gibi oldu, sonra da onun yanlış kararlarıyla yavaş yavaş bitti. Ben ise o enkazın dışında, kendi hayatımı kurmaya çalıştım. Başka bir işte çalıştım, yıllardır aynı yerde emek veriyorum.

Bugün annem aradı. Abim evinin kirasını ödeyememiş. Yardım istedi. Gönderdim. Tereddütsüz.

Ama telefonu kapattıktan sonra içimde tuhaf bir sessizlik kaldı. Çünkü hayat boyunca daha çok korunan, daha çok kollanan, daha çok öncelenen kişi bugün yine bir şeye ihtiyaç duyuyordu. Daha az görülen, daha az düşünülen çocuk ise yine “çözen” taraftı.

Bunu kırgınlıkla değil, yorgunlukla söylüyorum artık. Çünkü insan bazen adaletsizliği ispatlamaya bile gücünü kaybediyor.

Merak ettiğim tek şey şu:
Bazı ailelerde bir evlat gerçekten büyütülürken, diğeri sadece “dayanması beklenen” kişi mi oluyor?

Evlat ayrımcılığı yaşayan var mı, sizde de biri büyütülüp diğeri sadece dayanmaya mı bırakıldı?
Cevapla