Çanakkale Savaşı Yemek Menüsü Yalanı!

Bu Bence'yi hazırlamamdaki asıl amaç, Atalarımızın, kahraman şehitlerimizin verdiği onurlu, kudretli mücadelesine saygısızlık değil, bilakis bir övgü, minnet, şükran duygusundan ibarettir.

Ancak biz anlatılan "acıklı efsanelere" daha fazla kanar, göğsümüzü daha da kabartır, daha bir onurlanırız. Halbuki, Atalarımızın vermiş olduğu bu eşsiz mücadelede, değerlerini anlamamız için gerçekten böyle efsanelere, aciziyetlere ihtiyacımız var mı?

Evet, bolluk içinde, sıkıntısız bir savaş süreci olmamıştır ama o her yerde anlatılan yemek listesi de kocaman bir yalandan ibarettir. Ben demiyorum, kaynaklar diyor buyurun beraber bakalım.

Neden bu efsaneye gerek duyuyoruz?

Çanakkale Savaşı Yemek Menüsü Yalanı!

Millet olarak dramı sevdiğimiz doğrudur. En büyük kahramanlıkları da hep yoklukla birleştirir daha bir anlamlı hale getirmeye bayılıyoruz ne yazık ki... Ama söz konusu Atalarımız, hemde göğüs göğüse taşla, toprakla savaşmış yiğit kahramanlarımız olunca bu denli efsanelere gerek yok diye düşünüyorum.

Mutlak bolluk elbette yoktu, ciddi sıkıntıları vardı özellikle mühimmat konusunda, ama anlatılan efsane kadar da vahim değildi durumlar.

1917 yılı ve 43. Alay

Çanakkale Savaşı Yemek Menüsü Yalanı!

Çanakkale'de 43.Alay hiç bulunmamıştır. Ayrıca Çanakkale savaşı 1916 yılının ilk aylarında sona ermiştir. Yayılan yemek listesinde 1917 yılından bahsedilmiştir ki, tamamıyla Irak Cephesi'nde bulunan 52. Tümen 43. Alay 1. Tabur’a aittir.

Çanakkale Zaferi, başta Türkiye olmak üzere dünya tarihini değiştirmiş, tarihe altın harflerle nakşedilmiş Türk Ordusunun ne denli aziz ve kahraman olduğunun bir göstergesidir. Bu savaşın önemi ve büyüklüğü, mehmetçiğimizin azametini, kahramanlığını ve fedakarlığını görebilmemiz için bu tarz efsane ve hurafelere ihtiyacımız yoktur.

İlhan Selçuk’a ait “Yüzbaşı Selahattin’in Romanı” adlı kitapta bu bilgiler açıkça yazmaktadır.

Çanakkale Savaşı Yemek Menüsü Yalanı!

Bolluk olmasa da, mutlak yokluk da yoktu

Çanakkale Savaşı Yemek Menüsü Yalanı!

Diğer cephelerdeki gibi Çanakkale'de çok zor şartlar olmamış, büyük sıkıntılar yaşanmamıştır. Kısmi ve geçici sorun ve eksiklikler dışında Osmanlı, Çanakkale'ye azami özen ve desteği göstermiştir.

Çanakkale Cephesi’nde Türk Ordusunun İaşe ve İkmal Faaliyetleri adı altında Mehmet ÇEVİK & Yavuz Selim ÇELOĞLU çeşitli araştırmalar yapmış, dönemin ihtiyaçlarını ve karşılananları yazmıştır.

Dedelerimiz zaman zaman et, kuru fasulye, nohut, bulgur, pirinç ve hatta sucuk yemiştir.

Çanakkale'de (bazen azalsa da) ortalama, 900 gram ekmek, 250 gram et, 150 gram bulgur, 20 gram zeytinyağı, 20 gram tuz, 9 gram sabun. erzak veriliyormuş.

Teğmen İbrahim Naci'nin Günlüğü

Çanakkale Savaşı Yemek Menüsü Yalanı!

“1 Haziran 1915: İaşe pek mükemmeldi. Bazen asker günde üç defa yemek yiyordu.

14 Haziran 1915: Akşam 6.35’te askere fasulye yemeği dağıttırdım. Bu yemek pek leziz olmuştu.

16 Haziran 1915: Öğle yemeğini fasulye, papara hoşaf olarak yedim. (…) Akşam yemeğini fasulye, pilav ve hoşaf olarak yedim.

19 Haziran 1915: Öğle yemeği semizotu, ciğer yahnisinden ibaretti.”

Çay, Nargile, Kahve, İmambayıldı

Çanakkale Savaşı Yemek Menüsü Yalanı!

Muhaberelere katılan Zabit Vekili Mehmed Fasih Efendi ise günlüğünde şu bilgilere yer vermiştir. Bu bilgiler devlet arşivlerinde koruma altındadır:

“26 Ağustos 1915: Yemek yedik, güzel bir imambayıldı, bir nargile, bir kahve ile güzel bir keyif yaptım.

1 Eylül 1915: Bir kahve ve bir nargile aşk ettim. Yemek geldi, yedim. Biraz gazete okudum. (…) Ateş yaktırdım, biraz sucuk kızartıp yedim.

26 Eylül 1915: Oturup yemek yediysem de canım istemiyor. Sucuk ve bulgur pilavından birkaç kaşık aldım, karnım doydu, kahve ile nargileyi çektim.

3 Ekim 1915: Yemek hazır fakat canım istemiyor, zorla mantı ile lapayı yedim, kahve ile nargileyi çektim.

16 Ekim 1915: Yemek geldi. Izgara köftesi ve çorba oturup yedim.”

İkdam gazetesi 16 Temmuz 1915 tarihli nüshasında :

Bugün İstanbul’dan hareket eden bir zat, mevki-i harbin (savaş alanının) hangisine gidecek olursa olsun, güzergâhında müteaddid (çok sayıda) erzak ambarları ve bu ambarların dâhilinde, sundurmalarında, civarında yığılmış erzak çuvallarının, yağ tenekeleri ile fıçılarının âdeta birer tepe teşkil ettiğini görür. Seyahatine devam ettikçe gece gündüz yollarda kıtalara çay, ayran, ekmek veren askerî çayhanelere, erzak kafilelerine rast gelir. Arabalarla, develerle taşınan, hiçbir zaman arkası kesilmeyen erzak kafileleri kâmilen (tamamen) orduya gider. Bu âli (yüksek) himmetler sayesinde ordumuz muharebede iaşe hususunda zerre kadar sıkıntı çekmemektedir.

Ceddimizi, aziz şehitlerimizi böyle yokluk ve sefalet içinde savaştı gibi gösterip daha da anlamlaştırmaya gerek yok. Onlar zaten en lüks şekilde de savaşmış olsa, en sefil halde de savaşmış olsa minnet duygumuz azalmayacağı gibi, kahramanlıkları ve azizlikleri de azalmayacaktır.

Allah her birinden razı olsun.

Sevgi, saygı, rahmet ve dua ile..

#süperbenn

Çanakkale Savaşı Yemek Menüsü Yalanı!
8
15
Görüşünü yaz

En İyi Erkek Görüşü

  • SinirliBiber

    Yalan tarih ile milli ve manevi duygularımız sömürülüyor bu bir gerçek. Yokluk vardır mutlaka ama bu denli olduğunu ben de artık düşünmüyorum. Güzel bilgiler için teşekkürler.

Senin görüşün nedir?

Senin görüşün nedir?

Kızlar & Erkekler Ne Diyor

814
  • Bilgilendirici paylaşım için teşekkür ederim. Çanakkale Savaşlarının ne başladığı ve ne zaman bittiğini bilen biri olarak bu listeyi görür (9 Şub 1915 – 9 Oca 1916) inanırdım, üzülürdüm. 21 Temmuz 1917 Tarihi beni uyandırmamış. Şimdi kendime kızıyorum. Bir arada şey modaydı; güya dönemin Suud Kralı Kabeyi yıkmak istemiş; İşte efendim Atatürk de diyesiymiş ki "len akıllı ol! kabenin tek tuğlasına dokunursan, ordumu alır gelir, dünyayı sana dar ederim!!!" Ben bile bunu ilk duyduğumda gururlanmış inanmıştım. Sonradan kafayı çalıştırınca öğrendik ki, Suud Krallığı Suudi Arabistan Krallığı 23 Eylül 1932'de kurulmuş. Atatürk'ün yazdığı iddia edilen mektupda 25 Haziran 1919 Tarihi var. Atatürk 19 Mayıs 1919'da Samsuna yeni çıkmış. Düşünün Atatürk bir ayda düzenli ordu kurmuş; Suud Kralı kabeyi yıkarsa onu alıp, Suud kralına saldıracak!!! ama bunun için de tabii 1932'yi beklemesi lazım. Bir ara iki tane hırpani çocuk resmi yayınlarlardı. Onun üzerinden vatan millet sakarya edebiyatı yaparlardı. Böyle şeyleri saçma sapan yalanları niye uydururlar anlamıyorum. Tabii ki Atatürk büyük bir askeri siyasi dehadır; onu yüceltmek için hakkında yalan uydurmaya gerek yoktur. Aynı şekilde kurtuluş savaşı ve çanakkale savaşlarındaki dedelerimiz de, kahramandırlar. Ayriyetten haklarında yalan uydurmanın onlara faydası ne?

    • Twiter hesabımı kapatmıştım. Sırf bunu paylaşmak için geri açıyorum. Gerçekten güzel bir bence olmuş. Ama bu site böyle güzel bilimsel tarihsel benceleri süper bence seçmez. Sağol varol.

    • pardon, kabe dööl, peygamberin mezarıymış...

    • Teşekkür ederim kardeşim.

  • ardarda01

    Çok ilginç bir konuya temas ettiniz. Doğru bildiğimizi sandığımız ve sürekli gündeme getirilen yemek mevzusuna açıklık getirmiş oldunuz. En azından bu konuda farkındalık oluşturunuz.

    • Bilmemiz gereken bir doğru olduğunu düşündüm.

  • Büşra_riri

    Yalan değil aslında yemek listesininin az olması onların daha iyi savaşabilmesi içinmiş İngilizler konserve yerlermiş bu yüzdende tuvalet ihtiyacı çok gelirmiş hepsi de aynı bölgeye yaapınca tifüs hastalığından gebermiş yarısı bizimkinle çıkartmamak için çok yememişler ishal yapan yiyecekler yememişler çünkü bizim ingizler gibi silahlarımız yoktu insan gücü olduğu içinde az yemeleri gerekiyordu

    • O liste yalan. Üzüm hoşafı, ekmek vs. Yalan liste.
      Konu az ya da çok yemeleri değil. Çanakkale müzeleri ve devlet arşivlerinde doğru bilgilere ulaşabilirsiniz.

    • Tam listesini bilmiorum sn daha iyi bilirsiniz ama az yedikleri doğru daha iyi hareket etmeleri için ne demek istediğimi anladın mı

    • Demek istediğinizi gayet anladım

  • Sssonsuzzz

    Yazınızı okurken aklıma şunlar geldi... Japonlar, Çocuklarına Hiroşima'yı ve Nagazaki'yi Niçin Gezdirir? Bununla ilgili güzel bir yazı okumuştum vakti zamanında eğitim sistemindeki milli ruh oluşturma girişimlerine hayran olmuştum...

    Aslında sadece “acıklı efsaneler...” yetmez size katılıyorum...

    Ellerinize emeğinize sağlık güzel bir bence olmuş teşekkür ederiz...

  • AykutArısoy

    Yemeği şöyleydi böyleydi bırakın bu işleri orda can verenler olmasa siz burda olmıyıcaktınız. Yemek menüsü farklı çıktı diye tarihi bir zaferi

    • Lafım paylaşım yapan arkadaşımıza değil bu arada yazının sonunda ki güzel düşüncelerini beğendim 👍

    • Eyvallah :)

  • Whell

    aç aç mücadele etmemeleri savaşmamamaları zaferin değerini azaltmaz ki tarihçilerimiz neyin kafasını yaşıyorlardı acaba atalarımız bizi bugünlere günde bir somun ekmek yiyerek ulaştırdılar demek için bizi özümüze sıkıca bağlamak için tarihi çarpıtmışlar buna ne gerek var biz yine biliriz zaten değerini

  • sultann3363

    Allah sizden de razı olsun böyle güzel bilgilendiröelere ihtiyacımız var özellikle tarih hakkında...

  • Hiç mi sıkıntı çekilmemiş. Bunu böyle ifade etmek yanlış. Elbette devlet ordusunu aç, susuz bırakmaz. Fakat erzak konusunda hiç sorun yoktu demek çok büyük bir yanlış. Zira yeri geldiğinde ağaç kabuklarındaki reçineyle beslenmek zorunda kalındığı dedelerimiz tarafından anlatılmıştır. Her türlü lojistik ve gıda zorluklarına karşın kahraman Türk ordusu, 13-14 yaşındaki çocuk askerleriyle destan yazmıştır. Yine de, söz konusu menünün Çanakkale değil Irak cephesine ait olduğunu gösterdiğin için teşekkürler

    • Sıkıntı elbet çekilmiş. Bencenin içeriklerinde mevcut. Teşekkür ederim

  • Şimdi süperben bey, en büyük kahramanlıklar zaten yoklukta ortaya çıkar. Dönemin şartları gerek askeri anlamda gerek gıda ve giyim anlamında, yetersizdi. Ve o yetersizlikte böyle bir destan yazıldı. Olaya böyle bakmak gerek. Elinize sağlıklar.

    • Bugün ile kıyas ederseniz evet yetersizdi ama bahsedildiği gibi perişan da değildi

    • Hepsini Göster
    • Yere tükürmemek mesela, kaç isimsiz yatan var, tarihi iyi bilmek ve o ruhunu edinebilmek. Bir köprüde yeri geldiğinde bir tanka karşı durabilmek. Değişir süperben bey, benim için gerekliliktir.

    • Bunun için bir farkındalık yapıyor musunuz?

  • _Çepni52_

    Bunu bir arkadaşımdan da duymuştum. Emeğine sağlık.

  • Muallime__

    Güzel bir kaynak niteliğinde olmuş. Teşekkür ederiz 😊

  • İnsanlar dramı sever helede şov derecesinde ki drama bayılır. Neyse eline sağlık kardeş

  • superpsikolog

    Çok teşekkür ederim. Pek çok platformda böyle değil dedim ama inanmak istemiyor kimse.

  • djhdhtn

    Demek istedikleriniz doğru olabilir bizim milletimiz olayları süslemede üstüne yoktur

  • velentino

    Her ne olursa olsun ruhları şad olsun mekanları cennet olsun yiğitlerin...

  • barraquda

    1915 ile 1917 deki savaslar arasinda daglar kadar fark oldugunu da atlamayalim ama

  • arasyolcu

    Güzel paylaşım emeğine sağlık

  • Gerçekleri öğrenmek iyidir. Teşekkürler.

  • Nicolata

    Bu değerli bilgi için teşekkür ederiz

  • MagRipOgLu

    Teşekkürler

  • Eline sağlık güzel paylaşım olmuş

  • Gizli Üye

    Teşekkürler emeğine sağlık

Yükleniyor...