Öncelikle Allah herkese iman ile ölmeyi nasip etsin. Dinimize göre ve Semavi dinlere göre Dünya bir imtihan yeridir. Bu hayatımız sona erince başka bir hayata başlayacağımız kesin. O hayat da sona erince cennet ve cehenneme kadar bir hayat değiştirme yolculuğu yaşayacağız. Peki ölümden sonra bizi ne bekliyor hiç düşündük mü? Kötü ruhlar ne olacak? iyi ruhlar ne olacak? Azab mı göreceğiz? bu nasıl olacak? yoksa Allah rahmetiyle mi muamele edecek? Dünyadan farkı olacak mı? Bunu ölenler bilebilir fakat ölenlere sorma şansımız olmadığına göre ancak düşünebiliriz. Sizce bizi öldükten sonra ne bekliyor?
Bir müslüman olarak reenkarnasyonun olabileceğine ihtimal veriyorum. Reenkarnasyona ihtimal vermek kâfir yapmaz. Hz. Muhammed'in reenkarnasyona dair telkin yapmaması bulunduğu coğrafya insanına yaptığı tebliğ itibariyle son derece mantıklı. Reenkarnasyon ile bütün ruhlara samsara döngüsünden çıkmaları için imkânlar sunulur, ne zamanki ruh türlü yaşamlarla kemâle erdirilir, işte o zaman nirvanaya/mokşaya nail olunur. Bu nirvana/mokşa durumu ise İslâm'da belirtilen cennet ile son derece uyumlu olsa gerek. Nirvana/mokşa İslam'daki fenafillah ve şehitlik haline benzer.
Dediğiniz reenkarnasyon ve samsara döngüsü vs. Bunlar Hint dinlerine ait kavramlar. İslam dininde ve semavi dinlerde bahsettiğiniz kavramlar kesinlikle yok. Hz Muhammed (sav) Böyle bir şeyden bahsetmemiştir, zaten sizde yazmışsınız. Reenkarnasyon dünyada yaşam döngüsü demek. Fakat ayetlerde ve hadislerde kesin bir şekilde Dünya'ya geri dönmenin imkansız olduğu, ölümden sonra başka bir hayata geçeceğimiz belirtilmiştir. Eğer İslam dininde reenkarnasyonun olduğunu iddia edersiniz ayetlerle çelişirsiniz. Bu da insanın imanına zarar verir. Bence yanlış düşünüyorsunuz.
Ölümden sonra direkt farklı bir hayata geçişten ziyade kabir hayatı vardır kıyamete kadar. Buna benzer bir inanç Budizm'deki Tibet Ölüler Kitabında vardır. Bu da kabirdeki sorgu meleklerine benzer. Ancak bu kabir hayatından sonra yeniden hayat başlıyor. Şayet ruhun döngüden kurtulup nirvanaya erdiyse bundan sonra kabirdeki hayatın sessizlik, dinginlik ve sakinlik içerisinde geçecektir. İstencin ızdırabından teberri edeceksin, samsarayı kıracaksın. Dünya yok olduktan sonra ise cennete kavuşuyorsun zaten. Üstelik Kur'an'da reenkarnasyonu andıran ayetler mevcuttur. (Ne kadar reenkarnasyonu doğrular bilemiyorum, müfessir değilim). Ancak reenkaryona ihtimal veren, olabilir diyen Sünni ilahiyetçılar mevcuttur. Onlardan biri de Süleyman Ateş ve Yaşar Nuri Öztürk'tür. Reenkasyonun olabileceğine ihtimal verenler şu ayeti öne sürerler:
"Allah'ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz." (Bakara Sûresi, 28. Ayet)
Hz. Muhammedin, reenkarnasyonu gizleme ihtimaline dair verdiğim argüman şuna dayanıyor; eski Hintlerde reenkarnasyon inancından dolayı insanlar daha mutlu oluyor, dünyalık şeylere daha fazla ilgi gösteriyorlar. Çünkü yeniden dünyaya geleceğim tekrar dünyaya gelip bir üst kast sınıfında olacağım diye dua ediyorlar. Mokşa/nirvana gibi kavramları unutuyorlar. Reenkarnasyonu unutup öldükten sonra direkt ahiret hayatı olsun ki insanlar dünyalık bir hayatın mutluluğuna tekrar düşmesinler demiştir. Gotama Buddha da brahman din adamlarını bu yönde eleştirmiştir. Diyelim ki 2 yaşındaki bir çocuk öldü, bu çocuğun hali ne olacak? Bu çocuk bedavadan mı cennete gidecek. Sizce bu mantıklı mı? Mutezile mezhebine göre o çocuk acı çekti diye Allah onu direkt cennete koymalı buna bedel görüşü deniyor. Maturidilik mezhebine göre ise Allah o çocuğu ancak isterse ve bahşederse cennete koyabilir deniyor. Ama reenkarnasyon varsa o çocuğun ölümü samsara döngüsündeki acının varlığını temin eder ve yeniden hayata gelmesini sağlar. Bu da dukkha'nın yani hayattaki acının ve huzurluğunun varlığını temin eder. Bu da hayatın ızdırabına karşı insanların imtihan düzeneğini oluşturur.
