
Bu bayrağı bilirmisiniz? Ne umutlarla çekilmişti göndere. Karası zulmü, beyazı umudu, ay ve yıldızı Türk'lüğü ve yeşili İslâmı simgeleyen bu bayrak; Bulgar çetelerinden bezmiş Batı Trakyalı Türk halkının yaklaşık 2 aylık umudu oldu.
Bulgarlar, Yunanlılar, Sırplar ve Karadağ sinsi batı gazıyla ve dayanağıyla 1912 de Osmanlı'ya karşı ittifak kurmuşlardı. çok münbittir bu Dünya toprakları, içinde şerefin ve insanlık denilen (güya) üst mertebenin olmadığında, zulümü amaç edinen çok kolay insan bulunur her coğrafyada.
önce çetelerle, sanra kurulan itifakla, Osmanlı devleti Balkanlardaki topraklarının tamamını kaybetti. Ayrıca Batı Trakya, Edirne,Kırklareli gibi tamamına yakını Türklerden oluşan şehirler, kurnazlık yapan Bulgarlar tarafından işgal edilmiş, 30 Mayıs 1913’te imzalanan Londra Antlaşması ile bu durum kabullenilmişti çaresiz. Bulgarlar Karadeniz’den Ege’ye uzanan büyük bir devlet kurmuşlardı bu kurnazlık sonucunda.
Eh öteki Balkan devletleri kıllandı bu durumdan, gıcıklık büyüdü, aralarına, binbir vaadile Romanya'yıda aldılar ve Bulgarlara saldırarak 2. Balkan savaşını başlattılar.
Vahşi sırtlanların bir avuç eti paylaşamaması gibi, paylaşamadılar, Balkanları. Osmanlı baktı fırsat bu fırsat, "Bunlar it gibi kapışırken, bende topraklarımı geri alayım, olmadı Edirneyi alayım" dedi ve verdi görevi Enver Paşya.
Gazı alan ittihatçı Enver paşa, Bulgarların diğer sırtlanlarla yaptığı savaş sonucu askerlerini batıya kaydırmasını fırsatı ve savaşın zulmünden kırılan o vefakâr, çilekeş Türklerin desteği ile, 23 Temmuz 1913’te Edirne ve Kırklareli’yi Bulgarlardan geri aldı.
Bu yeni durumda Bulgarlar paşa paşa İstanbul ve Yunanistan ile Atina antlaşması imzalandı. Enver paşa ufukta bir kıvılcım görmüştü bir kere. "madem biz meriç kıyalarına kadar geldik, ötesinide alırız evel Allah" diyerek, 3000 kişiyle meriç nehrinin ötesine geçmiş önüne geleni sindirmeye daha yeni başlamışken, başta bu Balkan devletlerinin ağabeyi olan Rusya ve batılı ayrık otu simgeli filamalı, devletlerin baskısıyla atların direksiyonunu geriye kırmak zorunda kaldı.
Buna rağmen Enver paşa "yemişim bunların bakısını, hep sizmi üçkağıt yapacaksınız? i.pneler!!!" diye bağırıp bölgeyi geri almak için, daha önceden Trablusgarp'ta yaptığı bağımsız çete mücadelesini burada da yapmak için Teşkilatı Mahsusa'dan
Kuşçubaşı Eşref'i çağırdı. Görevi alan Kuşçubaşı Eşref başında bulunduğu 16 Subay ve 100 erden oluşan bir çete örgütlenmesi oluşturup, hemen harekete geçti.
Edirne’den Ortaköy ve Koşukavak üzerine devam etti birlik. Burada oluşturduğu milli tabur ile Bulgarlara karşı mücadele vererek; Koşukavak, Papazköy, Mestanlı ve Kırcali’yi Bulgarlardan geri aldı.

Kuşçubaşı Eşrefin bölgedeki başarılarına destek olması için, Enver paşa, sonraları Teşkilatı Mahususa’nın reisliğini de yapacak olan Süleyman Askeri Bey’le birlikte bir grup subay ve askeri de destek olarak gönderdi.
Bu takviyelerinde gazıyla 31 Ağustosta Gümülcine,1 Eylülde ise İskeçe Türkler tarafından geri alındı. Gümülcine’nin de geri alınmasıyla burada Garbi Trakya Hükümet-i Muvakkatesi adıyla Batı Trakya geçici hükümeti kuruldu ve başkanlığına da Salih Hoca getirildi.

Bizimkiler araziyi boş bulmuş koştururken "medeniyet" diye tek dişiyle yırtınanlar boş dururmu? Her yerinden diş geçirdikleri ve her dediklerini yapmak zorunda olan cihan(?) devletine, başladılar baskı yapmaya. Çağresi var mıydı Osmanlının bilinmez ama çaresizce ordularına "çekilin" emrini verdi.
Emri verdi vermesine ama, o orduların çekilmesi demek, nüfusun neredeyse tamamı Türk olan o topraklardaki halkın ırzını, onurunu, hayatını kana doymayan, onursuz ve namussuzca silahsız halka saldıracak olan, Bulgar ve Yunana emanet etmesi demekti.
Kumandanlar toplandı, "ne yapalım?" diye soruldu, "ne yapacaz? bu halkı kana susamış gavurun elinemi bırakacaz? İstanbul'da zaten millet birbirini yiyor, bizde başımızın çaresine bakalım, bu halkı yalnız koymayalım" denir ve ilk kez kuvayi milliye tanımı orada yapılır.
Türk olan bölgenin terk edilmesini kabul etmeyen birlikler, "yemişim senin emrini..!" diyerek Osmanlı devleti ile tüm bağlarını koparıp 12 Eylül 1913’te Batı Trakya Türk Cumhuriyeti adıyla bağımsız bir devlet kurdukların dünyaya ilan ederler.
Baş kenti Gümülcine olan, 6 bini Osmanlı, toplamda 30 bin kişilik askeri gücü olan bu devletin, başkanı Hoca Salih efendi, genel kurmay başkanıda Süleyman Askeri' olur. istiklâl marşı yazılır,
pulu basılır.
Yönetim biçimi cumhuriyet olarak belirlenen bu devleti, 1918’de güneybatı Kafkasya’daki Türk Cumhuriyetinden 5 sene önce, Türkiye’den ise 10 yıl önce 12 Eylül 1913’te Batı Trakya Türk Cumhuriyeti adıyla, tüm dünyaya ilan ederek, tarihin sayfalarına koyarlar.
Çok ilginçtir ki Bulgarlar karşı çıksa da, bu devlete sevinen hatta 2 ekim 1913'te Dereağaç'ı kendi isteği ile Tırakya Türk Cumhuriyetine bırakan Yunanlılar olmuştur. Tabi Bulgar boş durmadı. Batılı devletleri kışkırttı, Rusya'yı fişfikledi, bunun neticesinde Rusya başta olmak üzere batınında baskısıyla sadrazam Halim paşa hükümeti 29 Eylül 1913 tarihinde imzaladığı İstanbul Antlaşması'yla Osmanlı hükûmeti, "o halk orada ne yapar? Ne eder?" demeden, Batı Trakya'yı bütünüyle Bulgar zulmüne bırakır.
İstanbulun o hükümeti Miralay Cemal Bey'i bölgeye gönderir. "Batı Trakya Cumhuriyeti Bağımsız Hükûmeti"'nin 25 ekime kadar toprakları Bulgarlara bıraknasını ister.
İnanıyorumki o gün birileri yeterince küfür ederek, ama çokçada ağlayarak, belki bir umut, "daha sonra kullanırız" diye silahları saklayarak 25 ekim 1913'te tarihimizin ilk cumhuriyetini fes ettiklerinde, milyonlarca Türk'ün yüreği paramparçaydı. Acaba Miralay Cemal o toprakları 30 ekim 1913'te General Lazarof komutasındaki Bulgar ordusuna tamamen teslim ettiğinde, oradaki halkın, 1990'lara kadar zulüm altında yaşamalarının, adımını attığını bilseydi, ne yapardı?
Sürçü klavye ettiysek affola.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar