Çekilen ve Çekilebilecek Acıları Azaltmak Üzerine

İlk başta kötülük problemi üzerine yazacaktım ama tekrar bir düşündüm, dedim ki kendi kendime: Kötülüğün kaynağı ne olursa olsun; Tanrı ister kötülüğün kaynağı ister her şeye kadir olmayan olsun, isterse olsun isterse olmasın, kötülükler ve acılar var ve bizim amacımız bunları azaltmak olmalı, yoksa nasıl yaşanılır bu kadar acıyla?

Çekilen ve Çekilebilecek Acıları Azaltmak Üzerine

Acıların kaçınılmazlığının farkına varmak

İnsan bu dünyaya mutlu olmak için mi gelmiştir? Hayır!

Mutlu olmamız için tasarlanmamış bir dünyada ne kadar mutluluğu bekleyebiliriz ki? Acı kol geziyor ve gezecek. Bu çok önceden örülen kader ağımızın bir parçası. Acılarımız bittikçe yenileri gelecek, biri azaldıkça diğeri artacak; bazen mutluluk verecek kader, ardından bunu sizden söküp alacak. İşte budur yaşam denen olgu. Bunu kabullenmek, acıları azaltmanın ilk aşamasıdır.

Çekilen ve Çekilebilecek Acıları Azaltmak Üzerine

Sanat ve felsefeyle uğraşmak

Kabul ediyorum, sanat ve felsefe belki de sorunlarınızın çözümü değildir ve hiçte olmayacaktır. Fakat bu onların, sizi şu andan koparıp, kendi içlerine çektiğini yanlışlamaz.

Bu ikili sizi kendi dünyalarına kabul ederek, acılarla dolu buradan sığınabileceğiniz bir güvenli yer haline gelir. Kafanızı boşaltır, rahatlatır ve sizi daha iyi kılabilir.

Kime güzel bir beste kime iyi gelmez?

Kime faydasızdır güzel bir resme bakmak?

Kime işlemez güzel bir şiir?

Çekilen ve Çekilebilecek Acıları Azaltmak Üzerine

Doğayla iç içe yaşamak

Nietzsche hayatının en karanlık dönemlerinde, sorgulamalarla geçen anlarında ona iyi gelen bir şey bulmuştu: yürümek!

Dağlara, tepelere çıkmak - doğanın içinde kaybolmak, Lao Tzu'nun şu sözü gibi doğada bulunmak:

İyi bir gezginin amacı bir yere varmak değildir.

Bu anları deneyimlemek, size gerçek bir tedavi sunabilir. Doğa, bize koşulsuz olarak güzellik vadediyor - acıların yanında.

Çekilen ve Çekilebilecek Acıları Azaltmak Üzerine

Kaderden yakınmamak

Dualarınla Tanrı'nın kararını değiştireceğini sanma.

Der Dante, işte bu söz gibi ve en başta dediğim gibi: acılar kaçınılmazdır.

Kaçınılmaz olduğu kesin olan bir şeyden yakınmak niye? Yakınmakla ele hiçbir şey geçmez. Bir stoacı gibi düşünmek gerek: evet, demeliyiz; başımıza kötü olaylar gelecek, belki canımızı çok yakacak, belki her şeyimizi kaybedeceğiz o yüzden, fakat yakınmakla ele ne geçer?

Fırtına koptuğunda gemi batarsa siz ne yapabilirsiniz? Elinizden geleni, size ait olanı korumaya çalışarak sadece. Yakınmadan, çığlık atmadan, Tanrı'yı suçlamadan; ölümsüz bir varlık değil, küçücük bir insan olduğunuzun farkında olarak; günün herhangi bir saati gibi, sıran geldiğinde hazır olmalı ve sona ermen gerektiğinde, sona ermelisin.

Çekilen ve Çekilebilecek Acıları Azaltmak Üzerine
Cevapla