
Kanser, hepimizin de bildiği gibi oldukça zor ve sıkıntılı süreci olan bir rahatsızlıktır.
Kişi kanser tanısı konulduktan sonra yoğun duygusal tepkiler yaşar ve doktorlardan çok bu rahatsızlığı yaşayan veya geçirmiş olan insanlara güvenir, onları dinler, sorunlarını onlarla paylaşır. Bu insan psikolojisinin getirilerindendir.
Kanser hastası olmak hem kişinin hem de yakınlarının hayatını birçok yönden değiştirir. Bir an için kendimizi bir kanser hastasının yerine koyalım. Akciğer kanseri tanısı koyulduğunu öğrenelim. Neler yaşardık? Ne hissederdik?
Önce bir şok geçirirdik kuşkusuz. Ardından kızgınlık ve öfke belirirdi. Zamanla kişi çaresizliğinin getirdiği duygularla pazarlığa kalkışırdı. Belli bir süre sonra kişinin pazarlık düşünceleri de ona fayda sağlamaz ve yavaş yavaş durumun ciddiyetinin farkına varır, depresyona girer. Artık kabullenme dönemi gelmiştir.
Şok ve İnkar: Nasıl olabilir? Nasıl benim başıma geldi bu? Hayır ben sağlıklıyım. Kanser hastaları böyle olmaz ki.
Öfke: Hayır hayır, sen doktor olmuşsun ama hiçbir şey bilmiyorsun! Karıştırdın sonuçları! İyice bak!
Pazarlık: Allah'ım bu benim başıma gelmiş olamaz. Şu yaşlı adam bile benden daha yakın ölüme. Onu neden almıyorsun?
Depresyon: (Klasik depresyon belirtileriyle aynı)
Kabullenme: Evet, ben bir kanser hastasıyım. Ve bu hastalıktan kurtulacağım.
Sürecin psikolojik aşamaları sırasıyla; inkar, öfke, pazarlık, depresyon ve kabullenme şeklindedir.
Peki Kanser Hastalarının Tüm Bu Süreçte Yaşadığı Sorunlar Nelerdir?
- Konulan tanıyı öğrendiklerinde psikolojik tepkiler yüzünden kişilik değişmesi yaşayabilirler. (Ör: Sakin bir bireyken, ani sinirlenen bir bireye dönüşebilir)
- Uyum problemleri yaşayabilirler. Bu yüzden bu dönemde çok fazla kişiyle görüşmektense yakın kişilerle görüşmek daha iyi olacaktır.
- Panik, kaygı bozukluğu ve en önemlisi ölüm korkusu ortaya çıkabilir. Bir de tüm bunlara ek olarak ölümden sonrasını düşünür kanser hastaları. Çocuklarım? Eşim? Ne yapacaklar?
- Depresyon aşaması genellikle tedavi başladığında görülür.
- Bazı kanser hastaları ise ölümün kaçınılmaz olduğunu düşünüp daha fazla riske bulaşmayı düşünüyorlar. Yarışlar, uyuşturucu ve alkol gibi...
Tedavi (Kemoterapi, Radyoterapi vs.) Hastanın Psikolojisini Nasıl Etkiler?
Kanser tedavi hem uzun süren hem de sabır isteyen bir aşamadır. Hastanın psikolojik durumu tedavi sürecini çok ama çok etkilemektedir. O yüzden derler ya; moral önemlidir.
Bunun dışında tedavi sırasında yaşanan yan etkiler de hastalığın etkileri de hastanın psikolojisini olumsuz yönde etkileyebilir. Yalnızca hastanede bir odaya kapanıp yatarak tedavi görmek bile başlı başına depresyonun ortaya çıkma nedenidir. Bununla ilgili yurt dışındaki bazı hastanelerde resim odaları, müzik odaları, uğraş odaları bulunuyor. Hastalar hem tedavi oluyorlar hem de psikolojik yönden en az etkilenmeye maruz kalıyorlar.
Radyoterapide ise kemik iliği baskılanması ve enfeksiyon nedenleri olduğu için hastaları ayrı bir odaya alırlar ve görüş imkanlarını mümkün olduğunca azaltırlar. Hatta hiç görüş yapılamayan dönemler olur. Bu dönemde hasta kendini çok yalnız hissettiği için çok fazla ilgiye ihtiyaç duyar. Yanında kalan refakatçinin da oldukça güçlü ve şefkatli olması gerekir. Ona bu dönemde çok özel bir ilgi sunması gerekir.
Psikolojiden Çok Bahsettiniz? Bu Psikoloji Niçin Bu Kadar Önemli?
Psikoloji en az kemoterapi ve radyoterapi kadar önemlidir. Çünkü ilaç tedavileri yalnız başına hiçbir anlam ifade etmez. Önemli olan çaba, inanç, sevgi ve umuttur. Bunları koruyabilmek içinse moral ve motivasyonun hat safhada olması gerekiyor.
Peki Kanserli Hastaların Yakınları Nasıl Davranmalı?
Bu da bir diğer önemli konu. Hasta yakınları kanser hastasından daha fazla yıpranıyorlar yeri gelince ama bunu mümkün olduğunca gizlemeye çalışıyorlar. Sizleri anlayabiliyorum. Hastayla aranızdaki ilişkide (anne-çocuk, karı-koca) daha önce yaşadığınız sorunlar bu yüz artarak karşınıza çıkabilir. Yılmayın, yıkıcı taraf siz olmayın ve empati yaparak onu anlamaya çalışın. Yapıcı olun.
Tedavi aşamasında bazı değişiklikler görülecektir. Yorgunluk, zayıflama, cilt renginin değişmesi, saç dökülmesi... Bunları görmenin ne kadar zor olabileceğini anlayabiliyorum fakat oldukça güçlü durmalısınız. Şu örneği de vermek istiyorum:
Kanser hastası bir bayanın tedavi döneminde saçları sürekli döküldüğü için saçlarını sıfır numaraya vuruyorlar. Ve eşi kendisini yalnız hissetmesin diye hem kızının hem de kendisinin saçlarının tamamını kestiriyor. Bu o kadar büyük bir adım olarak görünmese bile, hastamız için çok büyük anlamlar içeriyor emin olabilirsiniz.
Her dönemde onun yanında olduğunuzu hissettirin, onu destekleyin, kendine güveninin ve inancının güçlenmesini sağlayın. Koşulsuz sevgi burada çok önemli. Onun en kötü anlarına eşlik edeceksiniz, bunu yadırgamayın. Sık sık empati yapın, böylece işler daha çok kolaylaşacaktır. Duygularınızı (çok karamsar olmayanları) onunla paylaşın ve onun da hislerini sizinle paylaşmasını sağlayın.
En önemlisi: Umudunuzu asla yitirmeyin. Karşınıza çıkan her zorluğa pozitif yaklaşmaya çalışın, olumlu düşünüp olumlu davranın.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar