Eski bir tüccar olan John çarşıda gezinirken kızına hediye etmek için çok güzel bir ayna beğenir. Nostaljik görünümüyle cezbedici bu ayna farklı bir bölmede satılıyordur. Satıcı John'un yanına gelir. Aynayı John'a olduğundan çok daha ucuz bir fiyata satar.
John karlı bir alışveriş, şanslı gün düşüncesiyle evine doğru yola koyulur
9 yaşındaki kızına akşam yemeği sonrası hediyesini uzatır. Linda hediyesini çok beğenmiştir. Güzel bir şekilde başlayan gün güzel bir şekilde noktalanır.
Linda'nın yüzünde oluşan yaralar
Linda bir gün aynada yüzüne bakarken küçük sivilce oluşumlarını fark eder ama buna başta çok da takılmaz. Sivilcelerin oluşumu gün geçtikçe artmaya başlar. Bunun üzerine Linda'nın annesi kızını doktora götürür. Maalesef ki ilaçlar fayda etmek şöyle bir kenara dursun sivilce oluşumu yerini yaralara bırakmıştır. Linda hayata küsmüştür, anne ve babası ise kızları için çok üzülüyordur. Linda bir gece yatmadan önce aynasına son kez daha bakar sivilcelerin akıbetini izlemek için. Ertesi sabah kalktığında yüzündeki yaralar daha da büyümüştür.
Yurt dışındaki en iyi doktorlardan yardım ve tavsiyeler alınır
Ancak tedavi süreci maalesef başarısız olur. Bir keresinde uzun zamandır aynalara küsen ve babasının aldığı el aynasına bile bakmayan Linda'nın yüzündeki yaralar büyük ölçüde düzelmeye başlamıştır. Linda yüzündeki düzelmeden çok memnundur, bir gece yatmadan önce el aynasından yaralarına bakar ve tekrar uykuya dalar. Umut doludur Linda, düzeleceğine inanıyordur.
Ertesi gün yaraları yeniden çoğalmıştır. Uzun süren tedavi süreçlerinin hepsi cevapsız kalmıştır.
Linda en sonunda aynalara küsmüştür
Evinde, dolabında ne kadar ayna varsa derhal atılmasını ister. Sadece babasının hediye olarak aldığı el aynası kalır evde. Linda annesinden o aynanın da atılmasını ister. Ayna diğer koli haline getirilmiş eşyalarla birlikte evden uzak bir araziye götürülür. Bir ay sonra Linda'nın yüzündeki yaralar düzelmeye başlar.
Linda'nın annesi el aynasından şüphelenmeye başlar
Kızının aynadan uzak kaldığı zamanlarda yüzünün düzeldiğini fark eden ve eve gelen el aynasıyla bu olayların başladığını fark eden anne, Linda'nın babası ile aynayı satın aldıkları yere gider.
Satış görevlisi "dükkan sahibi o aynayı diğerlerinden uzak tutun diyordu" şeklinde söze başlar.
Satış görevlisi dükkan sahibinin batıl inançları olan biri olduğunu düşündüğünü, bu nedenle aynanın kötü bir ruha hizmet ettiğine inandığını açıklar. Dükkan sahibi ile de durum detaylıca konuşulur.
Ayna, vakti zamanında soylular sınıfından bir kadına aittir. Bu kadın aynanın uğursuzluk getirdiğini bildiği için bu aynayı kocasının, ilk eşinden olan dünyalar güzeli kızına armağan eder. Çünkü üvey kızından nefret ediyordur. Üvey kızı git gide çirkinleşir ayna yardımıyla. Durumu öğrenen yakınları, soylu kesimden olan bu kötü huylu kadını şehirden uzaklaştırır. Tam bir düzelme için aynanın kırılmadan, sarılıp gömülmesi lazımdır. Ayna kazı çalışması esnasında tesadüfen bulunmuştur ve yenilenerek nostaljik bir çalışma olarak tekrar satışa çıkarılmıştır.
Satış görevlisi bunun efsaneden ibaret olduklarını düşündükleri için satmak da bir sakınca görmediklerini açıklar ve olaylar karşısında şaşkınlığını gizleyemez.
Bunun üzerine yarım kalan görev tamamlanır
Ayna uzağa götürülmüş kolilerden çıkarılır, üzeri kapatılarak tekrar toprağa gömülür... Bu olay aynayı merak edenler olur ve zarar görür düşüncesiyle kimseye söylenmez. Gömülü aynanın yeri gizli kalır.
Linda'nın yaraları da aynanın gömülmesiyle tamamen kaybolur.
50 yıl sonra
Aynanın bulunduğu yerde piknik alanı ile ilgili çalışmalar yapılmaktadır. Tesadüfen aynanın bulunduğu toprağı iş makinası eşer, alır ve başka bir yere toprak aktarmak üzere kamyona koyar.
Aynanın yüklendiği kamyon yolda giderken freni tutmaz ve kaza yapar. Kamyon devrilir topraklar ise etrafa saçılır.
Ayna özgürlüğüne maalesef ki tekrar kavuşmuştur...
Diğer hikayede ilginç bir şey oldu, yazı uzun olduğu için içerisinde yazım yanlışı olan yerleri iyice kontrol edip düzeltmiştim. Ama bence moderasyona girince, eski haline geri dönmüş. :) Bu da çok esrarlı bir olay :D
Ve senin hikaye anlatım tarzın çok iyi, sitenin imajını kurtaracak cinsten. :) Mütevazılık yapma :)
Öyle gibi olacak ama aslında öyle değil :D Emek, kurgu, üreticilik var. Dün bir üyenin çok süper bencesini gördüm dumur oldum. Sadece viral resimleri paylaşılmış ve burçların adını yazmış koç boğa şeklinde. Bu kadar ek tek bir yazı bile yok.
Bu sitenin gözümüze soktuğu üyelerden biri. Aynı şeyi başka bir üye yapsa direkt spam olurdu. Ki kaç üyenin bu şekilde yazısının çok süperliği gitti.
Aynen sonumuz hayrolsun ama ayrımcılık çok oluyor. Windrain, mandarinia gibi çok sevdiğimiz isimler yazmayı kesti. Neyse devam etsinler. Çalıp çırpanları zorla alkışlatmaya devam etsinler.
ceyhun bugün sorunda görüş kalabalığı yaptım, birini bilerek etiketledim. Dedikodu yaptıklarını bildiğim için diğeri nasılsa iletecekti ona. :) Hala da hedef alıyor, editörlüğümün alındığını iddia ediyor. :) Diğeri de farksız sana çok bildirim geldi :)
Sen biliyorsun da buranın kızları işte sürekli dedikodu iftira peşinde. Diğerinin de altta kalır yanı yok ssleri gördük :) Velhasıl şu sitede takma diyene söyleyeceksin her şeyi, en çok onlar takıyor anında yetiştiriyor bak :))) İkisi de engelliydi bende. Diğerine haber etsin diye ay ben umursamıyorum yazanları kullanıyorum. Anında yetiştiriyorlar :D Planlı yaptım :)
Bu ayna,1453'te Kemâlistler tarafından Osmanlı padişahı II. Mehmet'e hediye edilir. Bizans'ın fethedilmesini, ancak Fatih'in yüzünde yaralar açmakla engelleyebileceklerini bilen Kemâlistler, aynayı Osmanlı'ya gönderir. Zira Fatih yara ve sivilceleriyle uğraşırken, Bizanslılar zaman kazanacaktır. Aynayı Osmanlı'ya gönderme emri, bizzat Mustafa Kemâl ve İsmet İnönü'den gelir. Kemâlistlerin bu adımını tahmin eden Fatih, yeniçerileri yollar ve Kemâlistleri yolda öldürür, aynayı alır ve bir satıcıya verir. Bu satıcı da oğluna, o da oğluna verir. Olay bundan ibaret.
bir hayal ürünü olan bu bencenizi beğendiğimi söyleyebilirim pek utangaç kız. siz ileride belki yazar ya da senarist olabilirsiniz. ki inşallah olursunuz. özellikle senarist çünkü iyi senaryo yazıyorsunuz. bazen pek utangaç olan bazen hiç olamayan bazen de çok iyi senaryo yazan kız.
Ne el aynasıymış yahu. Aklıma Osmanlı'daki lanetli saat geldi. Onu da satın alanlar kısa süre içinde ölüyordu. Bir de ağlayan çocuk tablosu. Buna benzer daha birçok olay yaşanmış tabii ne derece doğru orası meçhul.
Ama benim dediğim ağlayan çocuk hikâyesi doğru. Hatta 2 bin ev yanmış, The Sun haber yapmış, tabloları getirmeleri için. Osmanlı'daki hikâye de doğru. Bu da doğrudur belki :)
Evet hayal ürünü bir tane daha uydurdum aynı hashtag de mevcut :) Bir tık daha uzun o :) Tüm dünyada ve bizim kültürümüzde de böyle hikayeler çok fazla. Bir de yazmak beni dinlendiriyor. Yazmayı seven biri olarak anlıyorsundur bunun zevkini :)
Bunu da yazmıştım. Daha uzun. İşin ilginci iki üç yerde yazım yanlışı düzeltmiştim, moderasyona girince eski haline dönmüş yazdıklarım. Bu da böyle bir esrarengizliktir :D Yazım konusu hassas noktam.
ablacım takip isteği gönderdim sana. hikayelerini hep görmek için. senin yüzünden Sherlock Holmes'in korku vadisi kitabını yarıda bıraktım bak. :)
1
3 Yorumla
Bence diyen
+1 yıl
Zaten hikaye olarak başka yazmadım ben, ilgin için teşekkür ederim :) Takip kabul etmiyorum. Malum birini kabul edince diğer üye alınıyor, bazı fake üyeler profili gözlemliyor. Uğraştırıcı durumlar var.
Edebiyatı kitap okumayı seviyorsun Türk dili ve edebiyatı ile ilgili benceler yazabilirsin. Divan edebiyatı Tanzimat sonrası dönem ile ilgili benceler yazabilirsin. Fecr-i Ati ve Servet-i Fünun akımlarından bahsedebilir, bu dönemlerin şairlerinin şiirlerini yorumlayabilirsin. Cumhuriyet dönemi şiirleri ve romanları üzerine analizler yapan benceler de güzel olur. Yabancı ülkelerin edebiyatına da ilgi duyuyorsun sanırım. Shakespeare`nin Othello Macbeth Kral Lear gibi eserlerini işleyebilirsin. Goethe Cervantes Tolstoy Maxim Gorki Dostoyevsky gibi yabancı yazarların romanlarını tanıtabilir eleştirilerini yapabilirsin. Her ülkenin edebiyatı bir kültürel hazine. Zevkine göre istediğin tarzda edebiyat benceleri kaleme alman çok hoş olur
Bu kadar kızılacak ne vardı be? Ben sana insan gibi sordum sen ise bana hayvan gibi cevap veriyorsun. Ne bileyim belki alıntılamışsındır xper kasmak için. Xper le 25tl lik indirim çeki ya da kıyafet alabiliyorsun. Bu kadar sinirli olmaya ne gerek var. Siz de alarmlanmış saat gibi köpürüyorsunuz.
En İyi Cevaplar