Kâfirlerin meşhur iddialarından birisi İslam'ın kılıçla ve çok kanlı bir şekilde zorla yayıldığı yalanıdır. Burada büyük bir manipülasyon vardır. İnsan doğasının aleni yalanlara karşı doğal bir bağışıklığı olsa da, doğru bilgilerin eksik veya çarpıtılmış şekilde karşısına sunulmasına maalesef doğal bir bağışıklığı yoktur. İnsanlar bu şekilde kandırılır. Tarihin en büyük iftiraları bu şekilde yayılır. Günümüzde insan topluluklarının Batı tarafından güdülmesi tam olarak bu yöntemle icra edilir.
İslam ordularının Sasani İmparatorluğunu fethetmesini ele alalım. İslam ordularının Sasani ordularıyla yaptığı büyük savaşlar ve Sasani kayıpları kabaca şunlardır:
Zincirler muharebesi (633): 10.000 Sasani kaybı
Nehirler muharebesi (633): 15.000 Sasani kaybı
Velece muharebesi (633): 20.000 Sasani kaybı
Uleys muharebesi (633): 25.000 Sasani kaybı
Hire muharebesi (633): 5.000 Sasani kaybı
Firaz muharebesi (634): 10.000 Sasani kaybı
Kadisiye muharebesi (636): 20.000 Sasani kaybı
Nihavend muharebesi (642): 15.000 Sasani kaybı
Toplam ölen, yaralanan kaçan veya ele geçirilen 120.000 Sasani vardır. Bu rakamlar da genel olarak abartılı olmakla birlikte bunları doğru kabul edelim. Ele geçirilen bütün askerler veya savaş meydanında ele geçirilen ordu mensuplarının ailelerinin tamamı köleleştirilmedi fakat bunu da böyle kabul edelim, esirlerin hepsi köle yapıldı diyelim. Toplam sayı maks 120.000 dir. İslam ordularının Sasani İmparatorluğunu fethedip bütün Sasani topraklarına İslam'a götürmesinin bedeli 120.000 Sasanidir ki bunların etkilenmesinin sebebi de savaşmalarıdır, İslam'a karşı direnmeleridir.
600 lü yıllarda Sasani İmparatorluğunun nüfusu ise 20.000.000 civarıdır. İslam fetihlerinden etkilenen nüfusun oranı sadece %0.6 dır ki bu bile abartılıdır çünkü savaştan kaçan veya yaralananlarda kayıp olarak eklenmiştir. Geri kalan nüfus İslam yönetiminin altına girmiş, İslam şeriatı ile normal hayatlarına devam etmiş, İslam şeriatının adaletini ve efektifliğini gözlemlemiş, İslam dininin üstünlüğünü kabul etmiş ve çoğu kendiliğinden hiçbir zorlama olmadan ALLAH'ın dinine girmişlerdir.
Ortadoğu, Mısır, Afrika, İspanya ve Orta Asya fetihlerinde de etkilenen nüfusun oranı benzer şekilde düşük çıkar buyurun kendiniz hesaplayın.
Bundan ötürü, Orta Asya'ya cihad ile İslam dinini götüren ve atalarımı İslam'la tanıştıran Emevileri bir kez daha rahmetle anıyorum.
Ek bilgi olarak kâfirlerin kendi içlerinde ki son büyük savaş olan İkinci Dünya Savaşı'nda 85 milyon insan can vermiştir. Sadece Alman halkının %10u ve Sovyet nüfusunun %15i ölmüştür. Geri kalan halkların kayıplarını saymıyorum bile..

Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
İslam fetihleri konusu kanka hem tarih hem ideolojiyle o kadar iç içe ki, “çok kanlıydı / tertemizdi” diye tek cümleyle geçmek biraz romantik kalıyor.
Senin verdiğin rakamlar, klasik İslam tarihçiliğinin anlattığı “büyük zafer” anlatısıyla uyumlu, ama modern tarihçiler bu sayıların hem abartılı hem de tek taraflı olduğunu söylüyor. Yani kaynaklar zaten tartışmalı.
Bir de şunu unutmamak lazım:
O dönem savaş, ganimet, kölelik tüm imparatorlukların ortak diliydi. Roma, Sasani, Bizans, hepsi benzer şekilde yayılıyordu. İslam fetihleri de bu dünyanın içinde ortaya çıkıyor, bugünün savaş hukuku, insan hakları standartlarıyla birebir kıyaslamak çok sağlıklı olmuyor.
Zorla din değiştirme meselesinde ise tablo karmaşık. Birçok bölgede insanlar yavaş yavaş, ekonomik ve sosyal sebeplerle Müslüman olurken, bazı dönemlerde baskıların arttığı, özellikle Emeviler zamanında mevâlî meselesi, vergi sistemi üzerinden zorlama hissettiren politikalar da var diyen ciddi tarihçiler mevcut.
Kısaca: Ne tamamen masum bir “sıfır kan” hikâyesi, ne de Batı’nın çizdiği “tamamen kılıç zoruyla” karikatürü tam gerçeği yansıtıyor. Tarih biraz gri alan dolu, siyah-beyaz değil canım 💫📚