21 Eylül günü bir Academic Tura ait otobüs ile İzmir Üçkuyulardan 16:45 de hareketle kara yolu ile İtalya gezisine başladık. Otobüste 48 kişi idik, aile ve arkadaş grupları olarak... Gece saat 03:30'da İpsala'dan Yunanistan'a giriş yaptık. Sabah saat 08:30 da Selanik'te kahvaltı yapıp yola devam ettik Adriyatik kıyısındaki liman şehrine doğru.
Saat 16:00'da Yanya şehri yakınında ki yerden fışkırmış üç adet granit tepenin üstüne kurulmuş Sn Antonya manastırına gittik.

Biraz zahmetli yürüyüş gerektirdiği için ben uzaktan resmini çekmekle yetindim.
Saat 18:00 gibi Yanya şehrine ulaştık, burada ilk götürüldüğümüz yer Tepedelenli Ali paşa camisi ve türbesi oldu.

Şehir olarak bizim Ege şehirlerinden farkı yok. Akşam yemeğini burada göl kenarında yedik. Yanya gölü öylesine bir göl ki, nerede ise taba renginde.

Gece Yunanistan'ın İgoumenitas adlı liman kentine ulaştık ve feribota bindik otobüsle... Sabah saat 09:00'da İtalya'nın Bari kentine ulaştık.


Buradan yolculuk Napoliye doğru başladı ilk durak Pompei şehri olacaktı.

Burası meşhur antik şehrin arenası. O zamanlar gladyatörler burada kan dökmüşler. Şehir hala o günkü gibi duruyor. Vezüvün külleri altında örtülü kalması hiçbir şeyi bozmamış..


Üst resimde gördüğünüz heykel 15 yıl önce bir Polonyalı heykeltıraş tarafından hediye edilmiş..

Şehrin en enteresan tarafı o zaman çok meşhur olan aşk (randevu) evi olması o gün ki gibi durmakta.


Şehir aniden çok büyük basınçla püsküren küllerin altında birden bire kalmış kaçmaya fırsat bırakmadan..

Bugünkü teknoloji ile küllerin altında kalan canlıların bırakmış olduğu gaz nedeni ile yerleri ve şekilleri belirlenip o bölge delinerek içine akıtılan bir madde ile şekillenip öyle çıkarılmış.

Ve Napoli'nin içini hiç gezmeden Roma'ya hareket ettik akşam üzeri... Çünkü Napoli'nin bizim eski İstanbul'dan bir farkı yok.
Zaten İtalyanlar da tip olarak aynı bizler gibi ve çoğu kendilerinin aslen Türk olduğunu yani Etrükslerden geldiğini söylüyor. Yalnız makarnaları da pizzaları da bir rezalet, anlatılır gibi değil.. Hatta ben bile lokantada gelin size ben bir makarna ile pizza yedireyim görün dedim. Adım başı sokaklarda önünüze çıkan zenci, Hintli, Pakistanlı ve diğer mültecilerden oluşan seyyar satıcılar bıktırıyor.
Roma'daki en çok görmek istediğim Michelangelo'nun meşhur Musa heykeli idi... Sn Antonyo kilisesinde bulunan bu heykel gerçekten muhteşem.

Saf altından yapılmış bu özel loca din ucubelerinin ne kadar lükse düşkün olduğunun bir kanıtı...

Burası da meşhur Colosium arenası... O kadar kalabalık ki içeri girmek için en az 3 saat kuyrukta beklemek ve 5 Euro ödemek gerekiyor..


İşin en güzel tarafı İtalya küçük arabaları teşvik ediyor ve her yer Fiat marka küçüksmartlar ile dolu... Büyük arabayı götürüyorsun üzerine 3000 Euro veriyorsun bu arabaya sahip oluyorsun.

Meşhur İmparatorluk kapısı aynı ihtişamı ile durmakta... Adamlar tüm tarihi eserleri olduğu gibi koruyorlar. Rezidans denen çok yüksek gök delenler yok asla, her yer tramvay ve metro ile bağlantılı..

Ve İtalya parlemanto binası aynı bizimkine benziyor.

Bu günlük bu kadar devam edeceğim.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar