Normal sağlık şartlarına sahip bir birey, kolay bir şekilde kilo verebilir. Elbette kilo kaybının belli başlı şartlarına sadık kalmak koşulu, bu işin vazgeçilmez ayrıntısıdır. Bazen kişiler, tüm bu şartlara sadık kalsalar dahi kilo veremezler. Bunun sebebi, tedavisi olan fakat aşması zor ya da kolay hastalıklardır.

Yalnızca spor yaparak mı kilo verilir?

Kilo vermek yorucu, terletici, ızdırap sebebi bir iş olarak bilinse bile aslında bu insanlara yansıtıldığından daha kolay ve sağlıklı, fakat sabır gerektiren bir iştir. Üstelik kilo verirken spor dahi yapmanıza gerek yoktur. Spor yapmak, kilo kaybından sonra oluşabilecek deri altı boşluklarından sebep doğacak sarkmaları engeller ve kaslarınızın, metabolizmanızın daha kullanışlı kalmasını sağlar. Anlayacağınız üzere spor, yalnızca bir destekleyici araçtır. Öte yandan bu demek değil ki spor yapmayın... Elbette spor yapmaya özen gösterin.
Anatomik olarak kütle kaybı/yağ yakmak

Vücudunuzun kütle kaybetmesi, yağ yakması için tek bir prensip vardır. Bu da günlük almanız gereken kalori ihtiyacını hesaplamaktır. Ortaya çıkan kalori ihtiyacından eksik kalori alarak günü sonlandırıp, uyumak vücudu çaresiz bırakarak depolanan yağlardan enerji ihtiyacını karşılamaya itecektir.
Örneğin, günlük kalori ihtiyacı 1500 olan bir bireyin günün sonuna 1200 kalori alarak gelmesi, ertesi sabah vücudunda yağ kaybına sebep olacaktır. Vücudumuz biz uyurken dahi çalışmaya devam ettiğinden ihtiyacı olan enerjiyi vücutta önceden depolanmış yağlardan giderecektir.
Dikkat edilmesi gereken noktalar

1) Boy, kilo ve cinsiyet gibi özelliklere bakılarak yapılacak hesaplamalar, daima aşama aşama takip edilmelidir. Haftada bir defa tartılmak, alınacak günlük kalori miktarını belirleyecektir. Hafta başında ihtiyacınız olan kalori miktarı ile hafta sonu ihtiyacınız olacak kalori miktarı asla aynı olmayacaktır.
2) Günlük almanız gereken kalori ihtiyacının büyük bir kısmını sağlıklı proteinlerden faydalanarak almanız hayati önem taşır. Kalori açığı bırakılarak yapılan bu diyetler sizlerden yalnızca yağ değil, kasta götürecektir. Bu kayba uğramamak adına günlük almanız gereken kalori ihtiyacının yanında, günlük almanız gereken protein ihtiyacını da hesaplamanız şarttır.
Protein ihtiyacını hesaplama

Günlük protein ihtiyacı cinsiyet, boy, mevcut kilo, yaş ve en önemlisi günlük aktivite gibi farklı özellikler göz önüne alınarak hesaplanmaktadır. En kolay hesaplama yöntemi yağsız vücut ağırlığının 2,75 katı olarak hesaplanabilir. Örnek olarak yağsız vücut ağırlığı 80 kilo olan bir kişinin günlük protein alımının yaklaşık olarak (80 X 2,75 = 220) 220 gram olması tavsiye edilmektedir. 220 gram yenilen bir sığır eti vücut tarafından sindirildiğinde size 61 ile 65 gr arası protein getirecektir.
Kişi hareketsiz bir yaşam sürüyorsa ve spor yapmıyorsa bu rakamlar uzmanlar tarafından en aza indirgenir ve kişinin harcayacağı enerjiye göre ayarlanır.
Kilo vermeyi engelleyen hastalıklar

Kilo vermek isteyen bir birey, diyet listesi ve antrenman programı gibi işlere girişmeden önce mutlaka ama mutlaka bazı sağlık kontrollerinden geçmelidir. Verilen emek ve zaman kaybını önlemenin en iyi yolu budur. Farkında olmadan kötü olan sağlığınızı daha kötüye yönlendirebilirsiniz.
En sık rastlanan ve dikkat edilmesi gereken insülin direnci

Vücuda giren besinlerin (şekerlerin) enerjiye dönüştürülmek amacıyla dokularda kullanılmasını zorlaştıran rahatsızlıktır. Hücreye besinlerin alınmasını zorlaştıran insülin direnci, kişinin daha fazla aç ve yorgun hissetmesine sebep olur. Bu nedenle sağlıksız karbonhidratlar ile açlığını gidermeye çalışan bireyler daha fazla kilo alabilirler.
Psikolojik rahatsızlıklar

Her insan farklı psikolojik dokularına sahiptir. Öfke, sinir, gerilim, huzursuzluk, şizofreni, alkol ve diğer madde alımları insan psikolojisini olumsuz yönde etkilerler. Bu olumsuzluklar kimi insanı aç kalmaya, kimini sağlıksız beslenmeye itebilir. Haliyle iştah problemlerine yol açacak psikolojik rahatsızlıklar insanın kütle kaybetmesine büyük bir engeldir.
Hipoglisemi

Özellikle ana öğünlerin tüketilmesinden kısa bir süre sonra ortaya çıkan kan şekerinin düşmesine bağlı olarak şeker ihtiyacının artması durumudur. Hipogliseminin önüne geçmek için şeker içeriği yüksek gıdalarınızı, ana yemeklerinizden en az 2-3 saat sonrasında tüketmeniz büyük önem taşır. Kilo verme sürecinde olan insanların, meyveyi dahi günde yalnızca bir porsiyon tüketmesi tavsiye edilir.
Hormonal sorunlar

Progesteron, kortizol, testosteron, östrojen, ACTH(Adrenokortikotropik hormonlar yani böbrek üstü bezleri uyararak kortizol salımını sağlayan hormon), prolaktin, aldesteron ve kasların büyümesini sağlayan hormonlar vücut işleyişini ve metabolik işlevin en iyi şekilde çalışmasını sağlayan hormonlardır. Bu hormonlardaki herhangi bir dengesizlik ya da düzenli çalışmama durumu kilo vermeyi zorlaştırır. Hormonal problemlerin ortaya çıkması vücutta su tutma, ödem tutma gibi problemlere yol açabilir. Bu sebeple kendi başınıza, sağlıksız diyetler uygulamaktan mutlaka geri durun. Yanlış diyetler hormonal problemlere yol açacağı gibi yan etki olarak saç dökülmesi, göz bozuklukları, vücutta aşırı tüylenme gibi yeni problemleri de beraberinde getirecektir.
Menepoz ve andropoz

İlerleyen yaşlarda erkeklerde testosteron, kadınlarda östrojen hormonlarının azalması sebebiyle metabolizma oldukça yavaşlar. Metabolizma yavaşladığından vücuda alınan gıdaların enerjiye dönüştürülme işlemi oldukça düşer. Bu sebeple vücutta harcanan enerji de alınan enerjiye nispetle düşüşe uğrar. Bu gibi durumlardan dolayı erkek ve kadınların ilerleyen yaşlarında kilo verme sorunları baş gösterebilir.
Kansızlık

Kansızlık tanısı konulan insanların büyük bir kısmında B12, folat eksiklikleri görülmektedir. Bunların yokluğu halsizlik, bitkinlik, sürekli olarak uyku ihtiyacı gibi hallere sebep olur. Bu gibi nedenler metabolik işlevlerin tam olarak yerine getirilmemesine sebep olur, dolayısıyla kilo almak kaçınılmazdır. Kansızlık hastalığına sahip insanlar, kilo vermeye ihtiyaç duymasalar dahi bunun hayati bir önem taşıdığını bilmelidirler. Çünkü kansızlık hastalığına yakalanan insanlar, daha enerjik ve güçlü hissedebilmek adına sürekli olarak şeker ihtiyacı duyarlar.
Tiroid bezi problemleri

Tiroid bezi, vücudumuzun ısısını belirlemeyi, cildimizin güzel görünmesini, metabolizma hızının yavaş ya da hızlı çalıştırılıp, çalıştırılmayacağını, yağ yakma, enerji biriktirme gibi ayarları dengeler. Tiroid bezinin düzenli çalışmaması sonucu ortaya çıkan hastalığa hipotiroid denilir. Hiptiroid metabolik dengeyi bozarak yavaşlatır ve kilo verme süreci durağana yaklaşır. Hipotiroid hastalığı ilaçlı tedavi ile çok kolay bir şekilde çözülebilen bir hastalıktır.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar