Daha güzel arabalar, daha iyi evler gibi reklam ve pazarlama stratejilerinin algılarıyla süreç bir çıkmaza girer.
3. Evre çağdaş toplumlarda zaten tatmin edilmesi çok zor bir süreçtir çünkü yasalarla ve toplumsal kısıtlamalarla engellenir.
Merhaba ,
yine cvbın detayında aslında..
ilkel çağ ile modern çağ arasında ki ince bir doyumsuzluk ve sınırsızlık farkı birini yaşam zincirinin tüm halkalılarını yerine getirdikten sonra “sonlu varoluşa “ kucak açtırır , diğerini ise tüm zincir halkalarını yasamasına rağmen içindeki doyumsuzluk hırsı ile ölümden kaçtırır..
Dinsel bir öğretide , insana bir kuyu dolusu altın verilse ikincisini , ikincisi verilse üçüncüsünü ister tanımındaki doyumsuzluk örneğini anımsadım..
Bir insan bana göre yemek masasında Sadece ihtiyacı olduğu kadarına doyurmalı kendini , aksi halde uzun süreli keyif kacıran sancılar ile rahatını bozar..
Yaşam bana göre , hayatın benim için sunduğu levelleri tek tek atlayıp , her levelde varolan kuralı oynadıktan sonra o finali kendim için keyifle bitirmektir..
Daha fazlası sıkar ve gereksizdir , herseyin fazlası yorar çünkü ,
Tadının damağınızda kaldığı bir yiyeceği düşünsenize ,
hep o lezzeti düşünür hep benzer tadı almaya çalışırsınız ama hiç bir tadda o lezzeti bulamazsınız ☺️
Uzun süre varolup doyulan olmaktansa, tadın damakta kaldığı bir lezzet olmak benim ölüm ile ilgili kucaklayısımın cvbıdır..
Çağdaş toplumun doyumsuzluk hissi ile kendini yasama ve hırslara tutsak edişinin o rahatsız edici döngüsü de, onları hep eksik bir sona ve ani bir sonla karşılaştırır..
Hep daha fazlasını isteyen bu toplum, ne yaşarsa yaşasın eksik bırakarak noktalar finalini.. Çünkü hep daha fazlasını istemiştir ve varolanla mutlu olmak yerine hırsı ile beslenip sözünü ettiğim
o doyulan tadın akıldan çıkan etkisine adını yazdırmıştır☺️
🙏🏻
Cagdas insanin bir metropolde doğduğunu yaşadigini varsaydim. .(Tabi gelenekleriyle aile buyukleriyle yasayanlarda vardir onlar haric diyelim)
Cagdas insanin telefonu var her an gelen bildirimleri, yetismesi gereken işi veya toplantilari, aksamlari da yogun belki kulupler belki arkadas toplantılari. Cagdas kisinin bakis acisi genelde daha guclu olmaliyim, daha zengin, daha saygın, daha... Kendini tamamlasa bile bu kez cocuklar için daha iyi gelecek, daha iyi eğitim, belki yurtdisi..
Cagdas insan bu bakis acisiyla baslarken istesede bu pencereden kafasını cevirmesi çok zordur. Cunku dunya (teknoloji, karsi cins, para, vb) onlar icin vazgecilmezdir.
İlkel insani ise ; sayica cok az kisiden olusan kucuk bir koyde hayal ettim. O gokyuzunden ucan kuşa mucize olarak bakabiliyor. Bircok hayvan bakip besliyor. Yagmurun kotu hava değil bir nimet oldugunu biliyor. Toprakla, cicekle icice yaşıyor. Manevi seyleri daha cok dusunme firsati oluyor. Dedem hep şu sozleri mirildanirdi. "Bugun variz, yarin yokuz. " "İki günlük dünya" Ne anladin dunyadan desem "hicbirsey anlamadim sanki 1 gündü kızım " derdi.
Simdi ben koyde buyumesem bu sozlerle buyuyemezdim dunyayi bukadar dusunme firsatim da olmazdi. Teslimiyet icerisinde olan buyukler cocuklara en buyuk mirasi birakiyorlar. Ben de kendimi bildim bileli bu mirasin degerini bilmeye calisiyorum. Biraz arada kalmis bir donemdeyiz yaş olarak. Teknolojiden sonra teknolojiden once doneminin ortasinda dogduk. Ama temel de kulaginiza kabullenisi fisildayanlar bu bilincle buyutenler olunca hersey daha kolay oluyor.
"Cahildim dunyanin rengine kandim " dememek icin yaşlilari çok cok dinleyin.
Hep ilgi alanimda ve kaliteli sorular soruyorsun yazmaya baslarken aklima gelen 3 cumleyi yazmak icin basliyorum sonra ne oluyor bilmiyorum ben tesekkur ederim🙏
homo sapiens cunku daha evrim surecini tamamlamadi daha konusma ve dusunce yetenekleri yasadigi dunyayi algilamada surekli genisleyen evreni aciklamada daha yetersiz kaliyor son 1000 yilda birçok ilerleme yapsada t-43 zamanindan bu yana Planck sabitinide katarsak 13,8 milyar aslinda cok kısa bir zaman klasik mekaniğe göre uzun olsada ama bugün kuantum mekaniğindeki çözülemeyen spinler fotonlar ve belirsizlikler var 1 ve 0 kodlamayan elektron ve kuarkların sıradışı kural tanıayan füzyonlarından kopmuş bir uzay zaman dilimi.. daha çok sey var dunyada bulması gereken.. evrim süreci bu yüzden biyolojik beden olarak tamamlanmış olabilir ama zihinsel olarak henüz bitmedi.. bu da merak uyandırıyor acaba sonunda ne olacak? insan deniken biyolojik tür bu sorular için hala sorgulamalrın tümdengelimci araştırmalarında ve hipotezlerinde kesin ve net bir sonuç çıkartamadı.. bu da yarına ve dünyaya seküler bir şekilde bağlanma güdüsü ve ihtiyacı doğuruyor.. kınu sadece basit mal ve hizmetteki tüketim miktarı ve doyum noktası değil kardinalist bir şekilde sayılamayan birçok nesne ve soyut olmayan ya da somutlaştıramadığımız konualar var ve gelecek heyecan veriri yaşamakta çok güzel.. neden elektronlarından notronlarından protonlarından bütün füzyonalarından kopup toprağa girip yok olmayı istesinsin ki insan.. bütün enerjisini kaybedip bir sonu istesin.. bu insanın intihar ederken bile istemediği şey... ya da 7.62 mm bir muhimmiatın parçacık etkisiyle bedeni parçalayıp yaşam desteğini sonlandırması sırasında.. hersey özünde yaşamak ister
Güç sürecinin ikinci evresinde insanlar bir tür tatmin arayısındadır. Bilim dahil birçok yapay etkinlik bu tatminsizlikten doğar. Aslında yazdığın yazıyla verdiğim örnekleri doğruladın. Teşekkurler.
Cagdaş insan kendini dogaya karsi ustun gorup dogal olana direnc gostetir. O nedenle dogal olan onun icin kotudur.
Est. Dilim dondüğünce aklım yettiğince.
Tesekkur ederim
Cevap
10Cevap
Çağdaş veya geri kafalı fark etmiyor. Ölüm çok geniş ve derin bir kavram. Hiç yaşamadığı ve yaşayacağı anı bilemeyeceği birinin ondan korkması ve sonrasını düşünmesi normal. Normal olmayan, hiç yaşamadığı şeyin ne olduğundan bahsedenlerin masallarına inanmak.
Güzel yorum.
İlkel insan dedigin dünyaya kıymet vermeyen ebedi alemi kazanmak için yaşayan insandır ölüm onun için ebedi alemin anahtarıdır. Çağdaş insan dediğin dünya nimetlerine 'daha yok mu?' diyerek bir türlü doymak bilmeyen bir nefse sahip olan ve ve sahip olduğu tüm imkan ve nimetleri kaybetme anlamına gelen ölüm hakikati onu daima rahatsız eder. Lakin bu kaçınılmaz bir sondur onun için bu alem adına. Akibetinide Allah bilir. Vesselam..
Aynen
Üzerime pek düşünmediğim bir konu olmakla birlikte, yazdıklarına hak veriyorum. Sadece bir ilavede bulunayım, engellerden ziyade, zamane insanlarının en büyük sorunu seçenek fazlalığı. Yüzlerce kanal, binlerce oyun, milyonlarca video. Bunca seçenek, insanı seçimsizliğe ve doyumsuzluğa itmekte. Sonsuz seçeneğin sahibi olupta, sonlu olmak fikri de, ayrıca, mutsuzluğu katlamakta. Çünkü dünya madde, madde aleminden ötede, mücerret olma düşüncesi, maddi bir dünyada, pek hissedilmiyor gibi. Çoğu kişi için. Algılanılmayan öte alem, yoğunluğu tek dünya ve yok oluş, düşüncesinin kuvvetlenmesi ile de, yok oluş korkusu daha ağır basmakta.
Neden korkmasın ki her ne kadar felsefe ye dalarsak dalalım ne kadar derine inersek inelim en ana temelde yaratıcı ile karşılaşır insan. En basit bir sivri sineği incelediğimiz de sivri sineğin iki gagası vardır alt gaga kısa olan anestezi yapan gaga üst gaga ile de kan emer. Şimdi insan oğlu anasteziyi ne zaman buldu varsayalım 200 yıl önce sivri sinek ne zamandır var kainatın yaratıldigindan beri. Bu kudreti yaratanı sevmek ve korkmak lazim
yazıyı okumadım ama herkes bir gün ölmeyecek gibi yaşıyor ve bunu düşündüklerindeki rahatsızlığın sebebi bence sonrasında ne olucağını bilmediklerindendir ve çoğu kişide ölümden korkar ama korkmanın sebebini tam anlamış değilim benim ölümden korkum ailemin sevdiklerimin paramparça olacağı için ama her canlı bunu tadıcak rahatsız olsakta olmasakta dünyanın kuruluşu bu şekilde rabbim diğer tarafta rahat ettirsin
Hayata bakış açısı ve insanın elindeki imkanlar ölümden uzaklaştırır veya ölüme davetiye göndertir. Günümüz insanı ölümsüzlüğün peşinde çünkü diğer alem ya yok sayılıyor veya oraya hazır olmadığımız için korkuyoruz.
Çok güzel ifade etmişsiniz. Tabiki doğru biryazı, doğru tespitler ve doğru vurgular.
çok şey yapacagını zannettiği ve ritüel efsaneler yerine sorguladıgı ıcın
ölünce ne halt edecegız korkusu ve süreyi uzatma çelişkisi.
g. öt korkusu diyebılırız , evre falan seklınde spontane yaklasıma gerek yok diyelım.
:)
Ben çağdaş insanlık düzeyine geldiğimizi düşünmüyorum. İlkellikten çıkmadık daha
Yazına katılıyorum lakin her dönemin imkanları farklı yani şimdi belki 50 belki 100 yıl sonra yaşlanma olmayacak ve ozamanda biri çıkıp ne güzel yaşlanıp ölüyorduk mu diyecek
Zamanlar çağlar değişecek bu doğanın kanunu olabilir
kibrine yenil düşmüş insanlarız. her şeyi yapabiliriz, dünya bize ait gibi davranıyoruz. hesap vermeyi kim ister böyle durumda
*yenik
İnsanların vicdanlarından olan korkuları onlarda ölümü engelleme çabasına gidiyor. Aslında herkes ne yaptığını ve ne yapmadığını gayet iyi biliyor. Kaçabilme telaşı...
Komplike konular. Zor konular.
Kaybedecek çok şeyi olanlar korkar ve tabiki kötü olanlar
Çağdaş olamayacağı bi boyuta geçeceği için. Uğraştığı ve düşündüğü her şey birden puffff yok oldu.
Geri kafalı veya çağdaş fark etmiyor bir insan ölüme hazır dikilse henüz güzel yaşamamış demektir.
Bende zaten dedim ki geri kafalilar pek güzel yaşiyamiyor. Evet güzel yasiyanlar ölümü daha kolay kabulleniyor diğerlerine göre.
Çağdaş insanın ölümden rahatsız olması dünyanın bulunan göz kamaştırıcı hayatı vede dünya malı dır
Sonrasının hilinmez olmasından dolayı
Dunyanjn guzelligiden vazgecmek istenmediği icin
Kimisi hiçlilten korktuğu için (ateistler) kimisi de ameline güvenmediği için (inananlar)
Güzel bi yazı olmuş
Tembelliğim tuttu. Sesli atar mısın
Olur zor o yuzden
Rahatsız deģilim
Tatmin derken?
Neden uzak olsun ki belki yarın ölücem onu bilemezsin...
Tüm canlılar bir güç sürecinden geçerler. Bu süreçte güç dürtüsü tatmin edilemezse ki çağdaş toplumda ki yapay etkinliklerle kolay kolay tatmin edilemez, o zaman ölüm olasılığından rahatsızlık duymaya başlanır. Sen daha yolun başındasın. Ölümü düsünemezsin bile.
Düzgün bir fiziğin var, kırışık olmayan bir cildin var vs vs.
Zamanla botokslara başlama ihtimalin olur diye iddia ediyoruz bu yazıyla. Ama ilkel toplumlarda bu kabullenememe olayına rastlanmaz. Belli bir süreçten sonra ölüme hazırlanırlar.
Ölümü benden çok düşünen olamaz bundan emin ol...
Herhangi bir dış müdahale veya tehlike karşısında ölme olasılığı güç dürtüsünü aslında tatmin etmek için yararlıdır. Aynı zamanda artık az kaldı be ölüme yaklaştım hissiyatı bir trafik kazasında ölebilirim hissiyatından çok daha rahatsız edicidir ki çağdaş insanda güç evresinin başlangıcında bile panik atak türü görülmemesi gereken psikolojik rahatsızlıklarla karşılaşıĺabiliyor.
Okey
Genç insanlar ölüm hissiyatından pek fazla rahatsız olmazlar. Bir süre daha fiziksel ihtiyaçlarınız birinci evrede sizi kısmen tatmin edecektir. 2. Evrede yapay etkinlikler güç sürecinde tatminsizlik yaratırsa sağlığın veya dış görünüşünü korumak için olağanüstü bir çaba sarfetmeye başlayacaksın. İşte bu ölüme hazırlanmamış olma hissiyatının apaçık göstergesidir.
Tabiki genelleme yapmıyoruz. Yazıda da belirttiğimiz gibi çagdaş insanın birçoğunda diyoruz.
Psikolog falan mısın?
Anladim
güzel bir yazı
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?