Bazı Acıların Tarifi Olmaz

Bazı acıların tarifi olmaz! Gelir, yıkar, dağıtır, gider. O kadar sessizdir ki içinde fırtınalar koparken kimse bir şey farketmez. Gelir, yakar, savurur, gider.


Bazı Acıların Tarifi Olmaz


Öyle acılar var ki şu dünyada, ne sevdalar diz çöker önünde. Aşk kendinden utanır, böyle acılar var işte eski dosum. Karşısında durursan, geriye senden küllerin bile kalmaz. Kahkahan yok olur, birden ve yine bir anda solar gülüşlerin. Ruhun kararır, soğur, tükenir. Bedenini taşıyamaz olursun.


Öyle tarifsiz olur ki, canın çıkar da sesin çıkmaz.


Kalbinin varlığını da unutursun, insanlığını da, sevgiyi de, şefkati de. Belki de tek umrunda olan içindeki yıkık harabe olur. Bilirsin, artık dirilmez bu şehir. Uzaktan uzağa izler, kahrolursun. Bu aşk acısı değil eski dostum, acımın önünde diz çöküyor aşk.


Anlamıyorsun, anlamayacaksın. Kendi ateşini söndürmeden benimkine derman olmazsın. Kahraman olmanı beklemiyorum eski dostum, önce yaralarını sar, sonra bana gel. Tükenmekte olan harabeyi gör istedim. Kendini peyderpey zehirleyen beni yaşa istedim.


Bazı acıların tarifi yoktur eski dostum, yaşayacak ve öğreneceksin.


Sen biterken, ben yeniden başlayacağım. Sen biterken, ben orada olmayacağım.


Bazı Acıların Tarifi Olmaz

Bazı Acıların Tarifi Olmaz
Cevapla