Her peygamber aynı şeyi anlatır, bir peygamber kendinden öncekinin anlattığını gizlemez. Zaten Hz. Muhammed (sav) de gizlemek için değil anlatmak ve açıklamak için gelmedi mi? Bakara suresinden örnek vermişsiniz ama o ayette ölümden sonra dirilmekten kasıt Dünyadan bağımsız olan Berzah hayatında dirilmektir. Kuran'ı Kerim'in çoğu ayetlerinde Dünya'ya asla geri dönüşün olmadığı kesin ve nettir. Bir döngüden de bahsedilmez. Reenkarnasyon ise Dünya sınırlarında olan bir döngüdür, yani ölüp ölüp dünya sınırlarında bir döngüde dönmek... Bu inanç Kur'an'ın ayetleriyle çeliskr. Ayrıca Hint dinleri de hak din değildir. Belki tahrif oldu veya başka bir şey zaten önemi de yok hak olmadığıni bildiğimiz kesin. Ve doğru olmadığını bildiğiniz bir dinin kavramlarını doğru kabul etmek doğru mu sizce? Verdiğiniz çocuk örneği var çocuklar cennete gider çünkü korumasızdır, günahsızdır, bedavadan gitmez yani. Ve bu reenkarnasyon düşünceniz iman çizgisini aşar ve sınırlarını zorlar.
Yanlış biliyorsunuz işte. Hint inanışlarına göre (Budizm ve Hinduizm) dünyanın ve reenkarnasyonun bir sonu vardır. Reenkarnasyon dünyayla sınırlı değildir. Hatta Hinduizm'de İslam'da olduğu gibi ahir zaman kavramı vardır. Bu ahir zamana onlar Kali Yuga derler. Hinduların Puranalar adlı kutsal kitabında Kali Yuga alametlerinden bahsedilir, aynı bugünkü yozlaşmalardan bahsediyor. Kali Yuga çağında Tanrı Vişnu'nun son avatarı olan Kali gelecek ve dünyayı bu yozlaşmadan kurtaracaktır. Bu da İslam'daki mehdi inancıyla ilintilidir. Aynı zamanda müslüman bir sufi olan Rene Guenon, Hindu Doktrinleri adlı kitabında "... bir dinin doktrinlerine olan inanç, başka bir dinin doktrinlerine olan inancı ortadan kaldırmaz demektedir." demektedir.
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
2Cevap
Bir müslüman olarak reenkarnasyonun olabileceğine ihtimal veriyorum. Reenkarnasyona ihtimal vermek kâfir yapmaz. Hz. Muhammed'in reenkarnasyona dair telkin yapmaması bulunduğu coğrafya insanına yaptığı tebliğ itibariyle son derece mantıklı. Reenkarnasyon ile bütün ruhlara samsara döngüsünden çıkmaları için imkânlar sunulur, ne zamanki ruh türlü yaşamlarla kemâle erdirilir, işte o zaman nirvanaya/mokşaya nail olunur. Bu nirvana/mokşa durumu ise İslâm'da belirtilen cennet ile son derece uyumlu olsa gerek. Nirvana/mokşa İslam'daki fenafillah ve şehitlik haline benzer.
Dediğiniz reenkarnasyon ve samsara döngüsü vs. Bunlar Hint dinlerine ait kavramlar. İslam dininde ve semavi dinlerde bahsettiğiniz kavramlar kesinlikle yok. Hz Muhammed (sav) Böyle bir şeyden bahsetmemiştir, zaten sizde yazmışsınız. Reenkarnasyon dünyada yaşam döngüsü demek. Fakat ayetlerde ve hadislerde kesin bir şekilde Dünya'ya geri dönmenin imkansız olduğu, ölümden sonra başka bir hayata geçeceğimiz belirtilmiştir. Eğer İslam dininde reenkarnasyonun olduğunu iddia edersiniz ayetlerle çelişirsiniz. Bu da insanın imanına zarar verir. Bence yanlış düşünüyorsunuz.
Ölümden sonra direkt farklı bir hayata geçişten ziyade kabir hayatı vardır kıyamete kadar. Buna benzer bir inanç Budizm'deki Tibet Ölüler Kitabında vardır. Bu da kabirdeki sorgu meleklerine benzer. Ancak bu kabir hayatından sonra yeniden hayat başlıyor. Şayet ruhun döngüden kurtulup nirvanaya erdiyse bundan sonra kabirdeki hayatın sessizlik, dinginlik ve sakinlik içerisinde geçecektir. İstencin ızdırabından teberri edeceksin, samsarayı kıracaksın. Dünya yok olduktan sonra ise cennete kavuşuyorsun zaten. Üstelik Kur'an'da reenkarnasyonu andıran ayetler mevcuttur. (Ne kadar reenkarnasyonu doğrular bilemiyorum, müfessir değilim). Ancak reenkaryona ihtimal veren, olabilir diyen Sünni ilahiyetçılar mevcuttur. Onlardan biri de Süleyman Ateş ve Yaşar Nuri Öztürk'tür. Reenkasyonun olabileceğine ihtimal verenler şu ayeti öne sürerler:
"Allah'ı nasıl inkâr edersiniz ki, ölü idiniz sizleri diriltti. Sonra sizleri yine öldürecek, sonra yine diriltecek, sonra da döndürülüp ona götürüleceksiniz." (Bakara Sûresi, 28. Ayet)
Hz. Muhammedin, reenkarnasyonu gizleme ihtimaline dair verdiğim argüman şuna dayanıyor; eski Hintlerde reenkarnasyon inancından dolayı insanlar daha mutlu oluyor, dünyalık şeylere daha fazla ilgi gösteriyorlar. Çünkü yeniden dünyaya geleceğim tekrar dünyaya gelip bir üst kast sınıfında olacağım diye dua ediyorlar. Mokşa/nirvana gibi kavramları unutuyorlar. Reenkarnasyonu unutup öldükten sonra direkt ahiret hayatı olsun ki insanlar dünyalık bir hayatın mutluluğuna tekrar düşmesinler demiştir. Gotama Buddha da brahman din adamlarını bu yönde eleştirmiştir. Diyelim ki 2 yaşındaki bir çocuk öldü, bu çocuğun hali ne olacak? Bu çocuk bedavadan mı cennete gidecek. Sizce bu mantıklı mı? Mutezile mezhebine göre o çocuk acı çekti diye Allah onu direkt cennete koymalı buna bedel görüşü deniyor. Maturidilik mezhebine göre ise Allah o çocuğu ancak isterse ve bahşederse cennete koyabilir deniyor. Ama reenkarnasyon varsa o çocuğun ölümü samsara döngüsündeki acının varlığını temin eder ve yeniden hayata gelmesini sağlar. Bu da dukkha'nın yani hayattaki acının ve huzurluğunun varlığını temin eder. Bu da hayatın ızdırabına karşı insanların imtihan düzeneğini oluşturur.
Her peygamber aynı şeyi anlatır, bir peygamber kendinden öncekinin anlattığını gizlemez. Zaten Hz. Muhammed (sav) de gizlemek için değil anlatmak ve açıklamak için gelmedi mi? Bakara suresinden örnek vermişsiniz ama o ayette ölümden sonra dirilmekten kasıt Dünyadan bağımsız olan Berzah hayatında dirilmektir. Kuran'ı Kerim'in çoğu ayetlerinde Dünya'ya asla geri dönüşün olmadığı kesin ve nettir. Bir döngüden de bahsedilmez. Reenkarnasyon ise Dünya sınırlarında olan bir döngüdür, yani ölüp ölüp dünya sınırlarında bir döngüde dönmek... Bu inanç Kur'an'ın ayetleriyle çeliskr. Ayrıca Hint dinleri de hak din değildir. Belki tahrif oldu veya başka bir şey zaten önemi de yok hak olmadığıni bildiğimiz kesin. Ve doğru olmadığını bildiğiniz bir dinin kavramlarını doğru kabul etmek doğru mu sizce? Verdiğiniz çocuk örneği var çocuklar cennete gider çünkü korumasızdır, günahsızdır, bedavadan gitmez yani. Ve bu reenkarnasyon düşünceniz iman çizgisini aşar ve sınırlarını zorlar.
Yanlış biliyorsunuz işte. Hint inanışlarına göre (Budizm ve Hinduizm) dünyanın ve reenkarnasyonun bir sonu vardır. Reenkarnasyon dünyayla sınırlı değildir. Hatta Hinduizm'de İslam'da olduğu gibi ahir zaman kavramı vardır. Bu ahir zamana onlar Kali Yuga derler. Hinduların Puranalar adlı kutsal kitabında Kali Yuga alametlerinden bahsedilir, aynı bugünkü yozlaşmalardan bahsediyor. Kali Yuga çağında Tanrı Vişnu'nun son avatarı olan Kali gelecek ve dünyayı bu yozlaşmadan kurtaracaktır. Bu da İslam'daki mehdi inancıyla ilintilidir. Aynı zamanda müslüman bir sufi olan Rene Guenon, Hindu Doktrinleri adlı kitabında "... bir dinin doktrinlerine olan inanç, başka bir dinin doktrinlerine olan inancı ortadan kaldırmaz demektedir." demektedir.
Hiçlik
İnsan için hiçlik diye bir şey yok. Öldükten sonra bizi başka bir hayat bekliyor.
Zırvalık
Kızlardan ilk cevabı sen paylaş ve
3 Xper puan fazladan kazan!