
İtalya dediğimizde aklımıza neler gelir? Venedik, Roma, Tarih, Napoli, Futbol Takımları vs. artık her ne gelirse. Tabi bir de bunlara ek olarak Dünya'nın moda başkenti olan " Milano " aklımıza gelir. Peki Milano sadece Moda'dan mı ibaret? Değil.
O zaman size Milano'da gezilecek, görülecek en önemli yerleri açıklayayım!
Karanlık Ortaçağ zamanından kalma, "Duomo di Milano"

İnşasına 1386'da başlanmış ancak, bazı olaylar nedeniyle ( siyasi ve mühendislik hataları ) 1965'de tamamlanmış bir katedraldir. Avrupa'nın en sembolik katedrallerinden biridir. Zaten hemen yanında Galleria Vittorio Emanuele var. Katedrale giriş ücretli olmakla beraber çok da pahalı değildir. Bu katedralin çatısına da çıkılabiliyor bir asansör yardımı ile ancak ben gerek duymadığım için sadece içerisini gezdim. İsterseniz belli bir fiyat farkı ödeyerek, çatısına da çıkabilirsiniz. Ayrıca biletlerini internetten önceden almanızı öneririm, randevulu girişler oluyor genelde. Ayrıca, katedralin hemen yanında elden bilet veren bir yer de mevcut ama çok sıra olduğu için oradan almanızı tavsiye etmem.
Alışverişin lüksü, Tarih kokanı ve hayran bırakanı, "Galleria Vittorio Emanuele II"

Az önce anlattığım katedralin hemen yanında bulunan ve 1877'de açılmış olan bu alışveriş merkezi, içinde onlarca lüks markanın mağazaları, eşsiz mozaik heykelleri ve kendine hayran bırakan bir mimarisi var. Buraya giriş ücretsiz ve istediğiniz yeri gezebiliyorsunuz. Özellikle cam kubbenin tam ortasından yukarıya doğru fotoğraflar çektiğinizde çok güzel anlar yakalayabilirsiniz. Yalnız duyduğuma göre bir çatısı varmış ve çıkılabiliyormuş. Sonradan öğrendiğim için pişman oldum ancak, siz kesinlikle bir bakın. Ayrıca 24 saat açık bir yerdir. (Mağazalar hariç. )
Kulak pasınızı alacak o eşsiz opera/tiyatro evi olan,"Teatro alla Scala"

3-4 günlük bir seyahatim olmasından ötürü, buranın sadece önünden geçip fotoğraf çektim ama, içeride bir opera gösterisi izlemeyi gerçekten isterdim. Tüm Dünya'dan ünlü sanatçıların buluşma adreslerinden birisidir burası. İçinde Opera, Tiyatro, Konser vb. etkinlikler düzenleniyor. Yapımı 1778'de tamamlanmıştır. Ayrıca içinde birçok eşya - tablo barındıran müzesinin de bulunduğunu söylemeden etmeyelim.
İçinde tonla müze, galeri vs. bulunan "Castello Sforzesco"

İçinde birçok çeşit müze bulabileceğiniz ve mimarlığına bakarak hayran duyacağınız bir şato dur burası. Milano Katedrali'den doğruca kuzeye doğru çıktığınızda burayı göreceksiniz zaten. Açılış tarihi 15. yy'a dayanıyor ancak tarih boyunca sürekli genişletilip değiştirildiği için, temel halinden çok farklıdır. Ayrıca, Avrupa'nın en büyük kalelerinden biridir. Kalenin içinden geçip, kuzeye doğru devam ettiğinizde ise karşınızda Sempione Parkı çıkacaktır.
Leonardo da Vinci'nin en ünlü eserlerinden biri olan "Son Yemek" in de içinde bulunduğu, "Santa Maria delle Grazie"

Sadece Leonardo da Vinci'nin ünlü sanat eserlerinden biri olan " Son Yemek " tablosunu görmek için gittiğim bir yerdi. Onun dışında başka tablo ve mozaiklerinde bulunduğu bir yerdir. " Son Yemek " tablosunu merak edenlere de kısa bir bilgi verelim; Hz. İsa, yakalanmadan önce, havarileriyle son bir yemek yer ve ardından Romalı askerlerce yakalanıp, çarmıha gerilir. Hristiyanların gerçekten çok ve çok önemli olan gördüğü olaylardan biridir. Ondan dolayı çok ziyaretçi çeken bir yer burası.
Gün içinde yorulduğunu zaman dinleneceğiniz, kafa dinleyeceğiniz yer olan, "Parco Sempione"

"Castello Sforzesco" Şato'sunun hemen dibinde, kuzeye doğru gittiğinizde göreceğiniz çok geniş ve ferah bir parktır. Her taraf da gölet, koşu yolu vb. yerler bulunuyor. Gerçekten çok büyük bir alan. O kadar gezdikten sonra buraya gelip dinlenmek, göletlerde bulunan kuğu vb. hayvanları izlemek gerçekten çok rahatlatıcı bir andı benim için. Özellikle elinizde kahve, alkol vb. içecekler olunca çok daha rahatlatıcı olabiliyor. Resmen zihninizi burada boşaltıyorsunuz.
Her bir mezar taşında sanat olan, resmen bir açık hava müzesi izlenimi veren, "Cimitero Monumentale di Milano"

Çok sayıda müzisyen, siyasetçi, aktör vb. kişilerin mezarları burada bulunuyor. Dikkatimi çeken şey ise, açık hava müzesi gibi olması. Her bir mezar taşında ayrı bir sanat, ayrı bir tarih kokuyor. Hepsi birbirinden güzel bu yeri 3 saatte bitirdim, çünkü o kadar çok mezar taşı var ki... Hepsi de birbirinden farklı. Milano'ya geldikten sonra burayı görmeden geçmeyin. Ben de zaten şansa bala fark ettim burayı. "Buraya da bakalım" dedik, ama baktıktan sonra hayran kaldık.
Son olarak da, doğa harikalarının bulunduğu ve eşsiz bir mimariye sahip "Lake Como" ve çevresi!

Aslında burayı ayrı bir bence olarak "Geziyor" olarak paylaşacağım tekrar gittiğimde çünkü buraya 2 gün ayrılmalı. Ben 1 günde gezebileceğim yerleri gezdim ama yetmedi. Çünkü çok yer vardı. Özellikle tekne turu ile gezilecek birçok kasaba bulunuyor gölün etrafında ve o kadar güzel görünüyorlar ki.. Gerçekten içimde kalan bir yer oldu ve burayı önümüzdeki bahar sonunda gezeceğim. Kış ayında gidilemez çünkü çok yağmur var.
Como gölüne gidiş içinde Milano Tren Terminali'nden kalkan trenlere bineceksiniz. Yolculuk yaklaşık 1 saat sürüyor.
Unutmadan söyleyelim: Milano'dan Tiramisu yemeden ay-rıl-ma-yın! O kadar söylüyorum, gerisi size kalmış. :D Yer olarak da Navigli'de bulunan nehir boyunca sıralanmış dükkanların herhangi birinde yiyebilirsiniz. Yani ben normal bir yerde yememe rağmen, böyle bir tat yok, o derece. :D
Milano'da geçirilecek 3-4 günlük bir seyahat yaklaşık olarak 300-400 euro'ya mal oluyor. ( Otel hariç. )
Anlatacak birkaç şeyim daha vardı ancak bencenin de çok uzamasını istemedim. Onlar da bir sonraki bencelerime kalsın.
Teşekkürler.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar