Kızım Dinle Beni. Kaygılarım Sana Dair

Rüzgar benim adım. Bazen Lodos olurum yağmuruma sarılan, bazen ılık bir Meltem deniz kıyısından. Bazen toz olurum toprağa karışan. Toprak diyenler de var adıma. Kimi zaman Yıldız'dan eserim, kiminde Karayel'den. Donarsa içim içi geçmişliklerime, Poyraz olur buz keserim. Bu gün kasırga olasım var. Kıyametler kopuyor yine içimde. İçim içime sığmazlarımla birlikte. Bağırmak istiyorum sesim kısılana dek bağırmak, çıldırasıya haykırmak arşa değin. Göz göre göre, bile bile, isteye isteye acıtmak canımı. Her acıdan nasibimi almak gibi. Kudurasım var. Kudurmuş bir köpek olasım. Kudurturcasına ısırasım. Döngüyü değiştirip tersine çeviresim var. Tepeden tırnağa değişip tepelerine inesim. "Neyim var, neyim yoksa" larımla yok olasım. Gölgemi de alarak yanıma, görünmez olasım. Sittin sene gidip de dönmeyesim var. Tüm gözlerden ırak, kuytulara sığınasım var bu yağmurlu ve bu katran karası gecede. Bir kibrit çakıp ateşe veresim var ortalığı, şu ara sıra göğü aydınlatan şimşeklere inat. Yıldırım olup düşesim dünyaların üzerine.


Kızım Dinle Beni. Kaygılarım Sana Dair


Neden biliyor musunuz? Kızımıza ve kadınımıza, hatta bana dil uzatan o iğrenç ruhlara, gözü dönmüşlüklere, edepsizliklere, umarsızlıklara, her haltı işleyip ahkam kesmelere, dur durak bilmeyen soytarılıklara, ortalıkta insan diye geçinip, insanlıktan zerre kadar nasiplenememişlere, gözlerinde at gözlükleriyle her b*ku bildiklerini zannedenlere, iki lafı bir araya getirmeyi beceremeyip, söz söyleme hakkını sadece kendinde bulanlara, hoş görüsüz, duygusuz, hedefsiz, başarıyı sadece kalp kırmak, insan hayatını hiçe saymak zannedenlere, kendini tanrının elçisi ilan eden, söylevlerini tanrısal kılan üfürükçülere, yüreği beş kuruş etmez yüreksizlere çok kızgınım.


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *


Kızım, kızamadığım, kızmaya kıyamadığım, gülüşüne doyamadığım, güneşine ulaşamadığım, kokunda esir kaldığım, ateşinde yandığım, susuzluğunda kuruduğum, gözünde bir damlaya seller olduğum. Sana sesleniyorum.


Ben yaşadıkça kimse acıtamaz canını.
Kızım Dinle Beni. Kaygılarım Sana Dair


Yaşım başımı çoktan geçmiş, baş tacı ederek yaşamaya çalıştım hep kendim dışındakileri. Haklı ya da haksız olduğuna pek aldırmadan. Haksızlıklara tahammülsüzken üstelik. Toz pembe bir hayat sunamıyorum önüne. Hayallerin olsun ama, hayalperest olmayasın diye, "Özgürsün kızım, olabildiğine özgür olacaksın" diyemiyorsam da, kendini nasıl koruyacağını, hep düşüp nasıl ayaklanacağını, ayakta nasıl dimdik kalacağını anlatmaya ve göstermeye çalışırken ömrümce sana ve elim sırtında gözüm üzerinde, "sana güveniyorum, çevrene güvenmiyorum" diye geçirirken bile içimden, bunu yüzüne söylemeye cesaretim olmadan, "önce kendine inanacaksın" diyerek başlıyor sana dair cümleler. Ama korkma canımı canına verdiğim, ben yaşadıkça kimse acıtamaz canını.


Önce İnsan olacaksın.


Kadın - erkek diye ayırdılar bizi. Ayrılmaz bir bütünken üstelik. Her istediğini yapana erkek, erkeğin istediğini yapana kadın dediler. Biz demedik kızım. Demeyeceğiz. Biz önce İNSAN diyeceğiz. Yaratandan ötürü seveceğiz yaratılanı. Sen kadınlığını bileceksin, erkek adamlığını. Ne kadın olacaksın, ne de erkek. Önce insan olacaksın kızım. Önce insan.


Hakkına sahip çıkacaksın.
Kızım Dinle Beni. Kaygılarım Sana Dair


Çok zor bir yaşam bekliyor seni. Ben olduğum sürece yanında, hani yanıbaşında değil de hayatta. Elbette üstesinden geleceğiz gücümüz yettiğince. Gücüm yettiğince ve yüreğim, dokunmaya kıyamazken ellerim, sana kalkan elleri kıracağım sorgusuz sualsiz. Öyle güçlü olacaksın ki, benden sonra da bir daha kimsenin eli kalkamayacak sana. Sen de eline ve diline sahip çıkacaksın güzel kızım. Kimsenin hakkına el uzatmayacak, diline dolamayacaksın kimseyi. Umudunu kaybetme. Biz gibi düşünenlerle çoğalıp güçleniyoruz hep birlikte.


Onurunla yaşayacaksın.


Yok öyle kadına dil uzatmak. Kadın diye horlamak. Edebinle, adabınla, saygınla, sevginle yaşayacaksın başı dik. Utanmayacaksın kadınlığından. Hor görmeyeceksin ne kendini ne erkeği. Hakkına sahip çıkacak, kimsenin hakkına göz dikmeyeceksin. Onurun için yaşayacaksın güzel kızım. Önce sen kendini onurlandıracaksın. Kimsenin haddine değil senden hesap sormak. Sen insanlığının hesabını bir tek yaratana vereceksin.


Sevgine sahip çıkacaksın.
Kızım Dinle Beni. Kaygılarım Sana Dair


Biliyorum, yüreğin sevgi dolu. Sevgiyle büyütüyoruz seni çünkü. Gün gelecek, sevgini aşkınla büyüleyeceksin. Büyülü düşler kuracaksın. Sevdalanacaksın, sevdana inanacaksın, güveneceksin. Aşkına dair şiirler yazacak, resimler çizeceksin hiç yapmadığın kadar. Hiç olamadığın kadar mutlu hissedeceksin kendini. Ömrünü adamak isteyeceksin kuşkusuz. Bazen bu yolda yanılacaksın. Yanıldığını gördüğünde yıkılacaksın. Bu kez hiç yaşamayacağını düşündüren acıların olacak. İncitecekler yüreğini. Fakat bebeğim unutma sakın, yaşam her şeyiyle sadece bize ait. Yaşamı değerli kılan, acısıyla, tatlısıyla, öfkesiyle, sevinciyle, ağlaması gülmesiyle, her saniyenin bizlere dair olması. Hatalar da bizim, doğrular da. Günahlar bizim için, sevaplar da. Kim günahkar kim değil, bunu bir tek yaratan bilir.



Yaşadığımız her tecrübe bize kaldığımız yerden daha güçlü adımlarla yürümeyi öğretir.



Sevgine sahip çık birtanem, kimsenin sevgini kullanmasına izin verme. Herkese saygı duy ama hakkından ödün verme.


Duruşunu bozmayacaksın.
Kızım Dinle Beni. Kaygılarım Sana Dair


Sen kızım, kadın olarak bir mucizesin. Sadece sen değil ha, tüm kadınlar. Tanrının belki de en özeli. Duruşunla, bakışınla, estetiğinle, inceliğinle, zerafetinle, güzelliğinle, kısaca her şeyinle yaratılmış bir mucize. Bütün gözlerin üzerinde olması çok normal. Elbette kimse sana benim baktığım gibi bakmayacak. Kimi delirecek sana, kimi gerçekten çok sevecek. Kimi arzulayacak seni, kimi bedenini isteyecek sadece. Azgın ruhlarını doyurmak için kullanmaya çalışanlar olacak. Aşağılamaya, hor görmeye, güç göstermeye yeltenenler. Gücü sadece güçsüzlere yettiğinden şiddet uygulamaya kalkanlar olacak. Unutma ki yavrum, sen düzgün duruşunu, olgunluğunu bozmadığın, arzularını dizginleyebildiğin, aklını kullanabildiğin, saygını kaybetmediğin, sadakatini gösterdiğin, önce kendine bağlı kalabildiğin, seni sen yapan değerlere sahiplendiğin sürece, o bakışları kör edebilmek senin, sadece senin elinde.


Sen bir kadınsın çiçeğim. Ben bir erkek. Ama ne sen benden farklısın, ne de ben senden. Bana verilen hürriyet, senin hürriyetin. Bana tanınan özgürlük, senin de özgürlüğün. Bir ben egemen değilim dünyaya erkek olarak. Egemenlik güçte değil, akılda. Namus bedende değil, beyinde.


Bir baba değil sadece, aynı zamanda bir erkek olarak benim görevim, kızım olarak değil sadece, bir kadın olarak senin;


Gücüne güç katmak gücümü göstermek değil. Aklına akıl olmak, akıl vermek değil. Ömrüne ömrümü vermek, ömrünü almak değil. Sevgini sevgimle yoğurmak, nefretini kazanmak değil. Bedenine ruh olmak, kullanmak değil. Başını dik tutmak, öne eğmek değil. Omuzlarından yük almak, yük olmak değil. Kanına kan yapmak, kanını akıtmak değil. Kalbine can olmak, yüreğini parçalamak değil. Nefesine nefes olmak, soluğunu kesmek değil, yoluna yoldaş olmak, yolunu kesmek, yoldan çıkarmak değil.


Benim görevim, yaşamı her şeyiyle seninle paylaşmak kızım, hayatı sana zindan etmek değil.


Yaşama hazırlarken seni, yalnız değilim biliyorum artık. Sana güveniyorum. Bizden biri gibi olanlarla da. Biliyorum ki, sevgiyle bakan gözler, sevgisizliği ezip geçecek.


#Sevgiyle kalın.


#Blueobsession

Kızım Dinle Beni. Kaygılarım Sana Dair
Cevapla