....Diyerek sorgulayım hayatı. Postmodern şarkıcıların paylaşımları gibi girdim, ya da belki öyledir. Şarkılarından paylaşılan dizeler gibi, demiş ya bir tanesi "Güldürmeyen.. Ağlatmayan.. Sinsi bir ok, öldürmeyen.. Çaresi yok bu yaranın kimde kalır kabukları."
Öncelikle peçeteleri hazırlayın, ağlamak serbest. Etrafa eski eski mektuplar saçalım istedim. Kağıtları da eskitelim sonra o kağıtlardan anlamlar çıkaralım. Kaldı mı o devrin huzuru? Kimi zamanda kalbimize hançer saplamış gibi acısını vermez mi?
Şimdi ne tür bir başlık bu diyorsundur, otur bir dinle. İki adet mektuptan bahsedeceğim. Görüşünü buruşturup, kaldırıp çöpe atacağım ki o yönden bakmayasın, çünkü ikisi de vatan dedi başka bir şey demedi. Ama tek adres var bana göre.. O adres; vicdan..
Gezmişlerin Denizi.. Aslan gibi yiğit delikanlı.. Kimde var bu yürek. Son mektubuna "Baba, size ne kadar üzülmeyin desem de üzüleceksiniz" diye gider.. Belki de pek çok kişiye Deniz isminin verilme sebebi oldu bu sözler. Diğeri Mustafa Pehlivanoğlu.. Kim son sözlerinde nişanlıma selam ederim mutlu mes-ut bir yuva kurmasını isterim diyebilir...
Deniz'den Son Mektup..

Baba,
Mektup elinize geçmiş olduğu zaman, aranızdan ayrılmış bulunuyorum. Ben, ne kadar üzülmeyin desem, yine de üzüleceğinizi biliyorum. Fakat, bu durumu metanetle karşılamanı istiyorum. İnsanlar doğar, büyür, yaşar ve ölürler… Önemli olan çok yaşamak değil, yaşadığı süre içinde, fazla şeyler yapabilmektir.
Bu nedenle ben, erken gitmeyi normal karşılıyorum. Ve kaldı ki, benden önce giden arkadaşlarım, hiçbir zaman ölüm karşısında tereddüt etmemişlerdir. Benim de etmeyeceğimden şüphen olmasın.
Oğlun, ölüm karşısında aciz ve çaresiz kalmış değildir.
Bu yola bilerek girdi. Sonunda da bu olacağını biliyordu.
Seninle düşüncelerimiz ayrı ama, beni anlayacağını tahmin ediyorum. Sadece senin değil, (…) anlayacağını inanıyorum.
Cenaze için, avukatlarıma gerekli talimatı verdim. Ayrıca savcıya da bildireceğim. Ankara´da 1969´da ölen arkadaşım Taylan Özgür´ün yanına gömülmek istiyorum. Onun için cenazemi İstanbul´a götürmeye kalkma.
Annemi teselli etmek sana düşüyor. Kitaplarımı küçük kardeşime bırakıyorum. Kendisine özellikle tembih et. Onun bilim adamı olmasını istiyorum. Bilimle uğraşsın ve unutmasın ki, bilimle uğraşmak da bir yerde insanlığa hizmettir.
Son anda, yaptıklarımdan en ufak bir pişmanlık duymadığımı belirtir seni, annemi ve kardeşimi devrimciliğimin olanca ateşiyle kucaklarım…
Oğlun Deniz Gezmiş
Mustafa'dan Son Mektup

Sevgili Anneciğim ve Babacığım;
Sizler beni bu yaşa kadar büyüttünüz ve yetiştirdiniz. benim sizlere karşı işlemiş olduğum hataları ve suçlarımı af edin. hakkınızı helal edin.
Ben sizlerin bir evladı olarak bugüne kadar cenab-ı Allah'ın ve o'nun resul'u yüce peygamberimizin yolundan ayrılmadım. fakat cenab-ı Allah alın yazımızı böyle yazmış ne yapalım, kader neyse onu çekeceğiz. Ben de kardeşim haydar gibi bir an önce cenab-ı Allah'ın huzuruna çıkacağım. eğer benim günahım varsa cenab-ı Allah'ın huzurunda çekmeye hazırım. yok benim günahım yok ise beni bir yanlışlık sonucu idam cezası ve idam ettiren kişiler Allah'ından bulsunlar.
Hiç bir zaman unutulmasın ki Mustafalar ölür fakat milliyetçilik fikri ve mücadelesi ölmez. yaşasın yolunda vermiş olduğum ve kellemi verdiğim Türk milliyetçiliği. bizim zaferimiz yakındır. zafer her zaman cenab-ı Allah'a inananlarındır. bunun için hiç üzülmeyin. cenazenin arkasından ağlamak günahtır. sizden ricam ağlamayın. anne sizlerle helalleşmek isterdim fakat olmadı. kader böyleymiş ne yapalım. bu yüzden benim hakkım hepinize helal. sizler de hakkınızı helal edin. son olarak abime, yengeme, yeğenime ve bacıma selam eder, haklarını helal etmelerini dilerim.
Nişanlıma da selam eder, cenab-ı Allah'tan mutlu ve mesut bir yuva kurmasını dilerim.
Tanrı Türk'ü korusun ve yüceltsin. Mustafa
İki ayrı kalp, iki ayrı mektup..Tek bir adres bırakıyorum buraya.. Herkes için elini kalbine koyduğu bir adres.. Üzdüler ama iz bıraktılar. Mustafa'ya ismini Peygamberden ve Kemal Atatürk'ten koydum diyen babası var. Deniz içinde, son anılardan bahsedilir ya hani sormuşlar; Deniz son arzun var mı?, Filtre cigaran var mı ağabey? demiş. Birer tane ver de yakalım ağabey.. Hiç içmedik be.. Gözümüz açık gitmeyelim bari. deyince benim kalbime dokunur işte. Keşke yine odtü'de hala atınla gezseymişsin..
Vicdan; herkesin komşusunu dövmek için aldığı fakat asla kendisine karşı kullanmadığı bastonlara benzer.
Haydi ben gittim.
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar