Psikolojik hastalıklar deyince aklımıza çeşitli nedenlerden ötürü kişinin düşüncelerinde, ruh halinde ve davranışlarında görülen sorunlardır.

Bir kişide neyin normal ya da neyin anormal olduğunu tespit etmek gerçekten çok zordur. Bilim adamları, araştırmacılar ve hatta ruh sağlığı uzmanları bile bu konuda yüzyıllardır çalışmalarına rağmen normal ile anormal arasındaki çizgi hala belirsizdir. Neyin normal olduğuna genelde kimin tanımladığına bağlıdır. Normallikler belirsizdir. Kültüre ve toplum yargılarına göre de değişir. Aynı kültürlerde olan insanların bile olsalar normallikler değişmektedir. Bundan 50 yıl önce boşanmalara büyük tepkiler var iken günümüzde artık boşanmalara doğal bir olaymış gibi bakılmaktadır. Psikolojide normal olan ile anormal olanı birbirinden ayırt etmek ve test edilememekten kaynaklanmaktadır. Mesela Obsesif-kompulsif için herhangi bir MRI veya kan testi mevcut değildir. Depresyona girmiş biri için ultrason ya da Bipolar rahatsızlığı olan bir hasta içinde röntgen bulunmamaktadır.

Psikolojik rahatsızlıkların biyolojik nedenleri olmadığı anlamına da gelmemelidir kesinlikle. Beynimizde bulunan kimyasal maddelerde oluşan değişimleri bilim adamları belli bir noktaya koymaya başlamışlardır. Ama hala psikolojik hastalıkları teşhis edebilecek testler mevcut değildir.

Peki bu hastalıkları ortaya çıkarabilecek herhangi bir test yok ise doktorlar neye dayanarak teşhis ve tedavi yöntemine gidiyorlar.
Psikologlar ve psikiyatristler hastada oluşan belirtilere, semptomlara ve ortaya çıkan işlevsel bozukluklara bakarak teşhis koymaktadırlar. 
İşlevsel bozukluklar deyince banyo yapmak ya da işe gitmek gibi rutin işleri yerine getirememeleridir. Aşırı sinirli olması ya da hızlı nefes alıp vermesi herkesin fark edebileceği özelliklerdir. Bütün bunları ele alarak 300'den fazla değişik psikolojik hastalık sınıflandırması yapılmıştır.
Semptomlara gelince mutsuz ve ümitsizlik hastanın kendisi tarafından algılanan bir duygudur

Semptomları ve işlevsel bozuklukları uzmanlar nasıl belirlerler.
Uzmanlar bunu 4 ana grupta toplamışlardır.
1. Kendi algıladıklarınız.
2. Başkalarının algıladıkları.
3. Kültürel ve etnik normlar.
4. Süre ve semptomların şiddeti de dikkate alınır.
Bunların haricinde uzmanların göz önünde bulundurdukları diğer etkenler ise:
* Semptomların ne kadar süredir devam ettiği
* Semptomların şiddeti
* Semptomların kişiyi ne kadar rahatsız ettiği
* Semptomların güncel hayatınızı ne kadar etkilediği

Terapiye her zaman gereksiniz duymaya bilinir. Gerçekten teşhis edilebilecek derecede bir rahatsızlığı yok ise kişinin o zaman gerekli olmayabilir. Örneğin örümcek korunuz var ama hayatınızda hiç örümcek görmemişsiniz ya da örümcek gördüğünüz zaman birini çağırıp yardım istiyor olabilirsiniz. Böyle bir fobinin günlük hayatınıza etkisi çok az olduğundan terapiye ihtiyaç var mıdır. Hayır yoktur. Böyle bir durumunda kişiye teşhis konur ama terapi gerekmez.
Sonuç olarak Psikolojik tedavi sadece kişinin günlük hayatını sürdürmesine engel olan durumlarda düşünülür.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar