Sahipsiz Mektuplarım!

Her bir zerreni ilmek ilmek, zerre zerre söküp atacağım

Sahipsiz Mektuplarım!

Her bir zerreni söküp atacağım içimden, senden kalan yaşanmış, yaşanmamış her ne var ise ilmek ilmek, renk renk, zerre zerre toplayıp zihnimden söküp atacağım seni içimden. Sabahın ayazında alıp renklerimi elime bu sefer gökkuşağına değil siyaha çalacağım seni ve senden geriye kalan her şeyi. Şu toz pembe dedikleri aşkın rengini...

Zaman sırlı bir aynanın içindeyim.

Sahipsiz Mektuplarım!

Aklının zehrini fark ettim ne kadar zehirsiz bir bölgenin tehlikesini göze aldıysam da yasaklarını delemedim. İtiraf ediyorum artık ben eskisi gibi değilim. Ben senin o tarifini çok iyi yaptığın tanımladığın benim...

Sana yetişmeye çalıştım hep ve yetişmeye çalıştıkça geciktim.

Sahipsiz Mektuplarım!

Yoruldum anlam vermeyi beceremediğim kıskançlıklarından, yoruldum sana kendimi anlatmaya çalışmaktan. Aşk ile alınan bir nefesti zenginlik, sen hep yokluk çektirdin bize. Acele eden insanların işlerine de hep şeytan karıştığı bu yüzden tesadüf değildir. Ben seninle geçen her ana sahip olmak istedim. Bir şeye sahip olmak bir yere olduğum her şeyden koptum ben. Yargılamak kolaydır, iftira atmak kolaydır. Sen bana çamur atarken ilk kendi ellerinin kirlendiğini unuttun. Unutma her söylediğin şey değil, her yaptığın ve hissettiğin şey gerçeğe dönüşecektir. Ben artık o tanımladığın benim unutma!

Sahipsiz Mektuplarım!
Cevapla