Canlı neslinin devamı yalnızca üremeyle gerçekleşir. Hiçbir canlı, farklı maddeler kullanarak kendi elleriyle bir canlı yaratamaz. Mitoz bölünme sonucu üreyen canlılar dışında bir canlının varolabilmesi için de gerekli olan temel ihtiyaç, dişi ve erkek üreme hücrelerinin bir araya gelmesidir. Şimdi gelin, bu üreme sonucu ortaya çıkan mekanizmayı biraz inceleyelim.
Vücuttaki tüm damarların uç uca bağlanması Dünya'nın çevresini 2,5 tur atar.

İnsan vücudunda toplamda 5 çeşit damar çeşidi var: Arterler, arteriyoller, venüller, venler ve kılcal damarlar. Yetişkin bir insanın tüm bu damarları bir araya getirilip uç uca bağlandığında ortalama 100.000 km kadar yapıyor. Ekvator çevresi 40.075 km olduğuna göre insan vücudundaki bütün damarlar, Dünya'nın en geniş çevresini yaklaşık 2,5 tur atıyor.
Mekanizmanın bel kemiği: Kaslar ve kemikler.

Yetişkin bir insan, ortalama 206 kemiğe sahiptir. Bağlar, kaslar ve organlar tarafından desteklenirler. Sabit değillerdir, hareket hâlindedirler. Bebeğin fetüs döneminde daha sertleşmemiş kemikler, gebeliğin 9 ayı sonucunda yavaş yavaş gelişir ve kaynamaya başlar. Bu yüzden yeni doğan bir bebek, 300'den fazla kemikle doğar. Bu küçük kemikler yavaş yavaş kaynayarak daha büyük hâle gelir ve sayıları azalır. Çatlaması ve kırılması durumunda kendi kendini tamir edebiliyor. Böyle olmasaydı hâlimiz yaman olurdu. Organizmayı dik tutmasından ziyade rahat hareket ettirmek için de bazı bölgelerde eklem vardır. En önemli özelliklerinden biri iç organları korumak olan göğüs kafesinin değeri de ayrıdır. Şayet organların üzerine örülmeseydi iç organları korumasız kalırdı ve ufak bir darbe ölümcül sonuçlar doğurabilirdi.
Doğuştan sahip olduğumuz kimlik: Parmak izi.

Her insanın kendine öz bir parmak izi vardır. Aslında sadece parmakta değil, dilde de durum böyledir. Çünkü her insan tek ve benzersiz bir dil izine sahiptir.
Kendini yenilemeseydi kendi kendini sindirecekti.

Mide besinleri sindirdiği hâlde neden kendini sindirmiyor biliyor musunuz ? Bunu hiç merak ettiniz mi ? Çok sert maddeleri bile güçlü asitleriyle eritebilen mide, nasıl olur da kendine zarar vermez ? Bundan etkilenmemesinin sebebi, kendini korumak için yapışkan bir mukus üretmesinden kaynaklıdır. Ayrıca mide mukozasının dış ömrü kısa olduğundan 3-4 günde bir kendini yeniler. Eğer yenilenmeseydi, besinleri hazmetmek için kullanılan güçlü asitler mideye zarar verecek ve midenin kendisini sindirmesine neden olacaktı.
Dışarıdaki ortamdan haberdar akciğer.

Düşünsenize, insanın en temel yaşam kaynağı olan oksijeni akciğer tanıyor. Yemek yemeden birkaç hafta, su içmeden birkaç gün ama oksijen yapmadan sadece birkaç dakika dayanabilirdik. Sıvının şekillenip oluşması sırasında, bir peri rahme girerek ''Dışarıdaki ortama uyum sağlayabilmen için oksijeni alıp kanda biriken karbondioksiti vücudundan atmayı sağlayacak bir organa sahip olman gerekir.'' mi dedi? Ve bu kadar parçayı sadece ufak bir yerde, 9 ayda tamamlayabilen mekanizma hemen akciğer mi tasarladı ? Bu gerçekten çok ilginç. İyi ki su altından bahsetmedi de solungaçlarımız olmadı. Akciğer solunumu yapamasaydık durumumuz nice olurdu.
Ve tüm sistemi yöneten beyin.

Beyin olmasaydı ne olurdu? Bu soruya cevap verirsek buradaki harf sınırını fazlasıyla aşmış oluruz. Bu yazıyı okuyup algılanamanız, hafızanızda tutmanız, görselleri görmeniz ve daha önce gördüklerinizle kıyaslayıp arada benzerlikler kurmanız, bir yandan koltuğunuzda otururken koordinasyonun sağlanması, tebessüm etmeniz ve daha binlercesi. Hepsi kafatasınızın içinde bulunan 1,2-1,5 kg'lık bir organın içinde. Sadece görme olayının gerçekleşmesini açıklamak bile saatler alır. Işığın beynin arkasındaki merceğe ulaşması ve bunu hızlıca işlemesi. Işığın, nöronlarla arka tarafa ulaşma serüvenini seyretsek film izlemiş gibi oluruz. Fakat bu öylesine kısa sürüyor ki, beyin çoktan görüntüyü alıp işliyor ve hatırlıyor. Hangi fotoğraf makinesinin hızı buna yaklaşabilir? İnsandan başka hangi canlı bunları okuyabilir ve başkalarına anlatabilir?
Evren'i keşfetmek ve Dünya'yı şekillendirmek sadece beyinle.

İnsanoğlunun icat edip keşfettiği her cisim, aldığı her can, öğrendiği her bilgi yalnızca beyin sayesinde gerçekleşir. Evren o kadar büyük ki, onu çoktan idrak edip katasımızdaki küçücük organa sığdırmayı başardık bile. Dünya'nın küresel dengesinin bozulmasının sorumlusu bile bu organ. Çünkü bu hayatta yapılan her eylem, beynin verdiği kararlar sonucunda gerçekleşmiştir.
Vücudumuzda açıklanmasını bekleyen daha binlerce madde var. Ki tıpta bile bütün bir organizmayla ilgilenen alan yok. Sadece göz için farklı bir bölüm var. Üreme için farklı bir bölüm var. Diş ve ağız için farklı bir bölüm var. Açıklamanmayı bekleyen sırlarla dolu. Bütün bunlar, sadece 9 aylık bir oluşum sonrasında meydana gelmiş. İşin özüne indiğimizde, bir sıvının yumurtalıkla buluşması sonucu ortaya çıktığını görüyoruz. Bu nasıl bir buluşma ki, sadece 9 ayın sonunda ortaya eşsiz bir varlık çıkarıyor.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar