Kızlarsoruyor.com'un bence özelliği geldikten sonra, eski hesabımda hiç "bence" paylaşmamıştım. Daha sonra aklımdakileri kaleme almanın güzel olacağını düşünerek paylaşmaya başladım, sağolsun Kızlarsoruyor.com kullanıcıları da "Bence"lerime değer verip okudular. İnsan paylaşımlarının beğeni aldığını duyunca mutlu oluyor.

Paylaştığım "bence"ler sonrasında bir takım mesajlar almaya başladım, içlerinde oldukça "gereksiz" konular olanlar da vardı, değindiğim konularda sıkıntıları olan konularda. Bir mesaj sahibinin üzerinde özellikle durmam gerektiğinin farkına vardım. Tabiki konunun uzmanı falan değilim, ancak insanların görüşlerime değer vererek paylaşımda bulunmaları daha hassas davranmama sebep oldu.

Mesaj gönderen kişinin izni ile, nick'ini açıklamadan konuyla ilgili bir bence daha yazmamın uygun olacağını düşündüm. Kendisi özellikle ricacı oldu, "nickim ve ismimin geçmeyeceği bir "bence"yi yine zevkle okurum" şeklinde. Bu cümleyi kuranın o olduğunu sadece ikimiz bildiğimize göre, kendisi ile ilgili bir "bence"nin yayında olduğunu da artık biliyor demektir.

İnsanların hayatları boyunca nelerle karşılaşacağı ne yazık ki bilinmiyor. Bilinmemesi aslında hayatı en güzel hale getiren bir durum. Neyin, ne zaman, nasıl olacağını bildiğimizde "sürpriz" asla tadamayacağımız bir his olacaktı.
Kahramanımız hayatında bir çok kez yanlış kararlar verdiğini düşünüyordu. "Yanlış" olarak nitelendirdiği konuların hepsi gönül meseleleriydi. Sevmenin ne demek olduğunu belki de hala çözememiş olan bir bireyin aslında "dram" dolu bir yaşamı olduğunun kendi bile farkında değildi. Aslında bunları tüm samimiyeti ile anlatırken, yalnız olmadığının bile farkında değildi. Kendisi gibi bir yaşam süren o kadar çok insan vardı ki, o sadece kendisinin "kendince büyük hataları" sonucu bunları yaşadığına inanıyordu.

Biz insanlar, duyguları olan, konuşarak iletişim kurabilen, dünya üzerindeki canlıların en özellikli olanlarıyız. Dolayısı ile yaşadıklarımızı "hata" olarak kabullendiğimiz zaman da kaybetmeye mahkum olduğumuzun farkında olması gereken canlılar, yine biziz.
Duygularımızın bize yaptırdığı hiç bir şeyi, bir başkasına ya da kendi kendimize "hata" olarak adlandırmamalıyız. İçimizden o an ne geldiyse, bizi duygularımız ne şekilde yönlendirdiyse, beynimiz bize o an ne emrettiyse onu yapmışızdır. Sonucu "en kötüsü" bile olsa, biz yapmışızdır ve sorumlusu yine bizizdir. Buna "hata" değil, "tecrübe" demeliyiz.

Kimse, anne rahminden çıktığı anda üstün yetenekler, üstün düşünce, üstün duygu yönetimi ile hayata başlamıyor. Ateşin görsel güzelliği, canımızı acıttığında sadece görünen bir güzellik olarak beynimizde yer ediyor. Yani tecrübe ederek yaşıyoruz. Yaşadıklarımızı, hayatımıza dahil olan başka kimselere anlatırken, benim bir takım "hatalarım" oldu, bunlar için "pişmanım", bugün olsa yapmazdım, bilseydim yapmazdım diyerek anlatıyorsak eğer, biz güçlü birey değiliz demektir. Birilerine kendimizi baştan mecbur hissediyoruz anlamına gelir bu.

İnsan kendisinden başka kimseye mecbur değildir. Hayatı boyunca ne yaşarsa yaşasın, gün içinde olan bitenden tutun da, genç yaşlarında yaşadıklarına kadar, hepsi ile yüz yüze gelen en sonunda yine kendisidir. Bu yüz yüze geliş, bazen gece kafamızı yastığa koyduğumuzda bazen de manevi düşünceler içerisine girdiğimizdedir. Yani bunun sıkıntısını yine biz kendimiz yaşarız.
Her zaman "hata"ları olduğunu düşünen bir insan, bir başka insan karşısında 1-0 geride demektir. Kabullenmişliği hisseden karşı taraf, bu konu üzerinde yeri geldiği her an baskı uygular ve susturur kabullenen kişiyi. Sonra daha da içe kapanır ve hayatın tadını almadan, hayatının sonuna gelir, üstelik bir ömür geçmişindeki kendisini suçlayarak.

O yüzden demem o ki; "Geçmiş, geride kalandır, müdahale edilemez. Gelecek ise geçmişe bakarak şekillendirebileceğimiz bir bilinmeyendir." Biz geçmişimizdeki her olayı, "hata" olarak adlandırırsak, gelecek geçmişten çok daha kötü olur. Ama biz geçmişimizdeki olayları, "o an istedim, yaptım. Bugün aynı durum olduğunda, bugünkü şartlara göre davranırım." şeklinde yorumlayabilirsek, güçlü insan oluruz.
Baştan kaybeden olmaktansa, sonradan güçlenen biri olabilmek daha güzeldir.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer