Hasan Gibi Çocukları Fark Edin!

Merhaba, size bugün "bence" adı altında yaşanmış bir olay anlatmak istiyorum. Umarım okuduklarınız bazı şeyleri fark etmenizi ve harekete geçmenizi sağlar.


Herşey, bir müfettişin ilkokul 1. sınıflara teftişe gitmesiyle başlar.


İzmir'de bir ilkokul öğrencisi olan 7 yaşındaki Hasan, gariban bir ailenin evladıdır. Gecekonduda annesi, babası ve 8 kardeşi ile birlikte yaşayan Hasan, pencere kenarının en arka sırasında tek başına oturan, dersle hiçbir ilgisi olmayan bir öğrencidir.


Hasan Gibi Çocukları Fark Edin!

Boş olan tek yer Hasan'ın yanıdır ve müfettiş sınıfla tanıştıktan sonra Hasan'ın yanına oturur, sınıfa sorular sormaya başlar. Müfettişle ve sınıfla hiç oralı olmayan Hasan, elindeki Yeni Asır gazetesini okumakla meşguldür. Nihayet teneffüs zili çalar ve müfettiş, birkaç dakika Hasan'ı inceledikten sonra dayanamayıp sorar:



Ne yapıyorsun?



Bunun üzerine Hasan, gazeteden başını kaldırıp müfettişe cevap verir:



"Hiiç, gazete okuyorum işte."



Hasan'ın bu cevabına bir hayli şaşıran müfettiş, gazeteye şöyle bir göz atar ve sorar:



"Peki ya ne okuyorsun, Hasan?"



Hasan gazeteyi müfettişe doğru çevirir ve



"Canım sıkılıyor, ben de köşe yazısı okuyorum."



der. Bu cevap üzerine müfettiş artık şaşkınlığını gizleyemez. Fakat daha da tuhaf olan bir şey vardır ki, Hasan diğer öğrenciler gibi teneffüsü bahçede oyun oynamakla geçirmez. Müfettiş bu sefer bunun nedenini sorar, Hasan'ın verdiği cevap yine akıl dışıdır.



Onların hepsi çocuk, ben onlar gibi değilim. Onlar daha alfabeyi bile bilmiyor!



Zil çalar, öğretmen içeriye girer. Müfettiş öğretmene Hasan'ın durumunu sorar ve aldığı cevap



"Fakir bir öğrenci, derse hiçbir ilgisi yok. Hiç arkadaşı yok, çok asosyal bir çocuk. Kendi halinde. Ne oldu, soru sordunuz da cevap mı veremedi?"



olunca müfettiş soluğu Hasan'ın yanında alır ve Hasan'a



Şurayı oku da hep beraber dinleyelim Hasan.



der. Öğretmen ve öğrenciler, şaşkın bir şekilde Hasan'ın okuduğu köşe yazısını dinler.


Peki ya sonra öğretmene ne olur?


Görevden alınması gerekir ama müfettiş ona büyük bir ders verdikten sonra, görev yerini değiştirtmekle yetinir. Öğretmeni bile Hasan'ı fark etmediyse, toplum nasıl fark etsin? Birazcık duyarlı olsak, suskun çocuklarımızın üzerine titresek bu gizli cevherler gün yüzüne çıkacak belkide.



Ha siz sormadan söyleyeyim, Hasan da artık IQ düzeyleri normalin dışında olan çocukların gittiği özel okullardan birinde okuyor.


Hasan Gibi Çocukları Fark Edin!

Evet, bu bencemin de sonuna geldim. Bir sonrakinde görüşmek üzere!

Hasan Gibi Çocukları Fark Edin!
Cevapla