Acıya Meydan Okuyanlar

Bu günlerde çevremde çok rastladığım ve günümüzde de artık bu kas hastalığın çok olduğu gördükçe gerçekten üzülüyorum. Çok yakın bir arkadaşım bir evladını bu hastalıktan dolayı 7 yaşında iken toprağa verdi, ikinci evladı da aynı hastalıktan dolayı 9 yaşında ve onuda kaybedecek. Biz arkadaşları olarak o kadar çaresiz bir haldeyiz ki.

Biz uzaktan acı çekiyoruz ama bir anne ikinci evladını da aynı hastalıktan dolayı kaybedecek onun metaneti takdire şayan. Acı çekiyor, ama yüzü gülüyor. Her anını her boş vaktini oğlu ile geçiriyor. Yeri geliyor günlerce yoğun bakımda yatıyor annesi de onunla birlikte hastanelerde yatıyor. Bir dakika olsun başından ayrılmıyor. Her yanına girdiğinde sanki normal bir çocukla konuşur gibi konuşuyor. Hani bazı aileler olur nasıl olsa bu çocuk yatalak hiçbir şeyden de anlamıyor fazlasına gerek yok diye düşünüyorlar. Ama bu öyle değil çok güzel giydirir, bakımına hijyenine önem verir. Rahatsızlandığı zaman hiçbir masrafından kaçınmaz.

Her sene mutlaka doğum günü kutlaması yapar. Hatta biz onun sünnetine bile gittik. Yavrum o kadar güzel ve o kadar masum ki. Biz her sene vefat eden kızının da doğum günü için pasta keseriz. Yaşasa idi şu an 17 yaşında kocaman bir kız olacaktı. Böyle aileler varken bizler bazen çok basit şeylerin peşinde koşabiliyoruz. Bu yazıyı yazmamın sebebi internette dolaşırken okuduğum bir olay. Şimdi sizlerle bunu paylaşmak istiyorum. Beni o kadar etkiledi ki kendime gelmem biraz vakit aldı.

Acıya Meydan Okuyanlar

Öykünün baş kahramanı Shay. Bir gün babası ile parka gidiyorlar. Parkta arkadaşları ile karşılaşıyor ve onlarla oyun oynama istediğini babasına fısıldıyor. Babasının bu durum karşısında yüreği adeta yangın yerine dönüyor. Oğlunun ricasını gerçekleştirmek istiyor bu baba için gerçekten çok önemli. Ama tabii ki bazı tereddütleri var ve bunu çocuklara söylemeye çekiniyor. Bunun sebebi ise devamlı olarak karşılaştığı ret cevaplarından dolayı şansız olduğuna artık iyice kanaat getirmiş.

Acıya Meydan Okuyanlar

Bu yüreği kocaman baba her şeyi göze alarak oğlunun belki de son istediği olduğunu bile bile çocuklardan rica ediyor. Ama o da nesi? O minicik çocuklar, koca yürekleri ile Shay'i aralarına alıyorlar. Beyzbol oynayan bu çocuklar oyunu kaybetmek üzere oldukları halde Shay'in istediğini kırmıyorlar.

Shay'e hemen bir takım forması giydiriliyor ve oyuna dahil ediyorlar. Hiç topla buluşmadığı halde arkadaşları ile beraber olmaktan ve onlarla o heyecanı yaşamaktan dolayı Shay hep gülümsüyor.

Bir süre sonra oyunun skoru dengelenmeye başlıyor. Ve nihayet topa vurma sırası Shay'e geliyor. Arkadaşları hiç tereddüt etmeden son vuruşu Shay'e emanet ediyorlar.

Tüm çocuklar sahada tek bir yürek yaratıyorlar. İzleyenler coşkuyla tezahüratta bulunuyor, hatta rakip takım oyuncuları da dahil herkes; Shay'in oyunu alabilmesi için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Oyunun kurallarını dahi bilmeyen Shay'ı bıkmadan usanmadan cesaretlendiriyorlar.

Ve oyun bitiyor. Herkes coşku içinde. Herkes o kadar çok mutlu ki. Ve herkes ama herkes tek bir kişiyi alkışlıyor. Shay gözyaşları içinde ailesi tarafından kucaklanıyor. Azim ile zoru başarmanın mutluluğu, o kısacık hayatı boyunca hiç unutmuyor.

Acıya Meydan Okuyanlar

Buradan hepimizin çıkarması gereken kazanan tarafın SEVGİ ve İNSANLIK olduğudur. O minicik yürekler sahip oldukları şanslarını Shay ile paylaşarak o anda orada bulunan herkesi tek yürek yapıyorlar.

Acıya Meydan Okuyanlar

Allah hiç kimseyi evlat acısı ile sınamasın. Gerçekten hayattaki en büyük acılardan bir tanesi evlat acısı olsa gerek. Benim çocuğum yok ama en yakın arkadaşımın bir evladını kucağında kaybettiğini gördüm, ikinci evladını da aynı şekilde kaybedeceğini biliyorum. Allahım sen bu küçük bedenlere acı, onlara çok acı çektirmeden emaneti al.

Bugün sizlerle biraz buruk ama hayatımızın gerçeği olan bir BENCE paylaşmak istedim. Umarım beğenerek okumuşsunuzdur. Bu BENCE'mdeki katkılarından dolayı sevgili arkadaşım @
oğuzsoyutürkmenboyu ayrıca teşekkür etmek isterim. Dostça ve sağlıcakla kalın...

Acıya Meydan Okuyanlar
Cevapla