Türkiye yıllardır terör kıskacında olan bir ülke, biz sadece terörü dağlarda zannediyoruz. Maalesef ki işin aslı hiç de öyle değil. Millet olarak, rahatımıza öyle düşkünüz ki bize zararlı olan bir şeyi tamamen görmezden geliyoruz. Yiyen öldü ama yemeyen ölmedi mi mantığı ile yaşıyoruz. Veriler gösteriyor ki Türkiye'nin gıda politikalarının sonuçlarına göre Türkiye'de vuku bulan hastalıklarla doğru orantılı.
1948 süt tozunun Türkiye'ye adım atması

1948'de ikinci dünya savaşı sonunda ekonomisi kötü olan ülkeleri Sovyetler birliğine kaptırmamak adına ABD Marshall planını devreye soktu. Bu ülkelere yardım niteliğinde teneke kutularda süt tozu dağıtmaya başladı. Hatta Türkiye'de zorunlu süt tozu içilmesi kararı verildi, okullarda dağıtımı başladı. İlk başta bedava olan bu ürün bizim tembel halkımız tarafından benimsendi. Hayvancılıkla uğraşma yok, saklama problemi yok. Rağbet fazla olunca ABD artık bedava vermek yerine ülkemize süt tozunu satmaya başladı. Ne tesadüfdür ki çocuk felçleri gibi bir çok hastalık bu tarihten sonra artıyor.
1955 çocuk felci aşısı bulundu

Hemşire, kendisine faydası olmasa da felç olan bir hastaya aşının bulunduğunu söylüyor. Aynı sorun ABD'de tecelli etmiş çocuk felci oranı arttığı gibi, ABD'nin yardım ettiği ülkelerdede malesef çocuk felci gibi bir çok hastalık hat safhaya çıkmıştır. Yine aynı düzen ihtiyacı olan ülkeler ABD'den bu aşıyı almak durumunda kalmıştır.
Günümüzde aynı senaryo ile karşı karşıyayız (Nişasta Bazlı Şeker)

Türkiye'nin gündemini oldukça meşgul eden bir gıda karşı karşıyayız. Muhalifi, iktidar yanlısı çoğu kişi bunun zehir olduğu bağıra bağıra söylüyor. Ama biz tembel bir millet olarak bunu göz yumuyor, kulaklarımızı kapatıyoruz. Birden anında içince yiyince hasta olmuyorsun zamanla ilerliyor. Vücuduna yayılıyor.
Türkiye'de Diyabetli Hasta Sayısı Her Yıl Yüzde 17 Artıyor
Mısır şurubunun içinde yüzde 90’lara varan fruktoz (meyve şekeri) bulunur. Şeker pancarından elde edilen sakkaroz (çay şekeri) yarı yarıya fruktoz ve glikoz içerir. Sakkaroz: 100 birim, glikoz 74 birim, fruktoz 173 birim tatlılığa sahip”…
Nişasta bazlı şekerin zararı nedir?

Sıkmamak adına, neye sebep olduklarını yazıp burayı hızlıca geçiyorum.
Obezite'nin en büyük kaynağı nişasta bazlı şekerdir.
Vücut Yağlanmasına yol açıyor.
İnsülin dengesini bozuyor, aşırı yemeye sevk ediyor.
Kanser hücrelerinin büyümesini hızlandırıyor.
Daha bunun gibi bir çok sorun teşkil ediyor.
Birçok ülke şeker pancarını teşvik ederken, biz neden özelleştiriyoruz?

Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda gibi bir çok ülkede nişasta bazlı şeker oranı sıfıra yakın, şeker pancarının ülke ekonomisine katkısı çok büyük şeker pancarını sadece şeker üretimi açısından düşünmeyin 41 sektörün içerisinde şeker pancarı görülüyor.
Ayrıca ABD son tarım raporuna göre şeker pancarı %21 arttırılmaya yönelik ek tedbirler alındı.

İşin özü, bir milleti terörden vuramıyorsan tarımdan vurursun. Bir farkındalık için yazdığım bir bencedir. Bugün siz bunun hakkında bilinçli olursanız, sizden sonrakiler daha bilinçli olacaktır. Çocuklarınızı sevdiklerinizi düşünün, onları bu zehirden korumak için bir şeyler yapmak zorundayız.

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar