Bir makinenin, bir cihazın kısaca üretilmiş her şeyin bir "kullanma kılavuzu" vardır. Bu kılavuz, o cihazın; en verimli, uzun ömürlü, hatta en pratik kullanılmasını tarif eder. İnsan, dünyada en donanımlı makinedir. Elbette onun da "kullanma kılavuzu" vardır ve olmalıdır.
1) Yemeğe tuz ile başlamak
Dilin tuzu algılamasından hemen sonra midede bulunan mukus tabakasını harekete geçirerek, mideyi sindirime hazır hale getirir.
2) Az yemek ve doymadan kalkmak
İnsanın hep sağlıklı kalmasını sağlar.
Tıbbın dehası, zirvesi İbn-i Sinâ der ki: "Ben bütün tıbbı az yemekte topladım."
Hem insan yemek için yaşamaz, yaşamak için yer. Yaşaması için ise günde bir öğün bile kâfidir.
Kainatı,"büyük bir ziyafet sofrası" yaratan Allah, insanın ihtiyacı olan besinleri bir iki nimette toplayabilecekken; rahmetinden çeşit çeşit yaratması, "tad almaya izin var, hayvan gibi doymaya izin olmadığının" ispatıdır.
3) Yemeğin ortasında su içmek
Besinlerin sindirilmesi, gerekli vitaminlerin emilmesi ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye sebep olur.
3) Oturarak ve en az 3 yudumda içilen su
Ağızda bekleme süresini uzun tutarak, tükürük bezlerinin suyu emmesi ile anti-bakteriyel ve anti-oksidan etkiye sahip tükürüğün salgılanmasıyla, ağız ve diş sağlığını büyük ölçüde katkı sağlar.
4) Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmek
Kan dolaşımı hızlandırır. Sıcak suyun genleştirdiği damarların içindeki kanı harekete geçirerek tansiyon düşüklüğünü önler ve özellikle kışın dışarıya çıkmadan vücut ısısını dengelediğinden, vücudun, soğuk havaya karşı savunma mekanizmasını devreye sokar.
5) Tuvalet ihtiyacını oturarak gidermek
Karın kaslarının mesaneyi sıkıştırması sonucu mesanede idrar bırakmaz. Bu durum bir çok iltihaplanma, taş oluşumunu engeller. Özellikle erkeklerin oturarak yapması büyük önem taşır. Zira "pisuvar" saçmalığını ortadan kaldırır ki çok sağlıksız ve pistir.
Not: İnsan için bu "kullanma kılavuzunun" 1400 yıl önce "okuma-yazma bilmeyen" bir Zâtın yani Resul-u Ekrem Aleyhisselatu Vesselam'ın uyguladığını ve tavsiye ettiğini, bugün ki teknoloji ve bilim; bunların daha iyisini tavsiye edemediği gibi bunların "en doğru yol" olduğunu kabul etmektedir..
"Fesad-ı ümmetim(ümmetimin bozulduğu) zamanında kim benim sünnetime temessük etse(yapışsa) yüz şehit ecrini(sevabını) kazanır.."Hadis-i Şerif'i bunları uygularken ahireti için çalışanlar için büyük kârlı bir ticaret yapmasına da vesile olur..
Sünnet-i Seniyye üstadın dediği gibi; "Kâh Süreyya'dan serâya, kâh serâdan Süreyya'ya kadar bir sukut ve suud içerisinde çalkalanan" insan için dağdağlı okyanusta pusula hükmündedir.. 😊
En İyi Cevaplar