Kadına güçlülüğü yüceltirken, zayıflığını neden utanç gibi gösteriyor medya?

Günümüz medyası, kadına acımasızca şu mesajı pompalıyor: “Zayıf olamazsın. Yorulamazsın. Ağlayamazsın. Düşemezsin. Hep güçlü olacaksın.”
Neden? Çünkü zayıflık artık ayıpmış gibi sunuluyor. Kadının bir an bile sendelemesine tahammül yok! Dizilerde, reklamlarda, sosyal medyada sürekli aynı hikâye: Demir gibi kadın!

Ama kimse sormuyor:
Bir insan her gün savaşabilir mi? Her sabah kalkıp kendini ispat etmeye mecbur mudur?
Ne zaman insan olacağız? Ne zaman canımızı acıtan şeyleri saklamadan yaşayacağız?

Bu medya, gücü kutsarken merhameti küçümsüyor, duyguları ezip geçiyor. Kadının iç dünyasını değil, dışarıya verdiği "yıkılmaz" imajı önemsiyor.
Ve biz, ruhumuzda kopan fırtınaları bastırıp, süper kahraman maskesiyle dolaşmak zorunda kalıyoruz.

Bu adil değil. Bu sağlıklı değil. Bu gerçek değil.

Güçlü olmak bir tercih olabilir ama dayatıldığında bir zulme dönüşür.
Kadın sadece savaşçı değildir. Kadın bazen sadece susmak, ağlamak, sarılmak ister. Bunu da utanmadan, ezilmeden, yargılanmadan yapabilmelidir.

Yeter artık.
Kadınlar insan. Makine değil.
Ve en büyük güç, bazen zayıflığını kabul edebilme cesaretidir.
Kadına güçlülüğü yüceltirken, zayıflığını neden utanç gibi gösteriyor medya?
Cevapla