Kendim hakkında ne olup bittigini bilmiyordum. Bir şeyler farklıydı. Herkes mutlu bir biçimde tenefüse çıkıp oynayabilirken bende bir problem vardı ve bu fiziksel değildi. Oturduğum sıradaki yazılar, oyuklara dolmuş silgi tozları, cam kenarındaki mermerde duran simit susamları, camdaki o çamurlu futbol topunun izi... Keşke ilkokul hakkında aklımdan çıkmayan sadece bunlar olsaydı. Beyaz duvarı tekmeleyip kim daha yukarı tekme atacak yarışları yapan sınıf arkadaşlarımın yanında evden götürdügüm deterjan ve bez ile sınıfı temizleyen biri olmak kolay değildi. O zaman farkında değildim bir sorunumun oldugunun. Sadece "temiz" biriydim ve etrafta pis şeyler varken sadece oturmak bana uymazdı. Beden eğitimi dersi... Kimsenin nöbet tutmak istemedigi o eglence ile gecen ders, benin icin biçilmiş bir kaftandı. Haftalarca sınıf nöbetcisi olur, yanımda nöbet tutan kızlarla sınıfı temizlerdim. Ama bende bir problem vardı. Ne olduğunu bilmedigim bir problem.

Resim dersinde resim yapmak benim için işkenceydi. Arkadaşlarımın uğraşıp da yapamadığı resimleri "eşit olmadı" diye tekrar tekrar cizerdim. Boyalarımı kullandıktan hemen sonra renklerine göre kusursuz bir şekilde dizerdim. Kullanmasam bile eşit olacak şekilde uçlarını açardım. Bende bir şeyler farklıydı. Ne oldugunu bilmiyordum ama farklıydım.

Ogretmen ders anlatırken ne anlattıgina degil de tahtanın üstündeki yamuk Atatürk portresine bakar, düzeltmemek icin kendimi zor tutardım. Keşke tek sorun bu olsaydı. 4. Sınıfta öğretmenime kaba bir cümlede bulundum. Babasının vefatı hakkındaydı. Ve o gün öğretmenime söyledigim cümle aklıma geldiği her gece uyuyamıyorum. "Keşke yapmasaydım. Keşke söylemeseydim... "

Herkes için bir eglence olan huzur veren yaz tatillerinde ne havuza ne de denize girebiliyordum. Herkesin yüzdügü belki de yıkanmadan oraya girdiklerini düsünmek beni yüzmeyi öğrenmekten alıkoydu. Her sey bana sunulmuşken digerlerinin yerimde olmak isteyeceği fırsatları reddetmek beni daha da düşündürüyordu. Bir şeyler farklıydı ama bu sefer ne olduğunu biliyordum.

Evet ben Obsesif Kompulsif Kişilik bozukluğu olan ve Asperger Sendromlu biriyim. Her şeyin beni içten içe yediği, düşüncelerime dur diyemediğim o lanet olası farkındalık denilen "bozukluğun" kurbanıyım. Her şeyin bir düzene girmesini sağlamaya çalışarak şimdiden 18 yılı boşa harcamış biriyim. Kullandığı ilaçların, aldığı terapilerin hicbir faydasının olmadığı belki bir gün kendi zihnine kurban olacak biriyim. Tek istedigim düşünmeyi bir kez olsun bırakmak ve kendi sesimi değil de başkaların sesini duyabilmek. Digerleri gibi biri olabilmek.

Zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar