Bir Şeker Hastasının Gözünde Diyabet!

Merhaba arkadaşlar. 4 yıllık bir diyabetim ve ben 21 yaşındayım. Zengin hastalığı olarak dillendirilen ama aslında hiçbir alakası olmayıp insanı tüketen bir hastalıktır. Yaşlı hastalığı sanılan şeker artık günümüzde yeni doğan, anne karnındaki çocuklarda bile çıkabiliyor. İlk olarak şeker hastalığının nedenlerini anlatmak istiyorum.

İlk olarak bilinmesi gereken şeker hastalığı 2'ye ayrılır.

  • Tip 1 Diyabet
  • Tip 2 Diyabet

Tiplerin arasında bilinen en temel fark tip 1 insüline bağımlısı iken tip 2 ilaç tedavisi görmektedir. Ben tip 1 şeker hastasıyım. Haliyle kendi tipimle daha ilgi ve oldukça bilgiliyim :)

Tip 1 Diyabet İçin Risk Faktörleri:

Bunlar, çok iyi tanımlanmamışlardır. Fakat, genetik ve çevresel faktörlerin bu tip diyabet gelişimi için tetikleyici rol oynayabildiği görülmektedir. Esas etken, oto-immün mekanizmasının bozukluğudur.

Tip 2 Diyabet :

· Ailesinde diyabetli olanlar,

· Şişman kişiler,

· 4 kg’dan daha ağır bebek doğuran kadınlar,

· Stres altında yaşayan kişilerde diyabetin görülme riski daha yüksektir.

Ailemde şeker hastası yok, kilo sorunumun olmamasına rağmen benim durumuma duygusal gerilim adı verilerek tip 1 diyabet teşhisi konuldu. En kötüsüde doğudaki en doğudaki bir doktorun elinde tedavi görmekti. Hangi doktor insülin kalemini göstererek

Bundan sonra senin en iyi arkadaşın bu.

Der ki :) Ama benim pek sevgili doktorum 17 yaşında hayalleri olan genç bir kıza aynen böyle dedi. Ve dünyam yakılmıştı başıma. En önemlisi de benim şekeri 1 haftalıkken fark etmemdi. Gerçektende tuhaftır ki her insan bunu fark edemez, basit şeyler deyip es geçer. Bunu fark etmem 471 olan şekerime tip 1 teşhisi konulmaktan ve beni hastaneye yatırmalarından kurtaramadı beni.

Şeker belirtileri :

Çok fazla su içme ve içme isteği,
İştahın açılması ve fazla yemek yeme,
Çok sık idrara çıkmak ve geceleri bunun için sık sık uyanmak,
Ciltte kuruma,
Sürekli halsizlik ve yorgunluk, çabuk yorulmak,
Yaraların geç iyileşmesi,
Bazen bulanık görmek gibi belirtileri vardır.

Bir Şeker Hastasının Gözünde Diyabet!

Aylardan temmuz ve ben meyve yanında su tüketimi yapıyordum. Çok tuhaf bir duygu, bir yandan canınız üzüm çekersen bir yandan elinizde su ve içiniz yanıyor.

Bir Şeker Hastasının Gözünde Diyabet!

Sürek olarak sıvı tüketim isteğiniz oluyor ve bu genelle su oluyor. Çünkü içtiğiniz meyve suları, asitli içecekler daha çok içinizi yakıyor ve otomatik bir şekilde içinizde su içme isteği oluyor.

Bir Şeker Hastasının Gözünde Diyabet!

En az günde 5 öğün yemek yiyorsunuz, çünkü sürekli açlık hissi yaşıyorsunuz. En önemlisi dünyayı yeseniz bile kilo alamıyorsunuz :)

Bir Şeker Hastasının Gözünde Diyabet!

En büyük sorun yaraların geç iyileşmesi. İstediğiniz kadar krem sürün, antibiyotikler kullanın. Baş parmağımdaki küçücük bir bıçak kesiğinin 3 ay kaldığını ve her bir yere takılışında kanamalarını bilirim. En zoruda ayaktaki yaralar, bu yüzden şeker hastaları daha özenli olmalı.

Bir Şeker Hastasının Gözünde Diyabet!

Şeker hastalığında dikkat edilmesi gereken bir diğer unsur şeker ölçümüdür. Buna göre öğünlerinizi değiştirebilir, sporu arttırabilir ya da insülin dozunu değiştirebilirsiniz. Şeker takibi yapmak yaptığınız diyetin, sporun getirisini görmenizi sağlar ve ne yiyip ne yemeyeceğinize destekli bir şekilde karar verdirtir.

İnsülin nereye vurulmalı?

Bir Şeker Hastasının Gözünde Diyabet!

Eğer yapabiliyorsanız göbek deliğinizin dört parmak sağına / soluna vurabilirsiniz. Fakat ben ne zaman göbeğimden vursam çok hızlı bir şeker düşüşü yaşıyorum ve beni zorluyor. Bu yüzden dozu dikkatli almalısınız.

Bir Şeker Hastasının Gözünde Diyabet!

Ben koluma daha rahat enjekte yapabiliyorum. Fakat bir süre sonra ödem oluşuyor ve kol morarıyor. Herkeste olacak diye bir şey yok, ben 4 öğün vurduğum için sıkıntı yaşıyorum. İnsülin vururken dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri de sürekli aynı bölgeye takılı kalmamaktır. Sağ / sol kol gezmek, göbeğe vurmak gibi.

Hiperglisemi

Kandaki şeker miktarının normalden fazla seviyede olması durumudur. Sebepleri ise;

  • Çok fazla yemek yemek,
  • Uygulanan tedavinin yetersiz kalması,
  • Stresli olmak,
  • Hareketsiz olup, spor yapmamak,
  • Enfeksiyonlu bir rahatsızlık geçirmek,
  • Eksik dozda oral ilaç ya da insülin alınması.

Şekerin yüksek seyri komplikasyona yol açabilir.

Hipoglisemi

Kan şekeri düzeyinin 50 mg altına düşmesinde yaşanır. Kalıcı hasara yol açabileceği gibi hiperglisemi gibi seyir halinde yaşanması halinde değil anlık bir durumda karşılaşılabilir. Sebepleri ise :

  • Fazla miktarda oral ilaç ya da insülin alınması,
  • Yemekleri, ara öğünleri düzensiz yemek,
  • Gereğinden az karbonhidrat almak,
  • Alkol almak, regl kanaması,
  • Sindirim güçlüğü, mide boşalmasının gecikmesi.

Hipoglisemi Belirtileri

  • Açlık,
  • Titreme,
  • Terleme,
  • Dudakta ve dilde karıncalanma,
  • Solukluk,
  • Çarpıntı,
  • Huzursuzluktur.

Ağır şiddetli belirtileri bilinç kaybı, konvülsiyonlardır.

Şeker hastalığının gözardı edilerek yaşanması dahilinde diyabetli kişilerin ne gibi durumlara maruz kalacağını anlatmaya benceler yetmez :) Bu yüzden kendi doktorumuz olmalıyız.

Denildiği gibi zengin hastalığı değil diyabet ve bu tabir beni kızdırıyor. Meyve yiyen insan zengin midir ? Dondurma yiyen, asitli içecek içen, ekmek tüketen ! Ve bir çok besin. Denildiği gibi kolay olmuyor insanın nefsine hakim olması. En önemlisi de yasak olan şeyler insanı daha çok cezbeder ya :)

Bu benceyi yazmamdaki en büyük etken burada KızlarSoruyor'da bir bayan üyenin ' sen doktordan iyi mi bileceksin ' sözüydü. Her endokrin, dahiliye doktoru diyabet mi ? Hipoglisemiyi yaşamayan bir doktor sadece belirtilerini bilerek ne kadar tecrübe sahibi olabilir ki ? Bir şeker hastasını 15 yıllık endokrin doktorundan daha iyi anlarım, çünkü bende hipoglisemi /hiperglisemi yaşıyorum. Hipoglisemi yaşadığımda o terlemeleri, yataktan çıkamama hissiyatını, baş ağrısını hepsini yaşıyorum doktor ise sadece bunları yaşayabileceğini dile getiriyor :) Hissiyatını bilmiyor.

Klavyemin yettiğinde çokta detaya inmeden bilinen şeker hastalığını benceme almak istedim, umarım aklımdakilerini, yaşadığım tecrübelerimi klavyeme dökebilmişimdir, Türkçem yetmiştir :)

Sürç-i lisan ettiysem affola, hoşçakalın.

Bir Şeker Hastasının Gözünde Diyabet!
Cevapla