Millet olarak gün geçtikçe zevklerimizin basitleştiğini düşünüyorum. Sorgulamadan kendini koyveren insanlar türüyor. Yediden yetmişe, dinlediğimiz müziklerden izlediğimiz filmlere, giydiğimiz kıyafetten, sohbetlerimize kadar kalitesizleşiyoruz. Türk televizyon tarihi de bundan nasibini büyük ölçüde alıyor tabii ki. Dizileri, özellikle reyting rekoru kıranları, izlerseniz ne demek istediğimi anlarsınız. Hatta öyle uzunca izlemenize bile gerek yok, şöyle bir göz gezdirin yeter. Hele bunlardan öyle bir tanesi var ki. Akıllara zarar.
Sen Anlat Karadeniz

Bu dizi ilk çıktığında adına methiyeler yağdırıp duruyordum orada burada. Karadeniz'in güzel müzikleriyle, sıcak diliyle, görkemli doğasıyla seyirciyi içine çekmeyi bir şekilde başarıyordu. Özellikle Nefes adlı karakter. Şiddete boyun eğmeyen, özgürlüğe doğru fersah fersah ilerlemek için tüm gücünü harcayan muhteşem bir örnekti o. Ne olursa olsun pes etmeyin diye haykırıyordu ekrandan adeta. İlk bölümde giydiği bembeyaz elbise bile buna işaretti bir nevi. İrem Helvacıoğlu'nun da role gerçekten adapte olduğunu, karakteri içinde yaşadığını, ilk bölümler buram buram hissediyordunuz.
Gel gör ki...

Gel gör ki bölümler ileri sardıkça kadına bir şey oldu, rolden çıkıverdi. Türk dizilerinin geleneğinden midir nedir, devam ettikçe cılkı çıkıyor dizinin. Kötü karakterimizin şiddet içerikli fantezilerini gözümüze soktukça sokuyorlar. Öyle seviyeye geldi ki artık dizinin duygusal sıcak havasından çıkıp, sürekli öldürmek ve dövmek isteyen bir adamın maceralarına doğru aktığını düşünüyorum. Nerede mücadele? Nerede özgürlük için deli gibi atan yürekler? Sizin de şiddet planlarınız varsa ve nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız alın izleyin, bol bol fikir verir bu dizi size.
İroniler silsilesi

Dizinin neredeyse her sahnesinde 'erkek gücü' dediğimiz anlamsız gücü hissediyorsunuz. Güçsüz duruma düşmüş her kadın yıllar sonra gelip onu kurtaracak olan bir kurtarıcıyı mı bekliyor? Evet, bu diziye göre öyle gibi. Başlarda birey gücü ve özgürlüğü hissedilirken zamanla Nefes karakterimiz bu huyundan vazgeçiyor ve özenle 'kurtarıcıma muhtacım' duygularına geçiyor. Sözde kurtarıcımızın da hali ayrı ironi. Bir yanda elinde zincir, kırbaç kadınlara şiddet uygulamayı gelenek haline getirmiş bir adam, öte yanda onu cezalandırmak için bellerinde silahlarla cirit atan merhametli başka adamlar. Biraz daha ötede, arka taraflarda ise, işi artık kahramanlarına bırakmış bir kadın. Nezaketsiz kapı anahtarsız açılır misali şiddeti şiddetle çözen kahramanlarımıza alkışlar yollamak kalıyor bizlere de.
Her dikenin bir gülü vardır

Bu söz böyle değildi ama siz şimdilik böyle kabul edin. Her ne kadar eleştiri yağmuruna tutulacak çok yönü olan bir dizi olsa da çizgisini bozmayan tek oyuncuya buradan selam yolluyorum. Umarım hala ayni çizgidedir çünkü diziyi saçmaladığı andan itibaren izlemeyi bıraktım. Söz ettiğim kişi Öykü Gürman. Asiye rolüyle iyi bir çıkış yakaladığını düşünüyor aşağıya bir müzik bırakarak veda ediyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar