Derealizasyon ve Depersonilizasyon Bozukluğu Nedir?

Arkadaşlar size bu bencemde derealizasyon ve depersonilizasyon bozukluğunu anlatacağım. Muhtemelen bir çoğunuz bunu ilk kez duygu, ya da bu rahatsızlığı garipseyecek ama eminim aranızda ''ben bunu yaşamıştım ama ne olduğunu bilmiyordum'' diyenlerde olacaktır. İlk olarak derealizasyonla başlamak istiyorum.


Derealizasyon


Aslında Türkçe'ye çevirecek olursak: ''yabancılaşma'' diyebiliriz. Kişinin kendini bulunduğunu yere yabancı hissetmesidir. Mesela yoldasınız, ya da arkadaşlarınızla bir cafedesiniz, bir anda algınızı yitiriyor gibi oldunuz. İnsanlar etrafınızda gülüyor, konuşuyor, anlıyorsunuz ama size bir garip geliyor. Beyniniz durmuş gibi, algılarınızı yitirmiş gibisiniz. Nerede olduğunuzu biliyorsunuz ama tam anlamıyla idrak edemiyorsunuz.


Derealizasyon ve depersonilizasyon bozukluğu nedir?


Sanki paralel evrenden izliyor gibisiniz her şeyi. Bulunduğunuz yere soyut hissediyorsunuz. Durgunlaşıyorsunuz bir anda arkadaşlarınız soruyor: 'Neyin var?'' diye, ''Hiçbir şey,'' diyorsunuz. ''Hiçbir şeyim yok.'' Çünkü anlatamazsınız, ne diyeceksiniz ki, anlayamazlar. Delirdiğinizi düşünüyorsunuz, aklımımı yitiriyorum algısı oluşuyor bu kez. Merak etmeyin delirmiyorsunuz. Sadece gerçekliği idrak edemiyorsunuz.Bu çoğu kişi yaşadığı derealizasyon bozukluğu sadece.


Depersonalizasyon


Bu da derealizasyonun kardeşidir. Derealizasyon yaşayan insanlar genellikle depersonalizasyonda yaşarlar. Kendine yabancılaşmadır. Birey kendine yabancılaşır. ''Ben kimim?'' diye düşünmeye başlar. Vucut parçaları elleri, ayakları kendine ait değil gibidir. En önemli belirtiside aynaya bakamamasıdır. Baktığı zaman tuhaf gelir çünkü. O görüntü kendisi midir acaba? Anlayamaz.


Derealizasyon ve Depersonilizasyon Bozukluğu Nedir?


Sebeplerine gelecek olursak genellikle anksiyetenin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Yoğun kaygı, stres, takıntılı durumlarda kendini gösterir. Sürekli devam eden bir durum değildir zaten o an başlar bir kaç dakika ya da bir kaç saat sürer ve geçer. Ama sürekli insanda bir stres oluşturur ''ya yine olursa?'' diye. Ki zaten kaygılı insanlarda meydana geldiğini düşünürsek mevcut kaygıyı daha da artırır. Çoğu yazarın romanlarında anlattığı durumdur aslında.


Tıpta belli bir tedavisi yoktur. Fakat anksiyete sonucu meydana geldiğini düşünürsek, anksiyete sorununu çözmek bu durumlarıda ortadan kaldırır. Sen bunları nereden biliyorsun diyecek olursanız, ben ne psikoloğum ne de psikiyatr. Ama çok yaşadım ve çok uğraştım bu hastalıklarla. Geçiyor ama yeniden başlıyor. Bu yüzden öncelikle umursamayı bırakın, stresi sizi üzen şeyleri hayatınızdan çıkarın.


Hassas insanlarda meydana gelir zaten bu, ince ve derin düşünen insanlarda. Hayatı olduğu gibi kabul edin arkadaşlar, hayat kalitenizi düşüren psikolojik rahatsızlıklarla uğraşırsınız yoksa ömür boyu. Bir başladığında zincirleme geliyor devamı. Sağlıklı ve stressiz yaşamlar dilerim herkese. :)

Derealizasyon ve Depersonilizasyon Bozukluğu Nedir?
Cevapla