Gerçekten tanımak… evet biliyorum, tuhaf bir ifade bu. Sanki bir şeyi elde etmekmiş gibi, sanki bir kutuyu açıp içindekini sayıp dökecekmişiz gibi geliyor kulağa. Oysa insan dediğin, ne kadar açarsan aç, her seferinde yeni bir katman beliriyor. Ya da tam tersi: en derin yerlerde hep aynı yara, aynı sessizlik kalabiliyor.
Bazen insanların tanıdıklarını sandıkları şey, sadece benim onlara gösterdiğim kadarı. O gösterişli, nazik, hep yumuşak ışıkta duran tarafım. İçeridekinin ne kadarını görebiliyorlar ki? Komik değil mi.
Levinas’ın dediği gibi: öteki, çoğu zaman tam kavranamaz. Her karşılaşmada sonsuz bir artık kalır. Belki de asıl mesele tanımak değil, o artığı kabul etmek. Onunla birlikte durabilmek. Yargılamadan, açıklamaya zorlamadan, sadece… orada olmasıyla barışık olmak.🫀🪷
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer