Netflix, Amerika piyasasında az da olsa farklı hikayelere sahip diziler ile yaygınlaşıp giderek büyüse de bir süre sonra gözünü Avrupa'ya dikti. Nitekim, Dünya sadece Amerika'dan ibaret değildi ve olamazdı. İşte bu anlayış ile birlikte pek çok güzel dizi dünyanın her yerindeki insanlara olduğu gibi bize de ulaştı.

Bu süreçte -yani geçtiğimiz 2017 senesinde- önce Avrupa'nın sıcak ülkesi İspanya'dan La Casa De Papel ile tanıştık. İyice ısındıktan sonra mevsimlerin değiştiği gibi Aralık ayına girişte bizi Alman yapımı Dark karşıladı. Almanya'ya özgü bol yağmurlu, kasvetli ve serin havalardan sonra biraz yukarı çıkıldı ve Mayıs 2018'de Danimarka yapımı Rain sunuldu. Hazır serin iklim coğrafyasında yürüyoruz diye söylenirken biraz daha yukarı çıkalım denilmiş olacak ki İngiltere yapımı Bodyguard ile de yakın tarihte tanıştık. Tüm bu aşağı yukarı, sağa sola kaydırmaların ardından Netflix Almanya'nın komşusu olan Polonya'dan sağlam bir dizi ile bizi tanıştırdı. İşte o dizinin adı 1983.

1983'e dair ne yazık ki gif bulamadım. Bu da sanırım hem dizinin çok taze olması hem de azınlıkta kalan az sayıda insan tarafından bilinmesinden dolayı diye düşünüyorum. Aslında öyle olması bir açıdan daha iyi çünkü, kaliteli yapımların bilinilirliği yükseldikçe tadı da kaçıyor.
Bu bir Distopya!

Eğer distopya türü kitap ya da filmleri seviyorsanız, sağlam kurgulara gönül veriyorsanız, işlenmiş senaryoları kutluyorsanız ve biraz da polisiye hevesli iseniz 1983 tam da sizlik bir dizi! Dizi Lehçe önce bunu belirtelim.
Arada İngilizce, Vietnamca ve sonlara doğru çok kısa birkaç anda İbranice sohbetler de duyacaksınız. Ama ağırlık elbette dizinin ana dili olan Lehçe.
12 Mart 1983'te ne oldu?

Dizi boyunca merak edilen soru işte bu! 1983 yılında Polonya'da ne oldu? İşte bu kurgusal olay üstünden yürütülen dizi son zamanlarda izlediğim en sağlam yapımlardan biri olmayı başardı. Dizinin konusuna gelirsek kısaca şöyle: 12 Mart 1983 yılında Polonya'nın başkenti Varşova'da, körfez şehri olan Gdansk'da ve son olarak da diğer bir büyük şehir olan Krakow'da patlamalar meydana gelir. Bu bombalamalar sonucunda binlerce insan ölür, bir o kadarı yaralanır. Ama patlama yepyeni bir oluşumu tetikleyen ilk şeydir. Yeni Polonya!
Konuya gelirsek...

Genç ve idealist hukuk öğrencisi Kajetan Skowron bir gün çok sevdiği profesörünün ona verdiği bir fotoğraf ve eski bir dava dosyası ile bir takım cevapsız soruyla karşılaşır.

Aynı günlerde şüpheli intihar vakalarını araştıran dedektif Anatol Janow ise ölü bulunan grafik tasarımcısının evinde kendilerine Hafif Süvari Alayı adını veren bir terör örgütüne mensup Ofelia 'Effy' Ibrom'a ulaşmaya çalışmaktadır. Ama bu süreçte Anatol ile Kajetan'ın yolları kesişir ve ikisi 1983 patlamasının aslında çok daha karanlık bir oyunun perde arkası olduğunu yavaşça keşfeder. Elbette perdeyi tutanlar ise sahip oldukları gücün bozulmaması için her şeyi yapmaktan çekinmez.
Burada meraklı olanı sevmezler!

Soluk renkler, neredeyse her yerde hakim olan gri görüntü, soğuk hava ve duvar misali suratlar birleşince polis devletinde meraklı olup çok soru soranın sevilmediği distopya ortamı çok başarılı şekilde yansıtılmış. Hemen hemen her bölümde adının sıkça duyduğumuz PARTİ korkunun, gücün ve karanlık oyunların merkezi konumunda. İnsanlar Parti'nin gazabından korktuğu için sormuyor, düşünmüyor ve hareket etmekten çekiniyorlar. Her yerde bir şeyler duymayı bekleyen meraklı kulaklar, görmeyi bekleyen pusudaki gözler ve devletin tüm kurum ve kuruluşlarından PARTİ'ye akan bilgi trafiği gayet başarılı şekilde sahnelenmiş. Örneğin ilk bölümde bir polis memuru George Orwell'a ait 1984 romanını okuduktan sonra amiri olan Anatol'a "bu bir kurgu mu" diye sorar. Zaten 1984 kitabını okuyanlar dizinin ortamını rahatça anlayacak.
Son notlar

Dizi şu an için tek sezon ve sekiz bölümden oluşuyor. İşin rengi 5. bölümdeki Arjantin Darbesinin hikayesi ile kendini belli ederken sonraki bölümlerde devlet içinde çapraz ilişkiler, düşmanlıklar, sistem yozlaşması, ülkede cirit atan KGB, CIA VE MOSSAD ajanları, durumu kontrol altına almaya hazırlanan ordu ve birilerinin güce sahip olmak için ne kadar büyük oyunlar oynayabileceğini sergiliyor.
Baş rol oyuncusu olan Robert Wieckiewicz'in hayat verdiği Anatol karakteri ise diziyi izleyenlerle birlikte benim de sevdiğim ilk karakter. Bölümlerin her biri yaklaşık 1 saat sürüyor. İlk etapta sıkıcı gelse de kendinizi salmayın ve izlemeye öğrenmeye dikkat edin. Bunu yaptıkça ne kadar karanlık ve zekice kurgulanmış bir senaryo izlediğinizi göreceksiniz. İlaveten dizi Lehçe öğrenmek isteyen ya da merak edenler için de gayet iyi. Ama şunu da belirteyim dizide aksiyon sahneleri falan yok, macera yok, olmadık anlarda yapılan saçma sapan şakalar, komiklikler yok. Ağır işleyen ama sağlam işleyen bir konu var.
Dizinin finali biraz garip bitse de devamı gelecek gibi. Umarım ikinci sezonu görürüz.
Benden bu kadar hoşça kalın.
İşte bu da fragmanı.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar