Algı yönetimi hayatımızın her anında karşımıza çıkar.

Sevgilimizi, hoşlandığımız kişiyi, aile fertlerini, iş verenleri, iş arkadaşlarını manipüle etmek durumunda kalırız. İnsan, hayatın çoğu alanında karşıdaki insanı ya da insan topluluklarını ikna etmek, kendi çıkarları için onlara istediklerini yaptırmak zorunda kalır. Bu genellikle bir zorunluluk olduğu gibi, keyfi bir tercih de olabilir. Karşıdaki insanın hür iradesine müdahale etmeden bilinç ya da bilinçaltı yoluyla zihnindeki kararları değiştirmeye, genişletmeye, yönlendirmeye, cesaretlendirmeye (halk arasındaki tabirle gaza getirmeye) yönelik faaliyetler algı yönetimi olarak adlandırılır. Peki nasıl yapacağız? Sizin için algı yönetimini 3 seviyeye ayırdım; Başlangıç, Orta ve İleri. Öncelikle dilerseniz başlangıç seviyesine göz atalım
Başlangıç seviyesi algı yönetimi

Artık siz de insanlar tarafından kullanılmaktan bıktınız ve siz onları kullanmak istiyorsunuz değil mi? Algı yönetiminin ilk şartı, asla algı yönetimi yaptığınızı hissettirmemektir fakat karşınızdaki kişi sizden daha tecrübeli ya da daha zekiyse bunu hissedebilir. Onun için başlangıç seviyesinde seçeceğimiz kişi aşağılık kompleksine sahip, öz güvensiz, asosyal, fiziksel ve maddi olarak sizden daha kötü durumda olan bir kişi olmalıdır.
Peki bir kişinin öz güvensiz olduğu nasıl anlaşılır? Ortamda girişken faaliyetlerde bulunmak ister gibi lafa girmeye çalışıp giremeyen, muhabbet açmaya çalışıp tıkanınca kendi kendine konuşan, mırıldanan ve bunu yaptıktan sonra ortamdaki kişilerin suratına melül melül bakan tipler genelde öz güvensizdir. Ya da en basitinden çirkin, kısa boylu, gözlüklü (ama tarz bir gözlük değil düz numaralı gözlük) kilolu bir tipe denk geldiniz, yüksek ihtimalle öz güvensizdir çünkü ergenlik ve ergenlikten hemen sonraki yetişkinlik dönemlerini kapsayan yıllarda (14-25 yaş) dış görünüşün öz güvene etkisi oldukça yüksektir ve evet erkeklerin algısını yönetmek kadınların algısını yönetmekten daha kolaydır. Bunun iki sebebi vardır, bir kadın ne kadar çirkin ve öz güvensiz olursa olsun yurdumuz abazanları tarafından egosu okşanır ama bir erkek egosal tatmine de genelde açtır, egosu okşanan erkeğin gardı düşer, en ufak bir iltifatla istediğiniz şeyi yaptırır konuma getirirsiniz. Bir diğer neden de bu noktadaki bir erkek büyük ihtimalle abazanlık çemberinin içindedir ve ondan çıkmak istiyordur.
Abazanlık çemberi nedir?

Kadınlar, Bazı Erkeklerle, Bazı Zamanlarda / Erkekler, Bütün Kadınlarla, Bütün Zamanlarda
Abazanlık Çemberindeki erkek açtır, muhtaçtır, sadece kadınlara değil, ona kadınları getirebilecek bütün araçlara muhtaçtır. Yani; paraya, daha fit bir vücuda vesaire. Bir erkek ticaretten, spordan, sanattan veya politikadan devamlı bahsediyorsa yüksek ihtimalle abazanlık çemberini kırıp kadınların kendisine asılmasını ya da daha güzel kadınlarla birlikte olmayı düşlüyordur. Çünkü para, bir güçtür güç kadını çeker, o da bunu biliyordur. Spor da fit vücudu getirir. Sanat da marjinallikten yürümektir, politika ise güç ve baskın karakter edinip alfa olarak karşı cinsin hayallerini süsleme isteğidir. Politika örneğine günümüzde çok rastlanmaz, çünkü para, spor ve sanata göre çok meşakkatli, uzun bir yoldur ve abazanlık çemberindeki birçok erkeğin aklına siyasetçi olmak gelmez.
Bu abazanlık çemberindeki muhtaç erkeklerin algısı basit bir şekilde, kadınlar üzerinden, para üzerinden, sanat,spor, politika üzerinden yönlendirilebilir. Kişiye önce vaat sunulur, sonrasında kişiyi menfaatiniz için kullanabilirsiniz, vaat gerçekleşmese de o bir müddet daha sizinle kalır çünkü ona tek "yol" gösteren siz olduğunuz için o artık size de muhtaçtır. Zaten siz ondan daha güzel/yakışıklı, maddi olarak daha iyi durumda olduğunuz için o kendini size karşı hep borçlu hissedecektir ve siz de onun bu duygusunu devamlı sömürerek arada daha çok minnet duymasını sağlayacağınız ufak tefek göstermelik iyilikler yaparsanız (hesabı ödemek, ona hediye almak, eften püften dertlerini dinler gibi yapıp tavsiyeler vermek) o sizin zaten maşanız olacaktır. Onu kullanmanız çok kolaydır çünkü o, uzun bir müddet zaten sizin algı yönetimi yaptığınızı akıl edemeyecektir. Çünkü kendisi aynı zamanda asosyaldir bu da demektir ki " O seni kullanıyor" diye uyaramayacaktır kimse onu, bir müddet sonra uyarsalar bile o size öyle bir sadakatle bağlı olacaktır ki sizi savunacaktır ve bu gelen uyarıyı size anlatacaktır. O noktada "Yapılan iyilikleri asla söylemek için yapmam ama beni biliyorsun sana şunları şunları yaptım" diye yardırın, garantiye alırsınız. Bu algı yönetimi senelerce de sürebilir, onu hangi menfaatleriniz için kullandığına göre değişir. İlla arkadaşlıkta değil, sevgililikte de yapılabilir bu. Amaç; ona iyilik yaparak onun bu iyilikler altında ezilmesi ve size daha çok bağlanması, sizin de onun bu halinden yararlanıp onu parmağınızda oynatmanızdır, oldukça basittir, kampüste , işyerinde, mekanda ya da internette çirkin ve çekingen duran birini gördünüz, dalın muhabbete. En geç 2-3 haftaya köleniz olur.
Orta seviye algı yönetimi

Başlangıç seviyesinde kendimizden alt perdede olan kişilerden 2-3 sevgili 2-3 de arkadaş yapıp algı yönetimi konusunda temel tecrübeyi kazandık. Yani artık cin olduk, adam çarpmanın sırası geliyor. Yine de orta seviye algı yönetiminde en az bir iki dalda (spor olur yabancı dil olur iş hayatı olur) üstün olduğunuz birini seçmek daha karlıdır çünkü sizden öğrenecek şeyleri olduğunu düşünüp ilişkiyi ya da arkadaşlığı devam ettirecektir. Orta seviye algı yönetiminde daha çok yararlanacağımız unsurlar; role bürünme, sübliminal mesajlar ve yarım bırakılan tatmin olacaktır. Sübliminal mesajlar, manüplasyonun en temel unsurlarındandır ve doğrudan bilinçaltına gider, karşıdaki kişi başlangıç seviyesindeki kişilerden daha çok kafası çalışan bir kişi olduğundan aptal yerine konmamalıdır. Salatalıkla penis ima etmek gibi basit ve gerçekten amaca ulaşmayan sübliminal mesajlar gereksizdir. Başlangıç seviyesinde bir kişiyi fikre ikna etmiyorduk çünkü kendisi zaten direkt ikna oluyordu ya da ilk fikre ikna olmayınca suçluluk duygusu hissedip ikinci fikri hemen kabul ediyordu.
Burada da o yöntem denenebilir, yani önce abartılı bir fikir sunulur, kişi reddedince abartılardan arınmış gerçek fikir söylenir ve kişi bunu kabul etmek zorunda hisseder kendini. Ya da kişi bir fikre ikna edilmeye çalışılıyorsa, o fikrin kendisine ait olduğu düşündürülmelidir. "Sen aslında bunu istiyorsun şundan şundan anladım" gibi bir cümleyle girizgah yapılabilir. Sonrasında kişi direnirse olay tamamen demagojiye çekilir yani (gerçekten söylemiş olduğu bir şeyi) "Ama sen geçen gün şöyle şöyle dedin demekki asıl fikrin bu, ben sadece sana yardımcı olmaya çalışıyorum hiç karışmam" diyerek kontrol, fikir ondaymış da siz tehdit oluşturmuyormuşsunuz gibi davrandığında o da tehdit yoksa karşı çıkmama da gerek yok diyebilir ya da en azından ikna olmaya daha çok yaklaşabilir. Kişinin hafızası kuvvetli değilse demagojiye ekstra olarak önce kendinizin inandığı bir yalan beyanatta bulunulabilir. "Ama sen 4 ay önce şöyle dedin" gibi. Söylediğiniz yalana önce kendiniz inanmalısınız, o bunu dedi, siz uydurmuyorsunuz.
Fikir empoze etme esnasında göz teması kurup fikri söylerken onaylar gibi kafa sallamak (bilinçaltına onay mesajı), elini omzuna koymak(bilinçaltına destek mesajı), karşıda değil de yanında konuşmak(bilinçaltında tehdidi kaldırır), ayna karşısında konuşmak-tartışmak(kendi görüntüsüyle ilgilenecek, dikkati dağılacak ve onay vermeye yaklaşacak), o konuşurken onun alnının ortasına ya da ayaklarına bakmak(rahatsız olup ne olursa olsun tartışmayı bitirmek isteyebilir) kendi hatanızdan, yanlışınızdan bahsederken kendinizden 3.Tekil Şahıs ya da 1.Çoğul Şahıs olarak bahsetmek ve -de -da bağlaçlarını kullanmak (Bilinçaltına suçunuz daha azmış mesajı verir ayrıca 3.Tekil Şahıs bilinçaltına senden üstünüm mesajını verir)
"Ben çok hata yaptım" (Hatayı tek yapan benim)
"Tabi biz de bazı hatalar yaptık" (Başkaları da bir sürü hata yapıyor, biz de ara sıra yapmış olabiliriz)
"Ben buna sessiz kalmayacağım"
"Bora Baydar buna sessiz kalmayacak" (Ben öyle üstün bir gücüm ki, buna sessiz kalamam)
3. Tekil Şahsı sürekli yapmamalısınız, bir yerden sonra asıl amacınız anlaşılır. Orta seviyenin öz güveni biraz yerinde olduğundan onun öz güvenini ufak darbelerle sarsarak kendimizi yine kurtarıcı konumuna getirmek de mümkün. Onda bir hata gördük ya da onun öz güvenini kırmak istiyoruz; bunu dolaylı yoldan bilinçaltına anlatıyoruz. Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla klişesi hep işe yaramıştır. Bu kişi karşı cins ve sevgilinizse "Bartu'nun sevgilisini gördün mü ya 130 kilo mu ne olmuş herkes alay ediyordu ben de güldüm Bartu da ayrılmayı düşünüyor" dediğinizde orta seviyedeki kişi biraz kırılsa da kendisinin de kilo vermesi gerektiğini anlar, başlangıçtaki olsa daha çok kırılıp, yerle yeksan olup bir de utanmadan soru biçiminde sorardı "peki ben 130 kilo olsam sen de Bartu gibi düşünür müydün "diye. Son olarak orta seviye, dengesiz davranışlar sayesinde size daha çok bağlanır.
Tatmini yarım bırakacaksınız, eğer kişi arkadaşınızda 3 gün 3 gece takılacaksınız, bardan bara eğlenceden eğlenceye, sonra 2 hafta ortada yoksunuz, hiç arayıp mesaj atmıyorsunuz, o aradığında telefona geç çıkıyorsunuz, çıktığınızda soğuk yapıyorsunuz ama 2 hafta sonra aynen devam çok yakın davranıyorsunuz, sevgilinizse ya da flörtünüzse önce buluşma teklifi sonra iptal sonra tekrar ayarlanan buluşma ve harika bir organizasyon ama sonra 1 hafta soğuk davranma sonra yine yakın. Ama bir yerden sonra bu yarım tatmin olayını bırakıp başta anlattığım sübliminallere geçmelisiniz çünkü kimse yarım tatmine ömrünün sonuna kadar katlanmaz.

Evet dostlar, İleri Seviye Algı Yönetimi; iş başvuruları, iş arkadaşları, aile ilişkileri ve evlilikleri daha çok içinde barındıracak. Onu da bir sonraki bencemde paylaşacağım. Esen kalın...
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar & Erkekler Ne Diyor?
Cevap
1Cevap
2 dakikada evet dedirtme sanatı diye kitabı var bunun okumuştum. Çok işime yaramıştı.
Çok açıklayıcı olmuş. Emeğine sağlık.
güzel olmuş