Sevdiğiniz, sizi mutlu ve özel kılan herhangi bir şey getirin aklınıza. Favori kitabınız, evcil hayvanınız, Dvd koleksiyonunuz ya da her neyse.. Belki de bir insan. Ne kadar bağlısınız onlara? Bir gün eğer, hayatınızdan bir şekilde çıkmaları gerektiğinde gitmelerine izin vermeyecek kadar bencilce mi seviyorsunuz onları?
Bugün sizlerle bu konuyu; aşk, evlilik, aile gibi kavramlar üzerinden inceleyen bir filmi paylaşacağım. Sevgi, karşındaki insanı anlayamayacak kadar güçlenir mi? Birisini fazla sevmek, ondan aynı anda nefret etmemize sebep olabilir mi? Bu soruların cevabını, bahsedeceğim filmde bulacaksınız. Hadi başlayalım.
David Fincher imzalı, bir dram ve gizem filmi...

Fakat ben bu filmi psikolojik gerilim olarak da sınıflandırmayı uygun görüyorum. Bilemedim. Zaten Fincher nerede, dram ve gizem orada. Diğer birçok filmi gibi, Gone Girl'in sonunda da bir miktar dumura uğruyoruz
Ruh ikizleri ve "yolunda giden" bir evlilik...

Filmde, büyük bir aşkla evlenen, ilişkilerini diğer çiftler gibi sıradanlaşmadan yaşamaya çalışan Amy ve Nick Dunne çiftini izliyoruz. İkisi de birbirlerinin ruh eşi olduğuna inanıyor ve birbirleri olmadan hayatlarının nasıl olabileceğini düşünemiyorlar bile. Evlilikleri gayet yolunda gidiyor. Çıkmaz yol da bir yol değil mi sonuçta?
Eşimi düşündüğümde hep onun kafası gözümün önüne gelir. O güzel kafatasını kırıp beynini ortaya dökerek ondan bir şeyler öğrenmeye çalıştığımı hayal ederim.
Duygularımızı topluma ifade etmek zorunda mıyız?

Arkadaş çevreleri tarafından da desteklenen, beğenilen çiftin mutluluğunu Amy'nin ortadan kaybolması ve ardında tuhaf deliller bırakması bozar. Amy'nin birisi tarafından kaçırıldığı, ya da öldüğü düşünülürken rahat ve sakin bir adam olan Nick, eşinin eve geri geleceğini düşünür. Nick'in sakin tavırları, bir suçlu arayan tüm gözleri üstüne çeker ve şüpheli durumuna düşer. Fakat Amy'nin kayboluşunun ardında daha da tuhaf bir sır var. Film kurgusu o kadar güzel ki, her dakika o sırra doğru sürüklüyor sizi.
"İki insan birbirini sevdiği halde ilişkilerini yürütemiyorsa işte bu trajedidir."

Filmin konusu bu repliğin üstüne kurulu aslında. Sevdiklerimiz var, fakat insan olma özelliği ile birlikte gelen egolarımız, komplekslerimiz ve yaşam şartları yüzünden sevgi gibi saf bir duyguyu bile kirletiyoruz. Günümüz evlilikleri, ilişkileri bundan ibaret. Etrafımız ne kadar kalabalık olursa olsun, insanız ve dolayısıyla yalnızız, olabildiğince sahteyiz.
Vakit ayırdığınız için teşekkür ederim :):
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar