Doğru cevap E şıkkı hepsi, bunu biliyoruz. Aslında tercih yaptırmayıp hepsini oylatabilmek isterdik ancak KScanlar’ın fikirlerini almak için her şıkkı gözlerimizi dolduran bu anketi hazırladık. Söyleyecek bir cümlemiz dahi yok, söz bu kez sizde.Dünya Çevre Günü#ksAnket
Deniz salyası nedeniyle Marmara ölüyor; öncelik denizlere verilmeli.
Karadeniz’in gürül gürül akan derelerine HES kurmaktan vazgeçilmeli.
Kaz Dağları ve ormanlar maden arama bahanesiyle talan edilmemeli.
Hayvan hakları yasası DERHAL çıkartılmalı.
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Dünya Çevre Günü’nde ‘’insan olan önce bunu düzeltir’’ dediğiniz en büyük çevre felaketi ne?
Ben de soru olarak sordum ama cevap yok :) Dünya Çevre Gününde çevremize toplum olarak ne kadar koruyoruz? Change. org, 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle hazırladığı raporda Marmara Denizi’ndeki ‘deniz salyası’yla (müsilaj) ilgili kampanyanın kısa sürede bu yıl en çok imzalanan kampanya olduğunu duyurdu. Eğer çevreyi böyle hunharca ve bilinçsizce kullanmaya devam edersek kaybedeceğiz.
5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) tarafından hazırlanan ‘Hava Kirliliği Raporu‘na göre hava kirliliği kaynaklı ölümler, pandemi kaynaklı olanlardan daha fazla.
Ölümler bu kadar fazla iken ve covid için bu kadar önlem, ceza alınırken neden hava kirliliğine karşı bu kadar duyarsızız? Ölümler daha fazla iken hem de. Ve covidin aşısı varken çevrenin bir çözümü de yok böyle yok etmeye devam edersek...
BM Çevre Programı Direktörü Inger Andersen şunları söyledi: “Toprak kirliliği belki insan gözüyle görülemiyor ama yediklerimizi, içtiklerimizi ve soluduğumuz havayı tehdit ediyor. Kirlilik sınır tanımıyor. Soframıza gelen gıdanın çıkış noktası toprakla yeniden iletişim kurmamızın zamanı geldi. Hep birlikte toprak kirliliğiyle mücadele etmeliyiz.”
BM Gıda ve Tarım Örgütü Genel Direktörü Qu Dongyu ise, “Yerkürenin toprakları büyük baskı altında. Toprak karasal yaşamı destekleyen en önemli unsurladan biri. İnsan sağlığı ve refahı için, çevre için hayatı ekosistemleri barındırıyor” diyerek toprağın önemini anlattı.
Toprağı kirleterek sonraki kuşaklara hastalıklı insanlar oluşturduğumuzu ve sağlıklı bir yaşam veremediğimizi ne zaman anlayacağız? Ne zaman göreceğiz? En büyük kanıt Marmarada yaşanıyor ama hala 3 maymunu oynuyoruz...
CNN muhabiri Marmara Denizi’nin ölümü olarak nitelendirilen deniz salyasını (müsilaj) su altından görüntüledi.
Arwa Damon, Çanakkale Boğazı dalışında gördüklerini şöyle anlattı: “Uzaylıya benzeyen bir balçık Türkiye sularını işgal ederek canlı hayatını boğuyor. Bir şeyler değişmezse, denizlerimizi kirletmeye, gezegenin ısınmasına karşı sessiz devam edersek, geleceğimizin nasıl görüneceğine yolculuk gibi.”
Damon, Twitter paylaşımında da, “Hiçbir dalış beni bu kadar üzmemişti” ifadesini kulandı.
Geleceği anlamak için bu kadar çevre felaketi varken hala gözlerimiz kör gibi bakmaya devam ediyor...
Aslında en önemlisi A seçeneğidir. Denizde her yıl 1000 yeni tür keşfedildiği gibi karaya nazaran katlarca fazla canlı popülasyonu yer almaktadır. Suların kirlenmesi demek sadece görüntü değil, milyarlarca canlının ölmesi demek. Denizdekiler hayvan değil mi? Yılda 8 insan köpek balığı saldırısından hayatını kaybederken 100 bin köpek balığı insanlar tarafından katlediliyor.
Cif marka Marmara'da suyu temizleme robotu yerleştirmişti muhtelif yerlerde. Bunun gibi adımlar da atılmalı.
Hayvan hakları yeniden ele alınmalı ve sokaktaki tüm köpek ve kediler belediyeler tarafından toplatılmalı. Avrupa'nın hiçbir ülkesinde bu kadar fazla sokak köpeği, kedisi göremezsiniz.
Ve doğa. Başta İstanbul olmak üzere birçok yer betonlaştı. 1960'lardan sonra hızla artmaya başlayan İstanbul nüfusuna karşı devleti yönetenlerin tedbir almaması en büyük sorun.
Ancak ne yazık ki çevre temizliği konusunda da dikkat eden bir millet değiliz pek. Gerek devleti yönetenler buna önem verdi, gerek halk.
İlk önce insanlar bilinçlenmeli şöyle bir laf duydum (bunu söyleyen kişi kendi kulağım ile duydum didi) Küçük çocuk: Anne çok tuvaletim geldi. Anne: Deniz ne güne duruyor. E YUH yani CİF, İMAMOĞLU denizleri temizlemek için uğraşıyor denizin dibinden tekerlektir şişedir neler neler çıkartıyorlar geliyor şey diyor sadece bu da değil ben neler neler gördüm denizi yakınında olan evler binalar oteller falan pis su giderlerini denize bağlayanlar var (Ben bunu bilmiyordum kaynak babam daha deneyimli :D ) bunu gözümle gördüm affedersin de bebeği denize hatta sahilden bebek bezi yüzdüğünü gördüm içinde escrementi vardı (bu arada ne kadar da düzgün yazmaya çalışsam da noktalama işaretlerine uymaya çalışsam da üşeniyorum ve ben şairim 🤣)
Doğa demişken aklıma şey geldi Saldan Gölü için işin piri olan bir bilim insanı şimdi elimizi çeksek göl kendini 200 yılda toparlar dedi. Kısa ve öz. (Daha çok şey sıralarım da ta00ta bilir susamıyorum ben 😂) Bu arada şeye takılma bunların maksimum doğa hayvan sevgisi şıklardaki kadardır.
Zaten insanoğlu doğayı daha fazla zorlarsa doğa insanı bir şekilde yok edecektir. Her şeyden önce bu çevre temizliği konusunda bilinçlendirmek lazım o pisliği denize dökülen evler için de çalışma yapılmalı
İnsan önce kendini düzeltirse sıkıntı kalmaz. Çevrenin tek sorunu insanlık. İnsanlar böyle olmadan öncede doğa vardı, çevre vardı, dağlar, denizler, göller, hayvanlar ve Okyanuslar vardı. Ama bu kadar zor durumda değillerdi.
Ne zaman insan çevresini şekillendirme, çevreye hakim olma çabasına girdi işte o zaman çevre, hayvanlar ve buna bağlı olarak kendileri de zarar görmeye başladı. Çevrenin ve insanlığın başlıca sorunu insan. Neyi düzeltmeye çalışırsa çalışsın kendini düzeltmediği sürece, bir şeyi yaparken bir şeyi yıkmaya devam edecek insan. İnsanın çevreyi kendine göre şekillendirmesi değil çevreye göre şekil alması gerekir. Dünya üzerinde bu güce sahip olan en güçlü ve en uygun varlık olmasına rağmen, hala kendi istekleri için çevreyi şekillendirme çabası hem ekosistemlerin hemde kendilerinin sonunu getirecek.
Bu süre insan ömrüyle uzun gibi gelebilir ama dünyanın ömrüne oranlanıp kıyaslandığında çok kısa bir zaman.
Öncelikle en ciddi üzerinde durulması gereken konu deniz salyası. Sonrasında ise insan olan bunu düzeltir diyebileceğim şey her yerde keyfe keder rahatlıkla açılabilen taş ocakları. Koca koca dağ ve tepelerin çanak gibi oyulmalarını görmek gerçekten can sıkıcı, hayır yani bozkır bir yer olsa yine neyse ama yemyeşil tepeleri oyup geriye gri bir enkaz bırakmakla ne elde ediyoruz merak ediyorum. Sonrasında buralar rehabilite edilecek falan diyorlar, nasıl olacak? Oyulmuş tepelerin içine TOKİ bina yapıp sağa sola da görüntü olsun diye süs ağacı mi dikecek?
Ben uzun uzadıya yazmayacağım zira hiç bir şıkkı işaretlemedim, hepsi lazım hepsi hayti önem taşıyor ancak Evet bir arkadaşımız tedbirleri saymış hemde emeğine sağlık @utu-masasi gerçekten emeğine yüreğine sağlık ancak bir başlangıç yazısı izin verirseniz ilave etmek isterim Yazdıklarınıza yürekten katılsam da bir yerde sorun varsa önce hastalığı tedavi etmeye başlamadan en baştan bu konuda sayın halkımızı eğitmenin önemini düşünüyorum Kazdağları talan ediliyor Rize sessiz, Soma’da madenciler ölüyor Kazdağları sessiz Rize’de ormanlar takan ediliyor Karadeniz yangın yeri tim ülke sessiz, yahu birisi çıkıp hop lan durun bakalım yetmezmi diyemiyor neden? ileri demokrasiye geçiş yaptık ondan Marmara temizliği için yapılan çöp sepeti olmuş ne fayda insanlar hala denize çöp atıyorlarsa?
Çok üzücü hakikaten, her şık birbirinden derin, birbirinden acı olmuş. Evinde oturup bunlara ah vah diyen biri olarak iyi sayılır mıyım? Bence sayılmam. Bence ben de iyi biri değilim, sadece zarar veren biri de değilim ve bunların zarar verdiğini görüyorum. Elimizden geldiğince konuşmaya, konuşturmaya, gündemde tutmaya ve kamuoyu tepkisini taze tutmaya çalışmalıyız diye düşünüyorum.
Marmara denizinin ölmesi çok kötü, berbat bir şey. Umarım siyasi emeller uğruna devletin kaynaklarını engelleyip denizi ölüm noktasına getirmezler ve derhal temizliğe başlarlar.
Bunların hepsinden daha önemli mevzu var.. karbondioksit salınımı ve küresel ısınma. Nasanin küresel ısınma raporlarını okusanız kanınız donar.. susuzluk çölleşme deniz seviyesi yükselmesi hava dengesinin bozulması ırkların yok olması hepsinin başı burdan çıkıyor.. ama bunun eylemi ilk olarak Çin'e Amerika'ya ve almaya yaya karsi yapılmalı acilen tüm dünya insanları tarafından hemde.. karbondioksit salınımınin %80 ini bu üç ülke yapıyor..! Ve önüne geçilmezse 2040-2050 li yıllarda bambaşka dünya görmeye hazırlanın o kadar durum vahim..
*D seçeneği hariç listenin hepsi diyorum. *Ve bütün bu olanların arkasında devlet erkini eline geçirip yasama, yargı ve yürütmeden sorumlu olan hükümet var. * Ülkenin bütün kaynaklarını fütursuzca ve sinirsizca zenginlerin istismarina açanlar sorumlu degil de yine dış güçler veya muhalefet. mi sorumlu? * Hükümet dediğin olacak riskleri önceden farkedip gerekli önlem ve tedbirleri alır. Yaşadığımız realitede olduğu gibi yangın etrafi sardiktan, her gün haber bültenlerine konu olduktan sonra acaba ne yapalim diye zoraki, ite kaka birşeyler yapacak edasıyla ortaya çıkmaz. *Ülkemiz çok daha iyi yönetilmeye layık.
Hangi derdimi anlatayım ki, 250 kelime yeterli gelir mi ya da siz okur musunuz?
Bakın gezegeni yok ediyoruz. Kimi bilerek kimi bilmeyerek. Büyük devletler önlem almassa 2100 yılında büyük felaketler dünyayı bekliyor. Dünya total sıcaklığı 1.7 santigrad derece artmış. Bu ben geliyorum ayak sesleri. Peki kişisel neler yapabilirsin: 1-Az poşet kullan. 2-Plastik atığı azalt, kafede pipet isteme mesela. 3-Az su kullan. 4-Az enerji tüket, israf etme. 5-Geri dönüşü mü öğren, öğret. 6-Bir çevre kuruluşuna üye ol. 7-Yeşili koru, ağaç dik, doğal beslen Bunları yap inan daha mutlu olacaksın.
kanal İstanbul yapılmamalı.. yapılır ise oradaki tarim arazileri su kaynaklari ve doğa bitecek.. iki yenişehir kurulacak ve orası betonlaşacak.. istanbulun nufusu en az iki milyon kişi daha artacak ve istanbulun sorunları artacak.. şıklara öncelikli olarak bunu koyman gerekirdi.. evet çevre sorunlarının hepsi önemli ama bu sorun en büyük boyutta olani ve bizim çocuklarımızı torunlarimizi , bizden sonraki tüm nesilleri olumsuz etkileyecek bir sorun.. yapilirsa geri dönüşü asla mümkün olmayan bir sorun.
Deniz salyaları yakında biticektir kalıcı birşey değil. Hayvanlara şiddet kendini bilmez insanlardan dolayı oluyor ve önüne insanın geçmesi gerekiyor önemli birer ama devletin pek yapacağı birşey olacağını sanmıyorum kadın haklarını bile savunamazken. Bu durumda en önemli şık kaza dağların ve ormanların katledilmesina karşı eylem gibi görünüyor..
Hes yapılmasın maden aranmasın demek saçmalık. Bunlar doğayla uyum içinde yapılabilir. Hes yenilenebilir enerji kaynağıdır güneş ve rüzgar gibi. Hesten alınan verim güneş santrallerinin kat kat üzerinde. Güneş enerji santrali kurulsun derseniz km karelerce alan kaplamak zorundasınız ki yine zarar termik yapılmasın, hes yapılmasın güneş santrali yapılmasın peki nasıl enerji üretelim? Enerjide zaten dışa bağımlıyız, bu kaynaklara ihtiyacımız var.
Kaz dağları konusunda 'Maden arama bahanesi' olup olmadığına halktan herhangi biri karar veremez. Bunu yetkili kişiler rapor ve sözleşme çerçevesinde incelerler. Popülist söylemler size hiçbir şey kazandırmıyor artık, bilin istedim. Diğer maddelere katılıyorum ve önceliğin A olduğunu düşünüyorum.
Böyle bir sıralama yanlış. Doğa ile ilgili herşeye birden öncelik verimelidir. Yani öncelik direkt doğaya verilmelidir.
Her tarafta cami varken son derece ihtişamlı ve pahalı camiler açılacağına, Kanal İstanbul gibi gereksiz şeyler yapılacağına, 5 müteahhit sürekli besleneceğine
Bunlara ayrılan para ile Türkiye'nin bütün doğal sorunları bitirilebilir.
Öncelikle Denizler akar sular dereler Irmaklar Temiz olmadı . Sonrada yer yüzündeki yaşadığımız Yerler temiz olmalı . Allah Temizdir Herseyin Temiz olanını sever . Doğayı Ormanları Denizi yaşanan şehirleri Tertemiz Yapmalıyız Hayvanları korumalı zayıf insanlara yardım etmeliyiz .
Hangi birini söyleyeyim ki. Önce herkes çöpünü yere atmaması gerektiğini öğrenmeli. O yere attıkları maskeler havaya bir sürü partikül yayıyor. G*tlerini kaldırıp iki adım çöpe yürümeye üşeyorlar. Yazıklar olsun onlara. Yeşillikler desen öyle. Kendi çöpünü bir torbada biriktirip ilk bulduğu çöp kutusuna atmak bu kadar zor olmamalı ya.
çevreciliğinizi yesinler sizin bu protesto edenlerin hepsi ya memur ya normal bir işçi mimari alanda veya yatırımcı işinde olsalar görürüm o çevreciliği ben aman ben para kazanayımda nolursa olsun kafasına girmezlerse bişey bilmiyorum kimse burda çevrecilik taslamasın kimse doğaya sahip çıkmıyor
Bizim burada köpeği ezdiler ve kaçtılar... Hayvan hakları tabii ki çıkarılmalı. İnsan hakları varken hayvan hakları neden yok ki bu ülkede? Onların da canı var hatta onlar insanlardan daha masum ve daha iyi.
Elimizin değdiği her yeri mahvediyoruz insanlar olarak. Marmara denizimiz, Salda gölü, Kaz dağları... Ciğerimiz, nefesimiz gelirimiz mahvoluyor... Onca zarar gören canlı da cabası... Canımız acıyor hepsine...
Oraya villalar yapan ünlülere bu halk para kazandirdikca ya da talqn edilen her servetimizi hiç eden siyasi düşenlere prim verildikce bu halk ve bu devlet daha cooooookkk kullanılmaya devam edilir
İlaveten geri dönüşüm dikkate alınmalı doğaya zarar veren detarjan lar yasaklanmalı, atık yağ birikimi teşviklenmeli, plastik atıkları çöpçüler değil her kişi kendi ayrıştırmalı,( pil, kağıt, cam toplama kutusu her sokakta olmalı
Bence kesinlikle piknik yerleri denizler deki çöpler temizlenmeli bence en büyük çevre Felaketi budur sonuçta 1 şişe yüzünden koca orman yanabilir bilinçli olalım 😊
Diğer 3 seçenekte de yine hayvanlar var kısaca sorunlarımızın temeli doğa ve doğayı birlikte paylaştığımız canlılar eğer hayvan haklarına öncelik verilir ise bu diğer şıklarda etki edecektir. Hayvanlar bizim geleceğimizdir onlar olmazsa bir kaç gün bile yaşayamayız üstelik çok tatlılar.
CUNKU OYLE OLMADI GEREKLI, AYRICA YEŞILI KORUYAN HAYVANI KORUR. BIRAZ MANTIKLI OLUN.. HAYVAN SEVGISI DIYE GECINENLER YEŞILLIKLERDE ATES YAKIP PIKNIK YAPMA GOSTERIS YAPMA SEVDALILARI, ORMAN VE KORULAR HAYVANLARA AITTIR.. SIZ HAYVAN DEGILSINIZ INSANSINIZ. AYRINTIYI DÜŞÜNÜN.. SAYGILAR BIZDEN.. HAYVANI SEVIYORSAN DOGAYI SEVECEKSIN.. DOGAYI KORUYACAKSIN..
Hepsi kritik sorunlar ama ben D dedim ülkeye sahip çıkamadılar... Vee insanların bu konuda dikkatli olmaları gerekken bunu da takan yok istisnalar hariç
Ülkemizde ne yazık ki o kadar fazla sorun varki. Çevre sorunlarının biri bitmeden birini görüyoruz. Tek umudum biran önce azalması, bitmesi mümkün değil belki ama umarım azalır...
Deniz salyası çok önemli. Bunun yüzünden algler de ölüyor ki algler bitkilerden çok daha fazla oksijen üretiyor. Malesef Hayvan hakları yasası asla çıkmaz o ayrı.
Hayvan hakları ile ilgili olan D seçeneğini seçsem de diğer 3 seçenek içimde kaldı. Keşke mümkün olsa da hepsini düzeltebilsek. 4 konu da çok çok önemli.
Karadenizliyim ve artık her akarsuda hes yapılmasından sıkıldım. Derede balık kalmadı. Sahil boyu en pis derede benim oturduğum yerdeki dere her iddiaya varım. Her türlü fabrika var.
E hepsi diyeceğimizi tahmen etmeniz süper ama birden önümüze çıkınca rastgele bir şıkka basmış bulundum. Diğerlerinin de başına bu gelirse herkes A şıkkını yanlışlıkla işaretleyebilir =/
Her türlü doğaya olsun canlılara olsun verilen zararlar üzücü elimizden geldiğince sesimizi çıkarmalıyız.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
insanlarin özgurluk adi altina siginip zina yapmasi ve iliskilerin bozuasi yuzeysellesmesi ve bireysellik buda beraberinde insana dogaya hayvana bitkiye karsi merhametsiz ve acimasiz olmasinin nedeni saf sevgi yok artik.
O kadar kararsiz kaldim ki secemedim bile hepsi tam bir felaket
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Öncelik kesinlikle denizlerin. Hayvan hakları yasası hayvanlarda popülasyon sorununa çare olmayacak belli bu. Kısırlaştırma yalan çünkü yapılmıyor. Belediyeler görevini yapmıyor bu durum işlerine geliyor bu olan küçücük çocuklara oluyor. Her gün bir saldırı oluyor. Mağdur hayvan sayısı da sokaktakilerin artmasıyla katlanıyor. Ne kadar çok sokak hayvanı o kadar mağdur olmaları demek. Belediyeler değil kısırlaştırma yapmak küpeleyip salıyorlar küpeli köpek doğum yapıyor böyle bir ülkeyiz.