Asil siddeti kadınlar değil erkekler yaşıyor?

Erkeğe bugün yapilan eziyet istatistiklerde çok net görünüyor. Erkekler kadinlara oranla erken ölüyor. Kadinlara kiyasla hayat erkeklere öyle bir yük yüklüyor ki, "Erkek aglamaz, erkek kazanir, erkek?
Testosteronun da bedeli var. Bu eziyet, modern toplumun erkege
"parasal ihtiyaçlarin karsilanmasi için devamli kosturmasi gereken ve ayni zamanda ortaligi çekip çevirmesi, duygularini kontrol etmesi gereken" garip bir rol biçmesiyle dogdu. Bu haksizligi gözden kaçiriyoruz. Erkege yapilan toplumsal dayatmalari görmezden geliyoruz. Daha dün, erkegin maço olmasi pazarlanirken, günümüzde çogu zaman erkege neredeyse feminen bir rol dayatılabiliyor. Öte yandan bir çok arastirma kadinlarin aslinda erkeklerin maço, sert tavırlı olmasini arzuladiklarni gösteriyor. Çünkü biyolojik olarak böyle bir altyapimiz var. Ancak medya dayatımlarini, algi yönetimini inceledigimizde görüyoruz ki "erkek efendi olsun, kibar davransin, çocuga baksin, kadina yardim etsin" gibi bir yay-gin kan var. Oysa erkegin erkeklik özelliklerini almak ona ayri bir zulüm. Kadinlara sistematik olarak yapilan seylerin çok benzeri aslinda her gruba yapiliyor. Bunu fark etmedigimiz zaman, haklı taleplerin birçogunu da yerine getiremiyoruz aslinda. Çünkü kadının yasadigi zulüm insanin yaşadığı zulmün bir veçhesidir ve asla inkâr edilemez. Ama sorun daha büyük. Siddet hikâyesi, kadina siddetle sinirlandirilamaz. Toplumsal siddet büyük bir problemdir.
Onun oraya yansiyan bir kismini biz öne çikariyoruz ya da öne çikanldigi için öyle görüyoruz. Eger böyle bütüncül bakarsak toplum olarak özgürlük mücadelesinde daha kolay yol aliriz.
Asil siddeti kadınlar değil erkekler yaşıyor?
Cevapla