Psikopatım, psikopatların psikolojisi ve bir psikopatın cocukluğunu yazdım (benim çocukluğum)?

İnsanlar psikopat kelimesi duyunca akıllarına kötü şeyler yapan kişiler geliyor, bunu okuyan arkadaşım senin aklına ne geliyor bilemem 🙂 (bu emojiyi koyarken -_- böyle bakıyorum) internete baktığımda bazı kişiler psikopatlarında duyguları olduğu ve çabuk sinirlendikleri söylüyorlar. Oysaki ben hic bir duyguyu hissetmiyorum. kalp ritmim sağlık sorunları dışında (sağlık sorunum yok 🙂) asla degişmiyor.

BURADAN SONRA ÇOCUKLUK HİKAYEM VAR PSİKOPATLARIN PSIKOLOJİSİYLE İLGİLENİYORSAN GEÇEBİLİRSİN.

Çocukluğumda kendimi herkes gibi normal sanıyordum. Çocukken sürekli insanları gözlemler ve dinlerdim. Yaptıkları her hareki, söyledikleri her sözü birazcık değiştirip kendi kişiliğimi oluşturuyordum. (Başkalarını taklit ediyordum) ne yalan söyliyim çocukken beni seven cok fazla insanı üzdüm, hakaret ettim fakat onlar beni sevdikleri için kızsalarda üzülselerde yanımda kalmaya devam ediyorlardı.(benim için sevgi birine bağımlı olmak, madde bağımlılığı gibi) aslında onları kırmak ve üzmek istemiyordum. Ben hiç bir şeye üzülemedigimden onların rol yaptığını sanıyordum açıkçası. Ondan sonra bir arkadaşım benimle olan arkadaşlığı kopardı, o en sevdiğim arkadaşımdı. (Elimden uyuşturucum alınmış gibi hissettim) Çok üzdüğüm bir diğer arkadaşım ise sessiz sedasız hayatımdan çıktı.(annesi hakkında çok iğrenç şeyler söylemiştim oysaki o beni affettiğini ve beni sevdiğini söyledi) bir diger arkadaşımsa taşındı. Bütün arkadaşlarım hayatımdan çıkmıştı. Hayatımda hiç yalnızlık çekmemiştim. İnsan bilmediği şeyden korkar derlerya bende öyleydım işte (hiç bir şey hissetmiyordum oysaki) yalnızlıktan kortuğumu sanıyordum fakat birkac ay sonra yalnız bana aşırı hoş gelmeye başladı bende (nedenini hatırlamıyorum) dinleri araştırmaya sorgulamaya ve bolca düşünmeye basladım. (Haliyle yalnız olduğum için düşünmek için bolca vaktim vardı) bir sürü ateistle, bir sürlü hafızla, islam hakkında çok bilgili kişilerle konuşup tartıştım. Bilgimd bilgi katıyor haliyle imanım daha da kuvvetleniyordu. Namaz kılıyordum ama kıldığım namaz daha anlımı geliyordu. (Namaza kendimi rahatlatmak için başlamıştım) sonra sınıfa yeni bir öğrenci geldi. O zaman yalnız olduğum için kendim olabiliyordum. Donuk bir yüz ifadesi ve rahat hareketler. Sınıfa yeni gelen çocuk, boş derstte yanıma oturdu ve benimle konuşup gülüşmeye başladı, haliyle bende alışkanlıktan dolayı istemeden ona uyum sağladım. (Şimdi biri bana yaklaştığında her zamanki yüz ifademle ne istediğini ve yalnız kalmak istedigimi söylüyorum, nazikçe, pek beceremesemde) onu tanıdıkça ondan hoşlanmamaya basladım (dedikodicu çıktı, hem büyük günahtır, hem nefret ettiklerim listesindedir.) Ona bir anda kendi kişiliğim gösterip onunla arkadaş olmak istmedigimi söyledim ve oda şaka yaptığımı sandı ve benimle bağını koparmadı. (Benden başka arkadaşı yoktu, zaten kimse onu sevmiyordu, bana göre yalnız kalmamak için yanımdan ayrılmadı. BENCE) sonra liseye geçtim ve onunla olan bağımı kopardım (internetten engelledim) lisedeki ortamı ve yeni arkadaslarımı sevmiştim fakat sıkıldım. (Rol yapmak yorucu gelmeye başlamıştı. Her gün sınıf gülümseyip selam vermek konuşmak, muhabbet etmek o kadar anlamsız ve saçma geliyorduki) ve okulu bıraktım benim için bir anlamı yoktu zaten. O zamanlarda kendimi normal sanıyordum, unutmadan.

ŞİMDİ PSİKOLOJİME GEÇELİM

siz psikopatlar hakkında ne düşünüyorsunuz bilmiyorum açıkçası fakat bir psikopatın hiç bir duygusu yok onun haricinde bir psikopatın normal bir insandan hiç bir farkı yoktur. (Ben böyleyim başkasını bilemem)

Ben korkuyu, mutluğu, üzüntüyü, öfkeyi hiç hissetmedim eğer çoçukluğumu okuduysanız, çocukken herkes gibu duygularımın olduğunu düşündüğümü okumuşsunuzdur. Çoçukken duygunun hissedilebilecek bir şey olmadığını düşünürdüm. Çoğu psikopatta böyledir aslına bakarsanız, kendini herkes gibi normal sanar ve öyle davranır. İşte bu yüzden birinin psikopat olup olmadığını anlayamazsınız (bende anlayamam) kendini size açmadıysa tabi.

Psikopatlık delilik ve normalliği arasındadır ne delirebilirsin ne normal olabilirsin sadece taklit edebilirsin. Çok sevdiğin birinin öldüğünü düşün, ne öfkelenebiliyor nede üzülebiliyorsun. İçindeki boşluk yüzden ne delirebiliyor nede acı çekebiliyorsun, sadece kafan karışık, ne düşüneceğini bilemeden sevdiğin kişinin cesedine boş gözlerle bakabiliyorsun. Hiç bir şey hissetmediğin için ne kendine kızabiliyor nede kendinden iğrenebiliyorsun.

Karşında elli kişilik bir grup olduğunu düşün, onların karşısında dimdik duruyor onlarla savasmayı hayal ediyorsun. İçinde her zaman ki boşluk hissi karşındaki yıkıcı tehtidi algılamamanı sağlıyor taki kendini hastenede vücüdunun alçıya alındığını görene kadar.

Çok istediğin ve elde etmek için çabaladığın o şeyi elde ettiğinde mutlu olmayı beklerken içinde ki o derin hiçliği hatırlarsın, aklından çıkmaz, o gece satlarce yatakta tavanı izlersin.

Sevdiğin biri ölünce hiç bir üzüntü hissetmessin ama bağımlı olduğun o kişi bir anda ortadan kaybolunca yasadığın çaresizlik ve içinde biriken umutsuzluk yüzünden saatlerce ağlarsın. Yarın olunca elhamdulillah der ve günlük rutinine devam edersin.

Psikopatlığın kişilikle bir alakası yoktur sadece hic bjr duyguyu hissetmemektir azıcık bile. Bir psikopat zalimde olabilir, iyilik sever merhametli biriside olabilir. Kötü ya da zalim olmanın psikopatlıkla bir alakası yoktur. Kötü ve iyi biri olmak kişinin verdiği bir seçimdir.

Yazım hatalarım için kusura bakmayın. Evet epey bir uzun oldu (toplam 5696 kelime) ama umarım bilgilenmiş ve psikopatların psikolojisi hakkında biraz bile olsa bilgi sahibi olmuşsunuzdur. Bunları yazarkende hiç bir şey hissetmedim, nefes alış verişim dışında.

Psikopatım, psikopatların psikolojisi ve bir psikopatın cocukluğunu yazdım (benim çocukluğum)?
Cevapla