Doğumumuzdan Bu Yana Uyutuluyoruz!

Yıllardır aklımda olan, üzerinde düşündüğüm bir konuyu paylaşmak istedim sizinle. Ön yargılarınızı kenara bırakıp okursanız sevinirim. Güzel olur yani. Bilmenizi isterim ki ben Thales ya da Sokrates değilim. Kafası karışmış bir kardeşinizim sadece.

Doğumumuzdan Bu Yana Uyutuluyoruz!

Neyse evet konumuza geri dönelim. Benceye bir soru ile başlamak istiyorum. Her insan farklıdır. Bunda hem fikiriz. Fakat her insan için bir köpek nasıl bir köpektir? Bir kedi her insan için bir kedidir. Bir kaleme çıkıp ben bunu yerim derseniz insanlar size deliymişsiniz gibi bakar. Aldatmayı aşk olarak görsek, aşkı aldatma olarak mesela?

Kavramlar herkes için nasıl aynı olabilir ki? Dolaba kapı desem olur mu? Anneye baba desem? Babaya anne?

Doğumumuzdan Bu Yana Uyutuluyoruz!

Neden evlenmemiz lazım? Neden sevmemiz lazım? Sarılmak güzelken, bıçaklamak neden kötü? Bir insana zarar veriyoruz diye mi? Bir insana zarar vermek niye kötü peki? Neden güzel bir söz sevindirir bizi, neden kalbimizi kırar kötü sözcükler? Kelime kombinasyonlarının üzerimizdeki etkisi neye göre?

Doğumumuzdan bu yana uyutuluyoruz belki de.
Doğumumuzdan Bu Yana Uyutuluyoruz!

Evrenin düzeni sağlansın diye. Doğumumuzda popomuzu şaplaklamalarından tutun, anneyle ilk göz göze geldiğimiz ana, bir bebek ameliyathane de doğduğunda, hastahane örtülerin yeşil rengi ve daha bir çok şey bunların bir parçası.

Doğ, büyü, sev, öl. Düzeni sağlamaya çalışıyorlar.
Doğumumuzdan Bu Yana Uyutuluyoruz!

Hatta bazen düşünüyorum da tüm bu katiller, deli denilenler, sevilmeyenler, topluma uygun görülmeyenler bu hipnoz evresini bir şekilde tamamlayamayan insanlar. Aykırılar.

Ben bunu düşünüyorum uzun zamandır. Fikirlerinizi paylaşırsanız ne güzel olur. Katılsanız da katılmasanız da. Bir şekilde paylaşın, dünyayı tek başıma kurtaramam çünkü.

Doğumumuzdan Bu Yana Uyutuluyoruz!
Cevapla