Geçmişten Kaçmak

Geçmişten Kaçmak



Yaşananlar yaşanacakların önüne perde gerebilir mi? Yoksa yaşanıp geçmiş hatalar, günahlar veya affedilmezler zamanla uçup gidecekmidir?


Bu aynı bembeyaz bir sayfayı üzerinde lekeler dolu bir sayfanın üstüne koymak gibidir. Eğer sayfa üzerindeki lekeler kurumuşsa beyaz sayfa kirlenmeyecek ve bir sonraki her sayfa beyaz olarak kalacaktır.


Ya kurumamışsa? İşte insanlığın kusuru burada gelir. Belki de kendini koruma iç güdüsü. Geçmişten ders almak diyebilir kimisi. Kimisi de "insanın karakteridir geçmişi" der. Unutulamayanlar o beyaz sayfaya geçmenize müsade etmez. Geçmiş sürekli bir gölge gibi takip eder. Elimizde olmadan bağlantılar kurarız. Paranoyakça haraket eder, suçlarız. Her sayfa daha açılmadan lekelenir.


Peki bununla bir insana kıyafet biçmek ne kadar doğrudur? Bu kıyafeti giydirdiğimiz sevgili, ya gerçekten o kıyafeti hak etmiyorsa?


Kusur ararken, herkes karşısına bakar ama aynaya bakmayı unutur. Kusurlu bir beyin o kıyafeti nasıl düzgün biçebilir? Aslında o biçilen kıyafet, kendi hatalarımızın eseridir. Bize dayatılmış, bir başkasının doğrusu, ahlakıdır o. Bir başka yandan gerçek hataları kusur olarak göremediğimiz gibi.


Zira bir ilişki de kendi doğrularımız ile haraket ederken, aslında yanlışa doğru, doğruya yanlış deme ihtimalimiz çok yüksektir. Duygularına teslim olmuş bir beyin mantıklı düşünemez. Doğru kararlar alamaz. Bir tarafsız görüşe ihtiyaç duyar sürekli. İç dünyasında göremediklerimizi bir yakınımız görebilir belki diye.


Sonuçta, geçmişin izleri ne kadar bizi yıpratırsa yıpratsın, üzerse üzsün temiz bir sayfayı kirletmeyelim. O temiz sayfa aslında mutluluğumuzun hikayesinin yazılacağı kitabın ilk sayfası olacaktır. Kirletmeyin, kirletilmesine müsade de etmeyin.

Geçmişten Kaçmak
Cevapla