Günümüzde kadın olmanın getirdiği pek çok zorluklar vardır. Bazıları erkekler tarafından bilinir ve ''bu da bir şey mi'' savunmasıyla kendilerinde olan bir zorluğu öne sürerler. Örneğin regl sancısı. Bunu söylediğiniz bir erkek, klasik olan ''o da bir şey mi siz bir de cinsel organınıza tekme yiyin de göreyim'' savunmasını yapar. Yani gelişmiş bir y kromozomlu hem erkek gururuna sahiptir ''her şeyi ben yaparım'', ''ben erkeğim her işin üstesinden gelirim'' yiğitliğini gösterir, hem de kadın olmanın zorlukları temalı konuşmada sidik yarıştırır. Buraya kadar cinsiyetçi veya erkek düşmanı görünmüş olabilirim. Ben sadece beyin özürlüsü insanlardan hoşlanmıyorum, tek sorun bu. Yazımın devamında da, hemcinslerimde barınan beyin özürlülerine de değineceğim.
Şimdi gelelim kadın olmanın zorluklarına...
1. Kadın-bayan tartışması

Aslında bu tartışmaya karşı ben İsviçre'yim. Çünkü bana kadın da dense, kız da dense, avrat veya bacı da dense çok umurumda olmuyor. Benim bakirelik kriterim değil, yaş kriterim var. Yani 25 yaşına kadar herkes ''kız''dır benim için.
Ama bunu ''bayan değil kadın'' diyen hemcinslerimin gözünden bakarsam şöyle bir savunma yapabilirim. ''Kadın ve erkek'' diyoruz. Nasıl ki ''bugün saati bir baya sordum'' demiyorsak; ''bayan değil kadın'' savunması yapabiliriz. Bu savunmanın altında ise ''eşitlik istemi'' yatıyor. Kadınlar kibar olunması, korunması veya savunulması gereken canlılar olarak görenler ''bayan'' derken, kendi ayakları üstünde durabilen, istediğini alabilen, kendini ifade edebilen dişi homosapienslere de ''kadın'' denir.
Bunun bir de bakirelik boyutu var tabii ki. Bakire olmayan kıza ''kadın'' denmesi de ayrı bir iğrençlik. Yine söylüyorum, İsviçre'yim ama savunma yapacak olursam ''bağyan değil KA-DIN!''
2. Kadın dediğin yemek yapmasını bilmeli sorunsalı

Bu zihniyete sahip beyler, evleneceği kadını hizmetçi gözüyle görüyor olabilir. Bakış açısı, bilemem. Ama ben 4 yıllık üniversitemi sana yemek yapmak için bitirmiyorum. Yemek yapmasını bilmiyorum ve acıkmadığım sürece de yemek yapmayacağım.
Memleket dışında okuyan erkekler de çok güzel yemek yapabiliyor. Hatta erkeklerin genelde kadınlardan üstün tuttuğu ve yine bir sidik yarışı olan ''ama aşçıların çoğu erkek'' sözü var. Demek ki, y kromozomu yemek yapmaya engel değilmiş. Yani, oturarak büyüttüğün poponu kaldırıp mutfağa gitmende hiçbir engel yok.
3. Regl ağrısıyla gelen kasıkta oluşan kasılmalar

Bunu her kız yaşamıyor belki ama ben kesinlikle yaşıyorum. Regl dönemlerinde bazen kasılmalarım oluyor ve mimiklerimi kontrol etmekte zorlanıyorum. Yani, sütyen askısının çıkıp da dikkatinin dağılmaması için uğraşmak gibi bir şey. Ağrısını anlatacak olursam; eşittir doğum sancısı bölü 10 gibi bir şey.
4. Seksist söylemler

''Elinin hamuruyla erkek işine karışma'', ''dua et ki kızsın'', ''şoför bağyanmış ondan''... Ve daha niceleri... Erkekler arasında bir deyim vardır ya ''eline vermek'' diye. Hah, şu günlerde, iş hayatında, okul başarılarında kızlarımız aynı bunu yapıyor. İmalarım yerine ulaşmıştır diye tahmin ediyorum.
5. İstediğini giyememe ve yapamama durumu

Aslında bu durumda her iki cinsiyete de düşmanım. Erkekler abazalığında, kızlar da açmakta ısrarcı. Ha ben demiyorum ''erkektir bakar sen kapatacaksın'' diye. Asla! Ben de dar giyerim, kısa giyerim, yerine göre açık giyerim. Ama ''yerine göre''... Yani tutup da, Doğu Anadolu bölgesinde Akdeniz'de giydiğim cıvıl cıvıl elbiseleri giymem. Ya da Kayseri'de şort, etek vb...
Diyeceksiniz ki ''tamam haklısın da nereye kadar böyle?''... Evet siz de haklısınız. Erkek giyiyor biz abazalık yapmıyorsak, kız da giymeli ve erkek bakmamalı. Ama maalesef ki, erkekler Cem Yılmaz'ın da desteklediği söylemle çok gelişmiş değiller. Yani, hayvanlardaki o ''üreme zorunluluğu'' hala onlarda var. Erkekler MAALESEF Kİ, evli bile olsa karşı cinse BA-KI-YOR-LAR. Bakıyorlarsa da, bizim de biraz dikkatli giymemizde fayda var, değil mi kızlar? Memeye bakıyorlar, bu bir gerçek. Öyleyse dekolte giymemeye çalışalım. Bacağa mı bakıyorlar? Kızım git Akdeniz'de, Ege'de daha gelişmiş yerlerde giy ne giyiyorsan. Ne o adam baksın ne de sen sinirini boz. Değil mi ama? Bunları bilip de giyip inadına ''ay bakıyorlar'' demek de komik sanki.
Keşke bir sihirli değnek olsa ve erkeklerin libidosunu %90 falan indirebilsek. Ya da medeniyetlerini %99 falan arttırabilsek. Keşke... Ama eldeki malzeme buysa orta yolu bulmakta fayda var.
6. Boyun kısa topuklu şart! Boyun uzunsa babet şart!

Benim kafam rahat aslında. 1.55 olmama rağmen inatla topuklu giymiyorum. Çevremdeki uzun kızlar inatla giymemi önerseler de ben giymiyorum. Aslında benim kafam daha rahat, yani kısa olaraktan rahat. Çünkü giymem gerektiği söyleniyor. Ama uzunların topuklu giymemeli sorunu bir kısıtlama.
Neymiş efendim uzunmuş da topuklu giymemeliymiş de. Ulan biz topukluyu uzun görünelim diye mi giyiyoruz? Yürüyebilen giyer, seven giyer, benim gibi penguene dönense giymez. Bu kadar. Bitti.
7. Hemcinsler arası rekabet: En iyi olma zorunluluğu

Erkekler her ne kadar kendileri için süslendiğimizi sansalar da, bir kız olarak söyleyebilirim ki bunu kesinlikle erkeklere güzel görünelim, hoş olalım, çekici gelelim diye yapmıyoruz. Kızlar arası bir rekabet vardır; hangimiz daha zayıf, giydiğimiz hangimizin üzerinde daha iyi durmuş, kimin makyajı daha iyi, kim daha iyi topukluyla yürüyebiliyor...
Şahsen ben okula sivilceli yüzle gittiğim için pek anlam veremiyorum. Artık kezban modu mu rahibe modu mu bu bilmiyorum ama hiç de rekabete girmiyorum. Ha tamam, giyimime özen gösteriyorum, uyumlu giymeye, güzel olmaya çalışıyorum ama kendim için. Zaten bir rekabet ortamına giriş yapacaksam şu sivilceli makyajsız suratımı her gün Mona Lisa tablosuna dönüştürürdüm. O dönemlere de bir girdim çıktım yani merak etmeyin. Ya da erkekler için süsleniyor olsam...
Bir ortamda bir makyaj yapan kız olduğu sürece bu rekabet sonsuza kadar sürer. Ve hiçbir ortamda makyajsız kız bulamayacağınız için artık bu rekabet işi normale dönmüş durumda. Bazı arkadaşlarımdan ''biraz makyaj yapsa aslında hoş kız'' dediklerini duyuyorum. Kardeş. BACI! YAP-MA-YA-CA-ĞIM.
8. Taciz edilen kız pislenmiştir bakış açısı

En çok bu maddeye eleştiri geleceğinden adım gibi eminim. Çünkü bu bakış açısı maalesef ki, hemcinslerimde de var. Taciz edildim. Evet... O da taciz edildi, şu kız da taciz edildi, karşı komşunun kızı da taciz edildi. Sıra arkadaşının annesi de, Otobüste yer verdiğin teyze de ve daha birçokları...
Taciz edilmemiş kız YOKTUR. Yoktur arkadaş. ''Erkektir yapar'' bakış açısındaki kızların savunması ''sen taciz edildin tabii üstümüze yıkma bunu'' oluyor. Evet oldu. Çünkü ona göre bir erkeğin onu röntgenlemesi taciz değildir. O basittir ve hoşuna gitmiştir. Onun ihtiyacıdır ve erkek de bu duruma hizmet eder. Ya da laf atılma durumu. Başta da söylediğim hemcinslerimin arasındaki beyin özürlüler bu maddede işte. Kız o kadar basit ki, o kadar karşı cinse, onun libidoyla söylenmiş sözlerine o kadar muhtaç ki laf atılması durumu onun için taciz değildir.
İşte bu tip kızlar aslında ''hiç tacize uğramamışlardır'' Otobüste kalkarken ''yanlışlıkla'' elini poposuna dokunduran delikanlının bu hareketi de taciz değildir. Niye biliyor musunuz? Çünkü alan razı... Veren razı. Ama tekrar ediyorum taciz edilmemiş kız yoktur. Özellikle Türkiye şartlarında. Biri laf yemiştir, biri röntgenlenmiştir. Biri göğüsüne dokunmuştur, biri pandik atmıştır. Ama sen bunu meşrulaştırırsan zaten taciz edilmemiş kız senin için vardır.
Dipçe: Tamamını okuduysanız eleştirme hakkı tanıyorum. Bunun haricinde laf olsun torba dolsun zihniyetindeyseniz eksimi ve engelimi yersiniz. Sonra eleştiriyle hakareti karıştırıp da vay efendim ''ergen eleştiriye açık değil'' demeyin sevgili hominidler.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar