Neden Uyuyamıyoruz?



Neden uyuyamıyoruz?
1-) Bence - Fazla bilgi!:

Uyuyamıyor musunuz?



"Bilgi; kimi zaman dost, kimi zaman düşmanınız olabilir." -Nyhuf :P




KızlarSoruyor ve gerçek hayatta sıkça karşılaştığım bir sorun: "Uyuyamıyorum!"


Aslında bu sorun; hem çok büyük, hem çok küçük bir mesele. Ne istediğinizi bilir ve ona göre yastığa başınızı koyarsanız, uyursunuz. Bence, uykusuzluğu bu denli büyük bir sorun haline getiren, aslında çok bilgi edinmekten kaynaklı...


Uzmanlar yazmış;



  • "Odanızın rengi şu şu şu ise, uyku sorunu yaşarsınız."

  • "Yastığınız şu kuş tüyünden değilse, uyku sorunu yaşarsınız."

  • "Akşam vakti şunu yediniz, uyku sorunu yaşarsınız."


vb. sebeplerden ötürü uyuyamadığımız, uyku sorunu yaşadığımız yazıyor. Evet doğruluk payı var olabilir ama biz bunlara bakıp, bir süre sonra paranoyaklaşabiliriz.
Bilgi her zaman iyi değildir diyor ve devam ediyorum:
Size şöyle bir örnek verecek olursam, ne düşünürsünüz?
Türk insanının korkulu rüyası, cinler. Henüz bebekken onları görebildiğimiz ve gözlerimizde perde olmadığı söylenir. Bebekken gördüğümüz şeyin nolduğunu bilmiyoruz ki korkalım. Sonradan bilgi edindiğimiz zaman, en çok korktuğumuz şey haline gelmeye başlıyor. Ne saçma bir karşılaştırma bu diyebilirsiniz ama şöyle birleştireyim:
Uzmanların dediğine bakıp, bilgi sahibi olduktan sonra, aslında her şeyin; uykuya negatif, olumsuz etkileri olduğunu görüyoruz. Bunlara bakıp; odamızın rengini değiştiriyoruz, yastığımızı daha yumuşak ve rahat bir hale getiriyoruz, yediklerimize dikkat ediyoruz ama sonuç hep aynı; "UYUYAMIYORUM!" Ya yanlış sorular sorup, yanlış çözümlere göz atıyoruz. Ya da öğrendiğimiz fazladan bilgi, bizi daha fazla strese sokuyor.
Verdiğim sonradan öğrenilen korku (cin) benzetmesinde de, bilginin fazla iyi bir şey olmadığını görüyoruz.
Sonuca götürecek olursam sizleri;
"Düzenli yaptığımız bir otomasyonu, sonradan edindiğimiz bilgiler doğrultusunda bozabileceğimizin mümkün olduğunu görüyoruz."




Neden uyuyamıyoruz?
2-) Bence - Çok düşünmek!:


Neden Uyuyamıyoruz?



"İki şey dünyaya hükmeder; biri kılıç, diğeri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir." -Napolyon



Napolyon'un sözünden sonra, hala kendinize yenilmeye devam edecek misiniz?

Kendimde sıkça yaşadım, düşüncelere yenik düşme olayını. Yastığa başımı koyduğum an; düşünsem dahi aklıma gelmeyecek şeyler, eski sevgilim, gün içersinde yaptığım hatalar, kırdığım kalpler, hayatta en çok utandığım anlar ve nice düşünce, beynimin içersindeki odacıklardan oluk oluk akıyor. Durdurmak elimizde ama buna izin verip, duygusal olarak 1001 değişime sokuyoruz kendimizi. Buda asıl amacımızdan saptırıyor bizi; "Uyumak"...
Çok sonraları beynimin kontrolünü elime almak için, kendimce bir anti-düşünce sistemi tasarladım. Bu sistem sayesinde o kadar gamsız biri oldum ki, ben bile rahatsızlık duymaya başladım. Öyle bir yere geldi ki; "Bree zalım, hiç mi düşünmezsin; kırdığın kalpleri, geleceğini, sevdiğini, aileni, arkadaşlarını?" demeye başladım. Bu durumada şöyle cevap veriyorum; "Gün içersinde yeterince düşünüyorum zaten, bırakında geceleri rahat bir uyku çekip, ertesi sabah savaşa hazır bir kıvama geleyim."
Sizleri fazla meraklandırmadan tasarladığım anti-düşünce sistemine geçelim.

Yastığa başımızı koyuyoruz. Her zaman olduğu gibi, yüzlercesi düşünce, kapalı gözlerimizin ardında hoplayıp zıplamaya başlıyor. Gözlerimizi kapattığımızda oluşan karanlık odaya 1 çöp kutusu koyuyoruz. Oda tamamen boş, siz ve o çöp kutusu haricinde hiç bir şey yok. Düşünceleri gelmesini bekliyoruz...



  • Evet, işte orda, sevgilimden ayrıldığım an! Keşke şunu söyleceğime, şunu söyleyip ayrılsaydım; aslında sen sevgiyi... (BURUŞTURMA EFEKTİ) ve sonrasında gelen 3'lük çığlığı. Ta-daa "S.ktir ettim" gitti :)

  • Ve yine geliyor; "Acaba bu sınavdan kaç kredi alırım?" Aslında iyi geçti ve bekl... (BURUŞTURMA EFEKTİ) ve 3'lük çığlıkları... Bu düşünceyede güzelcene bir "S.ktir et" dedim ve çöp kutusuna salladım!


Ne mi yapıyorum? Aklıma gelen düşünce ne olursa olsun, üzerinde fazla durmadan, derinlere nüfuz etmeden "S.ktir et" diyor ve buruşturup, hayali çöp kutusuna atıyorum. Beni ne kadar ilgilendiren bir durum olursa olsun, "S.ktir et" demem yetiyor. Tabi bu konuda ustalaştığımdan dolayı bana "S.ktir et" demek aşırı kolay geliyor. Bunu öğrenmelisiniz. Hiç bir şey, o an uyumanızdan daha önemli olamaz. Bu günün işini yarına bırakmıyorusunuz aslında... Sadece bu işleri uzanmış haldeyken yapamazsınız. Uzanmak uyumak demektir, düşünmek değil! Düşünme işini; buluşmaya gitmeden önce veya gün içersinde kahvenizi yudumlarken yapın. Yorgun düşmüş bir bedeni iyileştirmek yerine, düşüncelere dalıp uykusundan etmeyin.

Uzmanlar gibi; kitap okuyun, yatmadan önce spor yapın, odanızın rengini değiştirin diyebilirdim ama bir çoğunuz o tür konuları zaten biliyorsunuz, hatta okumadan geçiyorsunuz. Ben, kendi tasarladığım ve uyku sorununu nasıl çözdüğümü paylaştım sizlerle. Umarım bende işe yaradığı gibi, sizlerde de işe yarar.

Son olarak, uzmanların verdiği önerilere benzer bir öneri ile, bu bence'min sonunu getireyim:


"İkindi vakti uyumayın ;)"




Saygılar&Sevgiler
-Nyhuf

Neden Uyuyamıyoruz?
Cevapla