Hayatınızda hiç -beş saniyeliğine de olabilir, yıllarca böyle hissetmiş de olabilirsiniz- bu vücut gerçekten bana mı ait, ellerimi ben hareket ettirmiyorum, hiçbir şey hissetmiyorum, şu an bir rüyada mıyım, bunlar gerçek mi diye düşündünüz mü?
Depersonalizasyon Nedir?

Depersonalizasyon bireyin kendine yabancılaşma, kendi vücudundan kopma durumudur. Depersonalizasyon kendi başına da bir psikolojik rahatsızlıkken, kimi zaman başka ruhsal hastalıkların semptomu olarak da görülebilmektedir.
Etkileri nelerdir?

Hastalar kendilerine ve çevrelerine yabancılaşırlar. Bedenlerinin artık kendi kontrollerinde olmadığını hissederler, hatta bu bedenden kopukluk olayı o derece ilerler ki bazı hastalar sıcağı, soğuğu ayırt edemez acıyı hissedemezler. Ancak asıl etkiler fiziksel değil ruhsal olarak ortaya çıkar. Hastalar kimseye karşı sevgi hissedemez, hayatlarında olan olaylara tepkisiz kalırlar zira artık bu onların hayatı gibi hissettirmez. Bazı hastalar ailelerini tanıyamayacak duruma gelebilir. Boğucu bir rüyadaymış veya kendi hayatlarını üçüncü kişi olarak izliyorlarmış gibi hissederler.
Depersonalizasyon neden görülür, görülme sıklığı nedir?

Depersonalizasyon -sebebi henüz kesin olarak bilinmese de- bireyin travmalara, aşırı strese karşı gösterdiği bir savunma mekanizmasıdır. Monoton hayat da buna sebep olabilir. Görülme sıklığı ise hiç nadir değil. Her 100 kişiden 1'i bu bozukluğa kronik bir şekilde sahip. İnsanların çoğu ise hayatında en az bir kez bu hissi deneyimliyor.
Nasıl tedavi edilir?

Eğer sizde bu hastalığın olduğunu düşünüyorsanız genelde endişelenmenize gerek yoktur. Bu his genelde kısa sürer. Ve kendi kendine geçer. Ancak çok uzun bir süredir bunu deneyimliyorsanız bir psikiyatristle görüşmenizde fayda var. Hastalık genellikle tamamen tedavi edilebilirdir, olmadığı durumlarda da genelde kontrol altına alınabilir.
Depersonalizasyon bozukluğa sahip olan bir insanı dinleyelim şimdi de. Depersonalizasyon bozukluğu olan Sarah'ın BBC ile yaptığı röportajda anlattığı şeyler şu şekilde.
"Çok değer verdiğiniz ilişkileriniz, ana kalitelilerini kaybediyor. Ailenizi sevdiğinizi biliyorsunuz ama bunu normal bir şekilde hissetmek yerine teoride biliyorsunuz. Başta ellerime ve vücudumun diğer yerlerine bakıyordum ve tanıyamıyordum. Aynaya baktığımda sanki başkasının yüzüne bakıyormuşum gibi geliyordu. Yemek yiyemiyor ve uyuyamıyordum."
Atağı ise şu şekilde açıklıyor.
"Bir anda bir şeyler yandı sanki. Her şey çok yabancı ve tehditkar göründü. Birden bire apartmanınız ya da çok çok iyi bildiğiniz bir yer bir film seti gibi, eşyalarınız da dekor gibi görünüyor. Elimdeki kitabı okuyordum. Birden ellerim bir çizim gibi göründü. Fiziksel dünyayla benim algım arasındaki ayrılmayı hissettim."
Bu hissin ne kadar korkutucu olduğunu düşünün. Panik atağa yol açabilecek derecede bir korkudan bahsediyoruz. Umuyorum hiçbiriniz bunu yaşamak zorunda kalmazsınız. Ancak eğer yaşadıysanız daha önce de dediğim gibi endişelenmenize gerek yok, muhtemelen tedavi edilebilirsiniz. Geçmiş olsun.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer