
On üç yaşındaydı...Çok başarılı bir ilkokul eğitiminin ardından ülkenin en iyi devlet liselerinden birini kazanmıştı.İstanbul'un Avrupa yakasındaki gözde ilçelerden birindeydi bu devlet okulu.Okuluna ait yurt vardı.Küçük kız,bu yurtta kalacaktı.

Yaşı nedeniyle annesinden/babasından ayrı kalmaya alışkın değildi.Ailesinin içi rahattı,çünkü çocukları devletin mükemmel liselerinden birinde eğitim alacak yine bu liseye bağlı bir yurtta kendisi gibi başarılı ablaları ve bilinçli yurt yöneticileriyle kalacaktı,bundan daha iyisi var mıydı?Hesaba katmadıkları hatta bilgi sahibi olmadıkları tek konu bu devlet yurdunda her yıl geleneksel olarak düzenlenen yurt yönetiminin izniyle gerçekleşen bir şaka(!) organizasyonun varlığıydı...

Küçük kız yurda daha yeni gelmiş ortama ısınamamış ailesinin özlemini ve yeni ortamın verdiği çekingenliği derin derin hissederken son sınıftaki ablaları odasına geldi.Ona kötü davranarak onu bekleme salonuna götürdüler.Bu şaka seansı yıllardır organize edildiği için sistem zaman içinde gelişmişti.Şaka için özel bir oda hazırlanıyordu.Filmlerdeki sorgu odaları atmosferi oluşturulmuştu.Kapkaranlık odayı masa lambasıyla aydınlatıyorlardı.İçerde sandalye ve masa vardı.Çocuk,bekleme odasında merakla otururken yeni tanıştığı diğer arkadaşları şakaya çoktan maruz kalmıştı.

Okula yeni başlayan her çocuk sekiz-on tane ablası tarafından sert bir şekilde gözleri bağlanarak şaka odasına alınıyordu.Odaya girince gözleri açılıp fotoğrafı çekilip gözleri tekrar bağlanıyordu.Bu bir ritüeldi.Çocuklar karanlık odada gözleri tekrar bağlanınca korku düzeyleri artıyordu.Bu durum,şakayı yapan ablalara(!) büyük haz veriyordu.Ancak şaka daha yeni başlıyordu...
Şaka yelpazeleri oldukça genişti.Kafalarına göre bir şaka seçip büyük hazlar içinde çocuklara şaka yapıyorlardı.Küçük kızın arkadaşlarından birine dans etmesi emredildi.Korku ve şaşkınlık haliyle karşı gelemedi.Ancak dansı beğenilmedi...Biraz daha seksi olmalıydı.Ablaları taktik veriyordu: "Yere çömelerek bacaklarını aç!Üzerindekileri çıkar!"İç çamaşırlarıyla striptiz yapmaya zorlandı.Daha sonra:"Şaka yaptık :) " denildi.Olay bitmişti,bu kadar basitti!Ancak bu çocuk en ucuz kurtulandı...
Küçük kızın başka bir arkadaşı odaya alındı.Masanın üzerine karbonat döküldü.Çocuğa,bunun uyuşturucu olduğunu okulda onu satacağını kendisinin de kullanacağını söylediler.Çocuk ağlamaya başladı.Burnuyla uyuşturucuyu alması istendi.Reddedince elleri kolları bağlandı.Damara iğneyle enjekte edeceklerini söylediler.Çocuk buna maruz kalmamak için burnuyla aldı uyuşturucuyu...
Bir diğer çocuk ise ablalarından birinin poposunu öpecekti...Sandalyeye oturtuldu.Masaya çıkan kız iki kolunu birleştirerek öpmesini emretti.Öpmemesi halinde yalatacaklarını söylediler.Çocuk korkuyla öptü...Gözleri açılırken masadaki yaratık,iç çamaşırını giyer gibi yaptı ve çocukta kızın poposunu öptüğü algısı oluştu.Yurda her gelenin bunu yapmak zorunda olduğu söylendi ve çocuğa dişlerini fırçalaması önerildi.Yurtta kalanlar bunu yaşayan bazı çocukların ağızlarını kolonyayla temizlemeye çalıştığını söylüyor.
Sıra küçüğümüze gelmişti...Onun için seçilen şaka en acımasız en aşağılık ve en ürkütücü olandı...Odaya alındı.Bir süre psikolojik baskı uygulandı,kötü davranıldı.Karşısındaki insanların kötü kişiler olduğuna inanması sağlandı.Şaka için uygun ruh hali hazırlanınca çocuk için belirlenen rol ona söylendi:FAHİŞE OLACAKTI...Ablaları on üç yaşındaki çocuğu buna inandırmak için ellerinden geleni yapıyordu.İnandırıcı olmak için mekan adı bile veriliyordu:"Karaköy'de erkeklere pazarlayacağız seni!" diyorlardı.Cinsellikle belki de yeni yeni tanışmaya başlayan bu çocuk kötü hissetmeye başladı,ağladı,fenalaştı...Ablaları bu şekilde tatmin oluyorlardı.Kız daha da kötü olunca şakayı izleyenler müdahale etti,tuvalete götürdüler ama kız bir türlü sakinleşmedi...Travmayı atlatması uzun sürecekti...

Son sınıflara göre yaptıkları son derece makuldü.Kendilerine bunlar sorulduğunda çocuklarla kaynaşmak ve saygı duymalarını sağlamak için bunu yaptıklarını söylüyorlar.Yani amaçları kötü değil,sadece saygılı nesil yetişsin diye bunu yapıyorlar!Olayı ben mi abartıyorum bilmiyorum dostlar...Bana bu tarz şeyler yaptırmak isteseler karşı koyabilirim,direnebilirim,onlara boyun eğmemek için canımı bile veririm.Ancak küçük bir kız çocuğu savunmasızdır,üstelik ailesinden ayrı bilmediği bir ortamda bunlara maruz kalmak psikolojilerini yıpratır.
Bu şakaların yapıldığı çocuklar beş yıl sonra kendileri son sınıf olduğunda bunları diğer insanlara yapacakları günü hayal ederek rahatlamaya çalışıyor.Bana yapıldı ben de yapacağım kafası,sinir çıkartma duygusu oluşuyor.Bu şekilde hastalıklı bir nesil yetişmiş oluyor.
Belki de bunlardan daha kötüsü bu yapılanlarla alakalı olarak sorduğum bir soruya -Karaköy şakası hariç- yetişkin birkaç bayanın "E iyi yapmışlar bak saygıyı öğrenirler işte" şeklinde yorumlar yapmasıydı.Demek ki bu hastalıklı kafa devlet yurtlarının dışına taşmış ve bir çocuğa bunların yapılması normal sayılabiliyor.
Tüm bu şerefsizliğe yurt yönetiminin izin vermesi Uğur Dündarları,Kemal Sunalları yetiştiren lisenin bugün bu noktaya gelmesi son derece üzücü...O yurtta kalan arkadaşım bana video kayıtlarını izletmesydi anlattıklarına inanmayacaktım.Şimdi soruyorum:
Bunlar sizin kız kardeşinize ya da çocuğunuza yapılsaydı tepkiniz ne olurdu?
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar